1 KASIM 1920

Kanlıgeçit Savaşı... Fransızlar, Toprakkale'de topladıkları kuvvetlerle iki koldan Osmaniye yönüne hareket ettiler. Osmaniye düştü. Antep içinde de Fransızlarla çarpışmalar oldu. Gediz ve Banaz'a kar yağdı. Yunanlılar buralarda nasıl tutunacaklarını düşünmeye başladılar. Yunanlılar, 27 Ekim'de işgal ettikleri Yenişehir kasabasını terk ettiler. Kasabadan ayrılmadan önce birçok resmi binayı, 163 dükkanı ve 30 evi yakan Yunanlılar, yolda köylerden topladıkları erzak ve hayvanları da götürdüler. Yunanlılar 6 Ocak 1921'de Yenişehir'i yeniden işgal edecekler.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


TBMM Genel Kurulu, askerlik bedel kanununu görüşemiyor. Zenginlerin de yoksullar gibi cephede askerlik yapmasını isteyen bazı mebuslar, yasanın kaldığı yerden görüşülmesini engellediler. Zenginlerin askerlik yapması yerine para vermesini öngören teklifin bütünü 52'ye karşı 63 oyla kabul edilmiş, maddelerine geçilmesi Halk Zümresi'ne bağlı mebuslar tarafından engellenmişti.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Ankara'da subay adayları diplomalarını aldı. Mustafa Kemal, törende yaptığı konuşmada, milletin gerçek varlığı ile ayaklandığını ve ordunun dayanağı olduğunu, başarı için demir gibi bir disiplin gerektiğini söyledi. Okulun defterine de şunları yazdı: Meclis Hükümeti, ya İstiklal ya ölüm ahdiyle yetişen ilk istiklal subaylarının ordu ve milletimize katıldığını görmekle bahtiyardır. Ordunun doktor ve veteriner ihtiyacını karşılamak için Tıp Fakültesi'nden mezun olanlarla 1919'dan itibaren veteriner olanların askere alınmalarına ilişkin kararname


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan)


Yenigün'de Mustafa Kemal, Lenin, Enver ve Cemal Paşaların resimleri: Kars'ın alınışı Doğu'da büyük bir olaydır.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan)


İleri: Anadolu ile uzlaşma meselesi, pek basit bir mesele değildir. Anadolu ayaklanması ne o kadar basit bir olaydır, ne de o zamandan bu zamana basit bir teşkilat olarak kalmıştır.


İhsan Bey’e elini uzatıp buyur ederken tepsi içerisinde misafirlerin kahvesi de gelmişti. Kahveyi içeri odaya götürmelerini ve misafirlerine de beş dakika içeri girmelerini söyledikten sonra İhsan Bey’i iltifatlarla övdü. Giriştikleri büyük mücadelede başarılar diledi. İhsan Bey de teşekkür ettikten sonra paşaya ilgililerine verilmek üzere bir şifre uzattı. Esat Bey adresi okuduktan sonra “ Tanımıyorum ama sahibi kimse gelir alır rahat olunuz” dedi. Ankara’dan alınan ilk telgraf adresine olmasa da aracısına sorunsuz bir şekilde ulaştırılmış oldu.


Artık her gece şifreli telgraflar alınmaya başlandı ve M.M. Grubu ileri gelenleri ile Gizli Telgraf Merkezi tam bir iş birliği içerisinde çalışmaya başladı. Bunun sonucunda silah kaçırmak gibi işlemler hakkında Ankara (Genelkurmay)’yı anında bilgilendiren birçok şifre telgraf çekilebiliyordu.


Gizli Telgraf Merkezi aracılığı ile Ankara’dan İstanbul’a her gün gelen talimatlar gereği silah depolarına baskınlar yapılıyor, silah, cephane ve harp malzemeleri , takalarla, vapurlarla Karadeniz üzerinden Ankara’ya sevk ediliyordu. Ayrıca İstanbul’da meydana gelen olaylar günü gününe Ankara’ya bildirildiği için karşı tedbirler alınabiliyordu. Cephedeki askeri durum da yine gizli telgraf merkezi sayesinde İstanbul gazetelerinde yer buluyordu. Bundan sonra Felah ve M.M. Grubu ile daha sonra Kızılay vasıtasıyla İsviçre’ye verilen talimatlar, hep RP Gizli Telgraf Merkezinin telinden geçmeye başladı.


(ATATÜRK’ÜN ÖZEL ŞİFRE HATTI RP GİZLİ TELGRAF MERKEZİ / HALİL ÖZCAN / 111)


GUN GUN KUTULUS yazi.JPG