12 Eylül 1919 Cuma


4-11 Eylül 1919 tarihleri arasında Sivas’ta Mustafa Kemal ve arkadaşları tek vücut olarak dünyaya haykırdılar: ‘Milli sınırlar içerisinde bulunan vatan parçaları bir bütündür, birbirinden ayrılamaz.’, ‘Manda ve himaye kabul edilemez.’, ‘Parola ya istiklal, ya ölüm!’


Sivas Kongresi’nin önemi Kurtuluş Savaşı’nın dayanacağı belgenin ilan edilmiş olmasıdır. Başka bir deyimle Türkiye Cumhuriyeti’nin temelleri bu kongreyle atılmıştır. Gelibolu kara muharebelerinde, ‘Ben size taarruzu değil ölmeyi emrediyorum!’ diyebilen küçük rütbeli komutan, bu kez Sivas’ta bir lider olarak Kurtuluş Savaşı verileceğine inancı perçinletmeyi başarmıştır. Bir kez daha tüm halka ölmeyi emretmiştir, kimse de dönüp ‘Hayır’ dememiştir. Çünkü halk haksızlığa, hukuksuzluğa ve işgale karşı direnişin meşru bir hal olduğuna inanmıştır.


Türk milleti geleceği ile ilgili kararları, ancak kendisinin vereceğini bir kez daha ilan ederek, ulusal iradenin temsil edileceği Millet Meclisi’nin toplanması kararını da vermiştir. Bu kadar son derece radikal bir karardır, olağanüstü büyük cesaret istemesine karşın alınabilmiştir. Bu kararlılık gösterisinde esas aktör Mustafa Kemal’dir ve onun komutanlığına, liderliğine olan sarsılmaz inançtır.


Tüm bunlara ek olarak, söylenmesi gereken; o umutsuz koşullarda, delegelerin milli iradenin her şeyin üstünde olduğunu haykırmakla, Anadolu topraklarında bağımsızlık sonrası demokrasinin de yeşertileceğinin önce ışığını göstermişlerdir.


Demek ki, Sivas Kongresine yalnızca merkezi otoriteyi yani İstanbul hükumetine başkaldıran, olanaksızlıklar içinde Anadolu’nun bozkırında yapılmış cesur ve başarılı bir kongre diye bakarsak büyük haksızlık etmiş oluruz.


Bu kongrenin stratejik öneminin altını çizen yine Mustafa Kemal’in kendisi olmuştu. 13 Kasım 1937 tarihinde Sivas’ı ziyaretinde kongrenin ve alınan kararların önemini, ‘Burada bir milletin kurtuluşunu hazırlayan kararlar verildi.’ sözleriyle ortaya koymuştur.


(Kaynak: Fikrimizin Rehberi / Erol Mütercimler / Syf 609)


Kongre Genel Kurulu’nun ve komutanların Padişah’a çektiği telgraflar Hükumet tarafından engellenince, Kongre Genel Kurulu imzasıyla, bütün komutan ve idarecilere İstanbul’la bağlantının kesilmesi emredildi. Bu uyarı üzerine, birçok yerden Padişah’a teller çekilerek meşru bir hükumet başa geçinceye kadar Hükumet’le ilişiğin kesildiği bildirildi.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 100)


Sivas Kongresi üyeleri halkla toplantı yaptılar. Kongrede alınan kararlar halka anlatıldı.

(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 101)


Osmanlı Padişahı adına Damat Ferit’le İngiltere adına İngiliz ajanları arasında gizli bir anlaşma imzalandı. Aslı bulunamayacak olan anlaşmaya göre İngiltere Türkiye’nin bütünlüğünü ve ‘bağımsızlığını’ üstleniyor; Halifelik merkezi İstanbul ve Boğazlar, İngiliz denetiminde olacak, Türkiye ‘Bağımsız’ Kürdistan’da ve Mezopotamya’da İngiliz egemenliğine karşı çıkamayacak, Halife, Müslümanlar üzerindeki nüfuzunu İngiltere lehine kullanacak, milli akımı bastırmada kullanmak üzere, İngiltere bir zabıta örgütü meydana getirecek.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 101)


İngilizler, bağımsızlıkçı İrlanda Parlamentosu’nu dağıttılar. 14 Aralık 1918’de yapılan seçimleri İrlanda milliyetçilerinin örgütü Sin Fein büyük bir zaferle kazanmıştı. Parlamentonun dağıtılması üzerine İrlanda’da iç savaş çıkacak, Türk Kurtuluş Savaşı boyunca Türkiye gazeteleri İrlanda’dan sık sık söz edecekler ve yurtsever basın, İrlanda milliyetçilerini İngilizlere karşı doğal müttefik sayacaktır.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 102)


GUN GUN KUTULUS yazi.JPG