12 Mart 1920 Cuma

Mustafa Kemal, Rauf Bey’e çektiği telde, Meclis’in tutuklamalara karşı yiğitçe direnmesini istedi. Tutuklanması ihtimali olan kişilerin, gerektiğinde yeni hükümeti kurmak üzere hemen Ankara’ya gelmelerini isteyen Mustafa Kemal, İstanbul’un işgal edileceği yolunda aldığı haberleri kolordulara da bildirdi. Mustafa Kemal, İstanbul’daki örgütlenmenin Karakol Cemiyeti’ne göre değil, Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin tüzüğüne göre yapılmasını, silahlı örgütlen­mede de bunun uygulanmasını istedi, merkez kurullarında görev alanların ad­larının gizli tutulabileceğini bildirdi. * Karabekir’in önceki günkü önerilerine gece (11/12) cevap veren Mustafa Kemal, Hükümet’e güvenoyu verip vermeme konusunda Felah-ı Vatan Grubu’nu serbest bırakmayı tercih ettiklerini bildirdi. Bolşeviklerle temas kurma konusunda Karabekir’in yetkili olduğu cevabını verdi.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 422)


Bugün Mart’ın 12’si, Rauf Bey’le Meclis’te şöyle bir görüşme oldu:


Rauf Bey: Dün İtilaf mümessilleri içtima etmişler, Londra’dan Kuvayi Milliye başkanlarının tevkifi emri gelmiş, onu müzakere ile kabul etmişler. Bunların biran evvel Dersaadet’ten uzaklaştırılması lazımmış.


-Bu haber kati midir? Fikriniz nedir?


-Ya bir blöf yada meclisin feshi ile Ferit Paşa’yı kabine başına getirmek. Sonra bir blöf ile bazı kişileri firar ettirmek, mecliste bir skandal yaparak naili emek olmak ve milliyetperverlerin aleyhine bir hareket yapmak


-Gidecek miyiz?


-Hayır işin sonuna kadar vazifei namusu ifa edeceğiz. Mustafa Kemal Paşa’ya yazdım. Bakalım o ne mütalaada bulunacak.


Mustafa Kemal Paşa’dan cevap geldi.


‘İngilizlerin tutuklama kararına karşı meclisin cesur vazifesine devamı pek parlaktır. Ancak zatıalinizle beraber gelecekteki teşebbüslerimiz için elzem olan arkadaşların neticede bize iltihakları vasıtaları mutlaka güvenilir olmak şarttır. Aksi takdirde Grubun birlik dairesinde hareketini tanzim edebilecek zevatın şimdi den vazifelendirilmesiyle sizlerin HEMEN buraya gelmeleri elzemdir. Buraya gelecek zevat arasında memleketi temsil vasıflarına sahip olanlarla icabında hükumet teşkil ve idare liyakatindekilerin bulunması mühimdir.


Bu konuyu Kara Vasıf Bey’in hanesinde, Rauf Bey, ben, İbrahim Süreyya Bey, Yunus Nadi Bey vesair bazı arkadaşlarla toplanarak görüştük. Ankara’ya gitmek veyahut sonuna kadar İstanbul’da kalmak meselesinde şunları konuştuk: Eğer biz Ankara’ya gidersek, mecliste bir panik olacağı şüphesizdir. Heyeti Temsiliye’ye mensup olanlar firar etti denilecek netice paniğe müncer olacak. Her türlü tehlikeye karşı sonuna kadar mukavemet etmenin daha muvafık olacağı ve şayet mecliste tevkifat başlarsa o zaman Ankara’ya gitmek muvafık olacağı için şimdilik gitmekten sarfınazar edilmesi kararlaştı.


(Kaynak: Erzurum’dan Ölümüne Kadar Atatürk’le Beraber 2 / Mazhar Müfit Kansu / Syf 552)


12 Şubat’ta açılmış olan Londra Konferansı dağıldı. İngiliz, Fransız ve İtalyan dış işleri bakanlarıyla bazı büyükelçilerinin katıldığı konferansın en önemli ka­rarı İstanbul’un işgal edilmesi. Konferans, Ermenistan mandasının Milletler Cemiyeti’ne önerilmesini de kararlaştırdı. ★ Curzon, Washington büyükelçisine çektiği telde, İstanbul’un işgal edileceğini ve Mustafa Kemal’in bertaraf edileceğini bildirerek Konferans’a katılmayan Amerikan Hükümeti’nin durumdan haberdar edilmesini istedi.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 422)


The New York Times: ‘Curzon, Türklerin yeniden havlamasında ABD’nin de suçlu olduğunu söylüyor. Geçtiğimiz yüzyıldaki bütün savaşlara, dolaylı ya da dolaysız Türklerin sebep olduğunu hatırlatan Bryce ise Türklerin Avru­pa’dan kesinlikle atılması, hatta Trabzon’un gerisine sürülmesi gerektiğini söylemiştir.’


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 422)


GUN GUN KUTULUS yazi.JPG