11 Kasım 1920

Sovyet Dışişleri Bakanı Çiçerin, Ankara'ya ve Erivan'a Türk-Ermeni savaşında arabuluculuk önerdi ve Mdivani'yi arabulucu olarak atadı. Sovyet kurulu 13'te Erivan'a gidecek. Türkiye 14'de kaçamak bir cevap verecek ve Sovyetlerin bu ikinci arabuluculuk önerisini de kabul etmeyecektir. Ermeniler de, Ermenileri ölümden kurtarmak için yapılan Sovyet Kızıl Ordusu'nun Ermenistan'a girme önerisini geri çevireceklerdir. Öte yandan bugün Karabekir, Arpaçay doğusunda bazı yerleri işgal ettirdi ve karargahını 7 Kasım'da işgal edilen Gümrü'ye taşıdı.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan)


Tevfik Paşa Hükümeti'nin Posta Telgraf Genel Müdürü Şemsettin Bey, Ereğli Posta Müdürlüğü'ne gönderdiği telgrafta, İstanbul Hükümeti'nin Ankara ile haberleşmek istediğini bildirerek bozuk hatların onarılmasını emretti. Ankara Hükümeti ise, hat onarmaya gelen olursa tutuklanmasını ve İstanbul ile haberleşme yapılmamasını emretti.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan)


TBMM'de düğünlerde savurganlık yapılmasını yasaklayan kanun önerisi, ivedilikle ele alınarak, birinci maddesi kabul edildi. Buna göre düğünlerde çeyiz gösterilmesi, iki giyimden fazla elbise konulması, düğün boyunca bir günden fazla çalgı çaldırılması ve ziyafet verdirilmesi, köçek oynatılması, nişan töreni, ağırlık, hediyeler verilmesi yasaklanıyor.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan)


İtalyan Büyükelçisi Marquis İmperiali, İngiliz Dışişleri Bakan Sekreteri Crowe'e Londra'da şunları söyledi: İtalya, Anadolu'nun yatıştırılması amacında İngiltere'den ayrı bir politika gütmüyor. Ankara ile anlaşmaya varılmasını istiyoruz. Askeri harekata katılmıyoruz ve Ankara ile ilişkilerimizi büsbütün kesemeyiz. Akdeniz bölgesinde İngiltere ile ortak politika izlemek istiyoruz ama Anadolu'da İtalyan ekonomik çıkarlarının gözetilmesi ve Yunan emellerinin sınırlandırılmasını da İngiltere'den bekliyoruz. Curzon'un 15 tarihli notu: Hep kendisine yontuyor. Kıbrıs'ı hiç kimseye terk edemeyiz. Cavit Bey, Talat Paşa'ya mektubunda bir İtalyan dostunun, kendisine İtalya'ya oradan da Anadolu'ya gidip gitmeyeceğini sorduğunu aktardı, İtalya'ya gitmek istediğini belirtti.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan)


Yunanlılar, soğuğa dayanamadıkları gerekçesiyle Gediz'i boşalttılar. Türk keşif kolları Gediz'e girdi.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan)


Peyamı Sabah'ta Ali Kemal: Harp! Harp! Ankara yaranı nihayet meramlarına erdiler. Bolşeviklerle el ele vererek Ermenistan'a yürüdüler. Kars'ı Gümrü'yü aldılar. Haçin düştü. İnegöl, Yenişehir, hatta galiba Simav kurtarıldı. Bu maceralarla felaketlerimizi artıracağımıza şüphe olmasın.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan)


