12 Nisan 1920 Pazartesi

Tarsus-Pozantı yolu üzerindeki Kavaklıhan’da üç gündür devam eden çarpış­maların sonunda Türk kuvvetleri, on misli üstün Fransız kuvvetlerini Tarsus’a çekilmeye mecbur bıraktı.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 480)


Pozantı direnişi, son bireyine dek yöre halkının tümünün gönüllü olarak katıldığı tüm zamanların en anlamlı halk direnişlerinden biridir. Fransızlar Pozantı’yı ünlü Verdun Savunması’nda savaşmış Menil komutasındaki birliklerle işgal etmişti. Yörede örgütlü Kuvayi Milliye birimleri, hem Ulukışla hemde Karaisalı yönünden Gülek Boğazı’nı kapattılar. Fransız taburu Pozantı’da kapalı kaldı. Tarsus’taki Fransız birlikleri, top ve makineli tüfeklerle donanmış 3 bin kişilik bir güçle, Pozantı’ya ulaşmak istediler. 12 Nisan 1920’de 1., 13 Mayıs’ta ikinci kez, Kavaklıhanlar’da saldırıya geçtiler. Her iki çatışmada da Fransız güçleri, küçük Kuvayi Milliye birliklerine yenildirler ve püskürtüldüler.


Büyük kayıp vermişlerdi. Menil, Pozantı’da Büyük Türk Ordusu’na teslim olacağını bildirdi. Oysa orada teslim olunacak bir Türk Ordusu yoktu. Menil’in Türk Ordusu sandığı, birkaç kaya başını tutan ve ellerinde tüfek bulunan, 40-50 kişiden oluşmuş birkaç gerilla birimiydi. Ancak Fransızlar KAvaklıhanlar dağlarından binlerce kişi tarafından söylenen ‘Allah Allah nidaları duymuş, Fransız karargahı kayıtlarına dağlarda 10-15 bini bulan Türk birliklerinin toplandığını yazmıştı.


Menil, Türk Ordusu’nca sarıldığını sanmıştı. Dağların büyük bir insan kitlesinin çıkardığı nidalarla çınlaması gerçekti. Pozantı çevresinin silahsız köylüleri büyük bir kalabalık halinde toplanmışlardı. Sayıları birkaç yüzü geçmeyen savaşçıların eksildiğinde yerini almak için oraya gelmişler ve sanki savaşa katılıyormuş gibi Türklerin düşmana korku salan ünlü savaş nidasını haykırıyorlardı. Kendisine yol soran Fransız birliklerini Panzin Çukuru tuzağına çeken sıradan bir köylü, Gülekli Kumcu Veli ve haberi çevre köylere ulaştıran karısı bu sıra dışı eylemin başkahramanıydılar.


(Kaynak: Ülküye Adanmış Bir Yaşam 1 / Metin Aydoğan / Syf 257)


56. Tümen Kumandam Albay Bekir Sami Bey, Bursa’dan Mustafa Kemal’e gönderdiği telgrafta, İstanbul’un fetvasına karşı bir fetva çıkarılmasını önerdi. Bursa ve Balıkesir bölgesinde durumun vahim oldu­ğunu, subaylara ve aydınlara hunharca davranıldığmı bildirdi, iki bin kişilik bir kuvvet gönderilmesini istedi. Mustafa Kemal de Bekir Sami Bey’e İstanbul’dan gelen basının askerî kontrole alınmasını emretti.



(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 480)


İngiliz Dışişleri Bakam Curzon, Ermenilere Batum yoluyla silah gönderileceği­ni bildirdi. VVardrop’a da böyle bir haberin resmen yalanlanmasını emretti.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 480)


Anadolu Ajansı, ilk haber bültenini yayımlayarak kuruluş sebebini açıkladı. Verdiği haberlerin mümkün olduğu kadar çok kişi tarafından okunması için bunların telgrafhane kapılarında siyah çuhalara asılmasını, köylere kadar ulaş­tırılmasını istedi.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 480)


İradei Milliye: Olağanüstü Millî Meclis.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 480)

GUN GUN KUTULUS yazi.JPG