12 Ağustos 1921

Mustafa Kemal, Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa ile birlikte Polatlı'daki cephe karargahına gitti. Cepheyi denetledikten sonra geri dönerken bineceği at ürktü ve Mustafa Kemal düştü, bir kaburga kemiği kırıldı. 16 Ağustos'ta Ankara'ya gelecek olan Mustafa Kemal, 17'de yeniden cepheye hareket edecektir


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa’yı da yanına alarak trenle Ankara’dan Polatlı’ya geldi. Başkomutanı Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa, Batı Cephesi Kurmay Başkanı Albay Asım Gündüz ve öteki karargah subayları karşıladı. Atlara binilerek Polatlı’nın güneyindeki Karadağ’a çıkıldı.


Arazi ve savunma mevzilerini dürbünüyle uzun uzun gözetledikten sonra, harita üzerinde durumu incelemeye koyuldu. Kafasını bir şeylerin kurcaladığı belliydi. Polatlı’ya dönmeye karar verildiğinde onun hala aradığını bulamadığı belli oluyordu. Getirilen atına doğru yürürken bakışlarını ilerideki engebeli araziden ayıramıyordu. Dalgın ve düşünceli atının üzengisine bir ayağını bastı, üzerine atlamak için sıçrayınca at birden ürktü ve ileri atıldı. Başkomutan Mustafa Kemal Paşa yüzüstü yere düştü… Ulusunun yazgısını üstlenen kişi yerde baygın yatıyordu.


Herkes donup kalmıştı. Her şey öyle beklenmedik, öyle ani olmuştu ki orada bulunanlar Başkomutanın bayıldığına inanamamışlardı bir türlü. Sonra birden panik başladı. İlk kendine gelen Fevzi Paşa oldu:


‘Çabuk bir matara su verin!’


İsmet Paşa’nın yüzü bembeyazdı. En umutsuz anlarda bile ölçüyü elden bırakmayan bu kısa boylu paşa panik içinde olduğunu saklayamıyordu.

‘Ne duruyorsunuz? Hemen bir Doktor bulun!’


Bir genç subay atına atlayarak dört nala en yakın birliğe doğru uçtu. Başkomutan biraz sonra ayıldı. Dudaklarında güven verici bir gülümsemeyle çevresindekileri süzdü:


‘Yok dedi bir şey yok. Telaşlanmayın. Bakınız hiçbir şeyim yok. Görüyorsunuz.’


Büyük bir acı içinde olduğu görülüyordu. Yüzüstü düştüğünde göğsü büyük bir taşa çarpmıştı. Eliyle taşa çarptığı yeri yokladıktan sonra acısını belli etmemeye çalışarak ayağa kaldı. Atının yanına gitti, beyaz başını okşadı.


Güçlükle bir iki adım attıktan sonra, döndü, eliyle düştüğü yeri gösterdi:

‘Düşmanın kafasını burada kıracağım!’


(Kaynak: Sakarya / Alptekin Müderrisoğlu / Syf 54)


Mustafa Kemal, Başkomutan oluşu nedeniyle kendisini kutlayan Genelkurmay Başkanlığı'na bir yazı ile teşekkür ederek, görevi kabul ederken bu güvene de dayandığını belirtti, bütün ordu mensuplarına, memurlara ve milletin her bireyine ayrı ayrı teşekkür ettiğini ekledi


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Görüşmeler yapmak üzere Avrupa'ya gönderilmiş olan Dışişleri eski Bakanı Bekir Sami Bey, Mustafa Kemal'e çektiği telde, Hükümet'in siyasetini eleştirdi, fırsat elde iken akıllıca bir siyaset gütmenin ülkeyi içine düştüğü girdaptan kurtarabileceğini ileri sürerek aksi durumda tarih ve millet önünde hiçbirinin sorumluluktan kurtulamayacağını yazdı.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Demirci Kaymakamı iken arkadaşlarıyla birlikte gerillacılığa başlayan İbrahim Ethem Bey, bugün bir köylü tarafından kendisine ulaştırılan Yunanların af beyannamesine alaylı bir karşılık verdi. Yunanlılar, Ara Bölge Umum Kumandanı A. Kostopulos imzasıyla yayımladıktan bildiride, dağlardaki Türk çetelerine silahlarını teslim etme çağrısı yapıyor. Çerkez Ethem'in adamlarının teslim olduktan sonra rahat yaşamalarını örnek gösteriyor, herkese eşit davrandıklarını ileri sürüyorlar


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Ankara'da seferberlik gösterileri: Silah altına çağrılan 1 300- 1 303 doğumluların şubelerine gidişi nedeniyle, camilerden sancaklar çıkarıldı. Tehlil ve tekbirler getirildi. Askere alınanlar, davul zuma eşliğinde sokakları dolaşarak şubeye gittiler.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Sovyet Ukrayna Hükümeti, Türkiye ile yapılacak görüşmelerin Ankara'da yapılmasını kabul ettiğini bildirdi. Görüşmeler yapmak üzere Frunze 13 Aralık'ta gelecek


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Yüksek komiserler, İstanbul'daki askeri bölgeleri aralarında yeniden bölüştüler. Şehir merkezi Fransızlara, Galata-Beyoğlu yöresi İngilizlere, Üsküdar ise İtalyanlara bırakıldı.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


4 gün önce Malta'dan Ankara'ya gelmiş olan Fethi Bey'in not defterinden: Acaba sevinçli günler görecek miyiz?


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Hakimiyeti Milliye: Ordumuz için yapacağımız fedakarlıklar (Tekalif-i Milliye emirleri). -Mustafa Kemal'in, başkomutanlığını tebrik eden Afgan Elçisi'ne cevabı.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


GUN GUN KUTULUS yazi.JPG