12 Ağustos 1920 Perşembe

Önceki gün Sevr Anlaşması'nın imzalandığı haberinin İstanbul'da öğrenilmesi üzerine, şehirde genel yas ilan edildi. Müslümanlar dükkanlarını kapattılar. Ulaşım araçları 4 dakika durdu. Gazeteler, (günün son paragrafında görüleceği gibi) buna uygun yayınlar yaptılar.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan / Syf 170)


Sevr Anlaşması üzerine, görünüşteki Türk yönetimine son verilerek, 1 5 Mayıs 1 9 1 9'dan beri Yunanlıların işgali altında olan İzmir'de Yunan sivil idaresi kuruldu. Vali İzzet Bey'in ölmesi üzerine onun yerine bakan Besim Bey, yönetimi Yunan Siyasi Komiseri Steryadis'in vekili Petros Gunekaris'e teslim etti.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan / Syf 170)


İstanbul 1 Numaralı Divan-ı Harb-i Örfi (Nemrut Mustafa), Kuvayı Milliye'ye katılıp halen "firarda" olan Nurettin Paşa, Diyarbakırlı Kazım Paşa, Kaymakam Hüseyin Hüsnü Bey, Miralay Bahaaddin, Behiç, Kaymakam Seyfi'nin, Padişah'a isyan, çetecilik, ahaliyi birbiri aleyhine ayaklanmaya teşvik suçlarını ispatlanmış sayarak idamlarına, rütbelerinin geri alınmasına ve mallarına el konulmasına karar verdi.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan / Syf 170)


Mustafa Kemal, İzzet Paşa'nın, İngilizlerin tutsak değişimi için görüşme isteğini bildiren 5 Temmuz tarihli mektubuna cevap verdi. "Müslüman ve Türk söz konusu olunca insan hayatına zerre kadar önem vermeyen İngilizler, birkaç İngiliz yakalandığını görünce telaşlanıyorlar" diye yazan Mustafa Kemal, tutsak değişimi için Londra Hükümeti'nin Ankara Hükümeti'ne başvurması gerektiğini, İstanbul Hükümeti, Malta'dan İstanbul'a getirilecek kişileri asarsa, Ankara'nın elinde bulunan İngiliz tutsaklarının tümünün derhal idam edileceğini bildirerek, bunun İngiliz karargahına duyurulmasını istedi.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan / Syf 170)


Paris'ten Yunanistan'a dönmekte olan Başbakan Venizelos'a, Kralcı kaçak iki Yunan subayı tarafından Leon İstasyonu'nda suikast girişiminde bulunuldu. Venizelos hafif yaralandı. Suikast haberinin duyulması üzerine çıkan çatışmada Fon Dragünist adlı muhalif bir milletvekili öldü. Venizelos Yunanistan'a 30'da dönebilecek.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan / Syf 170)


İngiliz Haberalma Teşkilatı İstanbul Kolu'nun raporu: Bir Türk'ün verdiği rapora göre, İttihatçılar Anadolu'da Bolşevikliğin gelişmesine sebep oluyorlar. Bunlar, Mustafa Kemal önderliğinde gelişen hareketi de kontrol altına almaya çalışıyorlar ama başaramadılar.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan / Syf 170)


Akşam'ın 1. sayfasında, Çallı İbrahim'in özel olarak yaptığı resim: Ana ve elinde çocuk. Yıkıntılar ardından doğan güneş.


Dersaadet: Bugün Türklerin matem günüdür. Her gecenin bir sabahı olduğunu unutma!


Nea lmera: Yunan ordusu, bir çağlayanın suları gibi, ırkın gelişmesine engel olan her engeli aşmıştır. Yunan askeri, süngüsü ile düşmanı devirerek ırkın rüyalarını gerçekleştirmiştir. Atalarımızın diktiği ve kanları ile suladığı hürriyet ağacı şimdi daha güzel ve gür olarak yükseliyor.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan / Syf 170)


Ruslar, casus olarak gerek Müslim ve gerekse müstehdi Ermeniler ve Rumlardan, mülteci kıyafetinde Anadolu topraklarına salıverilen Tatar Müslümanlarından fevkalade istifade etmişler, casus teşkilatını bu unsurlar üstüne bina etmişlerdir.