İngiliz-Fransız İlişkileri ve Almanya Faktörü


1 Dünya Savaşında müttefik olan İngiltere, Fransa, Rusya ve İtalya savaş devam ederken Rus Devrimi dolayısıyla Çarlık Rusya’sını yitirmişlerdi. Savaştan sonra Paris Barış Konferansı’nda ihanete uğrayan İtalya müttefiklerine kırılmış ve hatta intikam almanın yollarını aramaya başlamıştı. Avrupa’da Alman – Fransız dengesinin bozulmasını İngiltere’nin çıkarlarına aykırı bulan İngilizler, Versailles Antlaşması’nın hükümlerinin Almanya’ya uygulanmasında yan çizmişti. Hatta Almanlar’ı destekler bir konuma girmişti. Fransa’nın yayılmasından çekindiği Bolşeviklerle ticaret antlaşması yapmıştı. Bütün bu ayrılıkların sebebi çıkar çatışması, yani 1. Dünya Savaşı’nın getirdiği mirasa sahiplenme yarışıydı. Bu savaşın sonuçlarını en iyi şekilde değerlendirmek ve dünyanın en etkili gücü olabilmek hırsıydı. Yeni Gün’ün sayfaları arasında da buna tanık olmak mümkündür. Ancak Yeni Gün, İtilaf Devletleri arasındaki bu anlaşmazlıkları körükleyerek Türk Kurtuluş Savaşı lehine olumlu bir ortam hazırlamak istemiştir.


Fransa’da İngiltere’de ve İtalya’da eski dünyanın hesaplarını görmek konusunda anlaşamamaktan doğan bunalımlar devam etmekteydi. Dünyanın başı dönmekte, gözleri kararmaktaydı. İngiltere çok kazanmaktan daha çok kaybetmemenin yollarına düşmüş gibiydi. Bunun için Fransa’yı yanında tutmalıydı. Ama İngiltere, İngiltere’deki Alman vatandaşlarının emlağı ile ilgili olan Versailles Antlaşması’nın 18. Maddesinin ekini uygulamaktan vaz geçmiştir. Bu Fransa’nın beklemediği bir gelişmedir. Silahların terki sorununda da aynı yol izlenmiştir. Silahların terk edilmesi sorunu da bir Fransız-Alman sorunu olmayıp, bir İngiliz sorunuydu. Spa ve Boulogne konferansları ile avutulan Fransa’ya tazminat ve teslimat sorunlarını halletmek için Ruhr ve Bavyera’da tek başına harekat yerine bir konferans toplamayı teklif etmektedir. Sevr’in değiştirilmesi konusuna yönelen Fransa’yı, Alman gölgesiyle oyalamakta ve korkutmaktaydı. Fakat Versailles ve Sevr, Fransa’yı öyle yükümlülükler altına sokuyordu ki, sonunda Fransız’ları Avrupa’da Almanlar’la Asya’da ilgili bütün ülkelerle teker teker konuşmaya ve uzlaşmaya zorlayacaktı.


İngiltere Doğu Sorunu’nun konuşulacağı Nice Konferansı’ndan önce Boulogne Konferansını toplayarak Fransa’ya Almanya konusunda yeni vaatler vererek Fransa’yı oyalamak ve Sevr’in değiştirilmesini istemekten uzak tutmak yolunu seçmiştir.


Dünya siyaseti, İngiltere için Sevr demekti. Onun için Kral Konstantin ve Yunanistan himaye edilmeli, Boğazlar bir İngiliz kumandanın eline bırakılmalı, Doğu Akdeniz’e hükmetmeli, Filistin’de bir Yahudi devleti kurulmalı, Emir Faysal’a ve Hicaz’lılara gayret verilmeli, Yunanlıları Türkiye aleyhine kullanmalı, İstanbul’u Ankara’ya karşı kalkan yapmalı, Bolşeviklerle anlaşarak Müslüman Asya’yı bölmeli. İran’da nüfusunu arttırmalıydı. İngiltere Doğu Sorununun konuşulduğu tüm konferanslara Alman-Fransız sorununu dahil etmiştir. İngiltere için Fransa’yı etkisiz kılacak ve beraberinde sürükleyecek tek çare bu idi. Fransa’nın moralini bozarak, Doğu’da daha fazla kazanmanın yollarını aramaktadır.


KURTULİUŞ SAVAŞINDA ANADOLUDA YENİ GÜN / Nurettin GÜLMEZ / 135 – 136 – 137

GUN GUN KUTULUS yazi.JPG