10 Haziran 1920 Perşembe

Tokat, Zile ve Yıldızeli'nde sıkıyönetim ilan edildi. 1884-1893 doğumlular silah altına çağrıldı. Takviye alan Cemil Cahit kuvvetleri, Mustafa Kemal'den dün aldığı talimat üzerine Zile'yi kuşattı. Yayımlanan bildiride, isyancılara teslim olmaları için yarın sabaha kadar süre tanındı.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan / Syf 78)


Fransız gemileri Karadeniz Ereğlisi'ni bombaladılar. Kuvayı Milliye ve memurlar çekilmeğe mecbur kaldılar. Mustafa Kemal, yardım isteyen Ereğlililere Fransızların Ereğli'den çıkarılması için ciddi tedbirler almakta olduklarını, her taraftan Bolu'ya Kuvayı Milliye gönderileceğini bildirerek o zamana kadar yerel Kuvayı Milliye ile direnilmesini istedi.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan / Syf 78)


General Milne, Kuvayı İnzibatiye'nin silahsızlandırılmasını emretti. Robeck'in raporuna göre Milne, İzmit çevresinde Kuvayı Milliye karşısında bir sınır çizmekle görevlendirildi. 29 Nisan'da bu göreve atanan Süleyman Şefik Paşa'nın Kuvayı İnzibatiye Komutanlığı'na son verildi.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan / Syf 78)


İngiliz Yüksek Komiserliği'nin bugünkü raporlarından birine göre, Damat Ferit, Veliahd Abdülmecit'i De Robeck'e şikayet etti. Mustafa Kemal'le işbirliği yaptığından şüphelendiği Abdülmecit için "Onu ancak siz yola getirebilirsiniz" dedi. Robeck'in raporunda şu cümleler de yer alıyor: Sadrazam, gelecekteki Türk devleti için İngiliz himayesi istedi. Yeni yetişecek prensin tamamen İngiliz dostu olarak yetiştirileceğini söyledi. İzmit'te hükümet askerleri, İngilizlerle milliyetçileri yüz yüze bırakıp çekildiler. İzmit'i terk edersek İstanbul milliyetçilerin eline düşer.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan / Syf 78)


Emir Faysal'ın İngiliz Dışişleri Bakanı Curzon'a ikinci mektubu: Fransızlar Mustafa Kemal'le anlaşarak bizi güç durumda bırakıyorlar. Zira Türklere taraftarlık güden birçok kişiyi sürdüm. Bir çok mahalli gazeteyi kapattım. Tehlike yakın. Türk kuvvetleri sının açtı.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan / Syf 78)


Karabekir, 6 Mayıs'ta üzerine aldığı Erzurum Vali Vekilliği'ni Kolordu Kumandan Vekili Albay Kazım Bey'e devretti. Karabekir, yarından sonra Doğu harekatını idare etmek üzere gideceği Hasankale'ye törenlerle uğurlanacaktır.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan / Syf 78)


Ankara Hükumeti San Remo kararlarına nasıl bakıyordu? Bu konuyla iligli olarak hükumetin bir çeşit sözcüsü durumunda bulunan Hakimiyeti Milliye gazetesinde iki makale yayınlanmıştı. 10 Haziran 1920’de gazetenin başyazısı konferans kararlarına aitti.


‘San Remo’nun İçyüzü’ başlıklı yazıda İtalya, Fransa ve İngiltere’nin konferansa birbirinden değişik düşüncelerle katıldıkları belirtilerek her birinin davranışı şöylece açıklanıyordu: İtalya bir yandan İngiltere’nin baskısı diğer yandan Sovyet Rusya’dan sonra Avrupa’nın en kuvvetli sosyalistleri olan İtalyan sosyalislerinin her geçen gün artan tehditleri nedeniyle aktif bir politika yapamıyordu. San Remo’da İngiltere ve Fransa’dan hangi taraf yüksek ve sert biçimde çıkıyorsa ondan yana oluyordu. Fransa ise İngilizlerin pususuna düşmüştü. Millerand San Remo’ya gelirken sadece bir şey düşünüyordu: Versay Antlaşması


Fransız devlet adamı Almanların vereceği savaş ödentisinden kömürden söz ediyordu. Oysa İngiltere, San Remo’da Türkiye Antlaşmasını bitirmek istiyordu. Antlaşma hazırlanırken bir taraftan fiilen İstanbul’da yerleşmeye çalışıyor, diğer taraftan da antlaşmayı kendi planlarına uygun olarak düzenletmeye çaba gösteriyordu. Millerand İngilizlerin hemen hemen her isteğine Alman sorunundan bir şey koparabilmek için göz yumuyordu. San Remo kararları ‘ingiltere’nin yarınki fedaisi olmağa hazırlanan Yunanistan ve Ermenistan’da her sersem dimağı kamaştıracak bir biçim olmağa başlamıştı.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı’nda Basın / İzzet Öztoprak / Syf 208)

GUN GUN KUTULUS yazi.JPG