Ekim Devrimi’nden sonra Rusya’da idareyi ele geçiren yöneticiler, Anadolu’da başlayan Milli Mücadele ile baştan veri yakından ilgilenmişlerdir. Amaçları, Anadolu’daki hareketi, kendi arzuları doğrultusunda kanalize ederek komünist bir ihtilal gerçekleştirmektir. Bunun için de zaman zaman adamlarını çeşitli yollardan Türkiye’ye sokarak, milliyetçilerin nasıl çalıştığını, halkla ilişkilerini ve daha başka konuları araştırmakla görevlendirilmişlerdir. Elde ettikleri bilgilere göre de Türkiye’deki faaliyetlerini planlamışlardır. Milliyetçiler hakkında bilgi toplamak üzere Anadolu’ya geçen ve 12 Ağustos 1920’de yakalanarak (P) Teşkilatı’nca Eskişehir’de gözaltına alınan takma ismi Rudolf Pagarof Guldizig (asıl adı Haim Rubs aslen İstanbullu Yahudi) ifadesinde; ‘Rusya’nın Sosyalist Sovyet Hükumeti Cumhuriyeti Odesa Hariciye Halk Vekaletinden, Türkiye’de Kuvayı Milliye ve İhtilalci Partilerinin ne suretle çalıştıklarını, aynı zamanda idareyi eline alanlarla, millet arasında münesebatı efkar bulunup bulunmadığını, derece-i saliste aradaki münasebatın takviyesine gayret etmek üzere gönderildim. Neticeden tetkikatımı Odesa’nın Hariciye Halk Komiseri olan Boğomolof’a ihbar ile mükellefim. Benim ismim ‘Rudolf Pagarof’tur’ Odesa Kominist Partisi’nin 1149 numarasında kayıtlı. Odesa’dan Trabzonlu Niyazi Bey’le birlikte çıktık. İstanbul ahvalinden haberdarolmak ve ona göre hattı hareketimizi tayin etmek üzere İğneada’ya çıktık. Niyazi Bey doğrudan doğruya İstanbul’a, Boğaz’daki kontrol memurlarına bol rüşvet vermek sayesinde gidebildi. Ben de Karaburun’a çıkarak, Büyükdere yoluyla İstanbul’a ulaştım. Birkaç gün sonra Niyazi bey Ankara’ya gitmek üzere hareket etti. Ben yalnız ve parasız kaldım. Hiç kimseye emniyet edemediğimden ortak mesai edecek arkadaş bulamadım. Niyazi Bey, Anadolu’daki işlerini ikmak edip geri dönüş için yola çıkmak üzere iken, Sofya’nın Komünist riyasetine mensup bir yoldaşı motorumuza aldık, ben de Karadeniz’e gitmek üzere bulunan ve içinde bir adam eksiği olan diğer bir kayığa binerek Karadeniz’de tekrar buluşmak üzere ayrıldık. Kayıkçı beni, Ankara’ya sevk olunmak üzere, milliyetçilere teslim eyledi. Ben Türkiye’nin ihtilalci partilerine kavuştuğum için fevkalade memnun ve sevinçli oldum.’


Ankara, Moskova ile yardımlara kadar uzanacak yumuşak bir dostluk politikası içindedir.


Ankara Hükumeti’nin yumuşak tutumundan istifade eden Rusya’daki Türk Koministleri, yoğun bir faaliyete girişmişler ve Anadolu’da çeşitli kominist gruplar oluşturmuşlardır. Bunlardan birisi de 1920 yılının yaz aylarında kurulan ‘Türkiye Komünist Paris'idir.


(Kaynak: Milli Mücadele Dönemi İstihbarat Faaliyetleri Örnek Olay İncelemeleri / Serdar Yurtsever / Syf 185)

GUN GUN KUTULUS yazi.JPG