10 Temmuz 1919 Perşembe

Mustafa Kemal görevden alınınca yerine 3.Ordu Müfettişliğine Kazım Karabekir atandı. İlk önce çekinme gösterdi. Çünkü kendisinden daha kıdemli olan Mustafa Kemal’in makam ve yetkileri kendisine veriliyordu. Bu kez de onu sakinleştiren Mustafa Kemal oldu. Söyledikleri akılcıydı. Eğer boşalan makamı o doldurmazsa başka birini atayacaklardı ve muhtemel ki, kendileriyle çalışmayacak birisi olacaktı. O halde Kazım Karabekir İstanbul’a bağlı ve sadık birisi olmaya devam etmeliydi. Öyle de oldu.


(Kaynak: Fikrimizin Rehberi / Erol Mütercimler / Syf 577)


Nutuk’tan/


Erzurum Kongresinin toplanma günü olan 10 Temmuz yaklaştığı halde illerden gönderilmesi gereken delegeler seçilip gönderilmiyordu. Oysa bu kongrenin yapılmasını sağlamak artık çok önemli olmuştu. Bu sebeple tarafımızdan da ciddi girişimlerde bulunmak gerekti.


İllerin her birine açık bildirimde bulunmakla beraber, bir taraftan da şifre telgraflarla valilere, komutanlara gereken duyurular yapıldı. Sonunda 13 gün gecikmeyle (23.07.1919) yeterli sayıda delege getirilerek kongre toplanabildi.


Erzurum’a geldikten sonra ilk toplantıyı, 10 Temmuz 1919’da Erzurum Vilayatı Şarkiye MHC Yönetim Kurulu üyeleriyle yaptı ve görüşlerini kapsamlı bir biçimde açıkladı.


Tarihsel değeri olan bu konuşma, gerek durum belirleme ve gerekse gelecekteki gelişmelerin önceden görülmesi bakımından, dikkat çekici saptamalar içerir.


Kalmakta olduğu küçük evde yapılan toplantıda, masaya önce bir Avrupa haritası serer. Elini Avrupa üzerine koyar ve karşısındakiler sanki Erzurumlu beş dernek yöneticisi değil de, yeni ordunun kurmaylarıymış gibi büyük bir ciddiyetle askeri-siyasi görüşlerini anlatır.


Osmanlı İmparatorluğu’nun dağılabileceğini, ancak Türk milletinin ölmeyeceğini söyler.


Batı’daki savaş yorgunluğunun Milli Mücadele için uygun koşullar yarattığını, İngiliz ve Fransız ordularının savaşacak durumda olmadığını söyler; ‘Üç yıl dişimizi sıkarsak, düşmanı yurdumuzdan atarız.’ der.


Dört saat süren konuşmasında, değişik sorulara inandırıcı yanıtlar verdi ve bu toplantıyı;


‘Görüyorsunuz ki, bu koşullar altında yalnız Yunan kuvvetleri kalacaktır. Eğer Türk milletini tek bir direniş cephesinde birleştirebilir ve ordumuzu kısa zamanda düzenleyip güçlendirirsek, çok geçmeden Yunanlıları denize döker, ülkeyi işgalden kurtarıp tam bağımsızlığa kavuştururuz.’ diyerek bitirir.


Toplantı bilgilerini aktaran Erzurum MHC Yönetim Kurulu Üyesi Cevat Dursunoğlu 10 Temmuz konuşması için anılarında şunları söyler:


‘Bu konuşma bizlerin de inancını bir kat daha güçlendirmiş ve onun yanından umut dolu yüreklerle ayrılarak işe koşulmuştur. Erzurum Kongresi, bu güçlü insanın belirlediği hava içinde toplandı ve Paşa, Kongre’yi benzer görüşler içeren bir söylevle 23 Temmuz 1919’da açtı.’


(Kaynak: Ülküye Adanmış Bir Yaşam -1 / Metin Aydoğan / Sayfa 160)


İngiliz Yüksek Komiseri Calthrope’un Dışişleri Bakan Vekili Curzon’a teli: ‘Kürtlerle iyi ilişkiler kurmamız İngiltere’nin yararınadır. Buralara Kürt ajanlar gönderilmesini İstanbul’daki Bedirhaniler ve diğer Kürtçülerle görüştük.’


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan / Syf 374)

GUN GUN KUTULUS yazi.JPG