13 Ekim 1920

Türk saldırısıyla karşı karşıya olan Ermenilere Sovyetler de bir ültimatom vererek Bolşevik Rus birlikleriyle Kemalistlerin şimendiferlerden serbestçe yararlanmasını istediler. Ermeni Hükümeti isteği reddedecektir.


TBMM, 11 Eylül tarihli İstiklal Mahkemeleri Kanunu'na, bu mahkemelerin savaş ihaneti suçlarına bakmasını da ekledi. Asker kaçaklarını yargılamak için kurulan mahkemelerin görevleri arasına 26 Eylül'de vatan hainliği; bozgunculuk ve casusluk suçlarına bakmak da eklenmişti.


Batı Cephesi Komutanı Ali Fuat Paşa, Yunan kuvvetlerine Gediz'de bir saldın düzenlenmesini önerdi. Genelkurmay, bu saldın ya karşı çıkacak, buna rağmen 24'te başarılı olup olmadığı tartışmalı bir saldın düzenlenecektir.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


7 Ekim 1920’de kurulan Ankara istiklal Mahkemesi’nin baktığı diğer bir olayda da, 10 Ağustos 1920’de Antalya limanına gemi ile Mısır’dan gelen diş doktoru Ahmet İhsan adında birisinden şüphelenilmiş, yakalanıp Ankara’ya gönderilmişti. Burada iki hafta sorgusu yapılmadan hapis edildi. Kendisi iç işleri Bakanı Adnan Bey’e bir mektup yazıp ‘haksız yere hapis edildiğini ve serbest bırakılmasını’ istedi. Ayrıca Rıza Nur Bey’i suçsuzluğuna şahit gösterdi. Dr. Adnan Bey, o sırada Sinop’ta bulunan Rıza Nur Bey’den bilgi istedi. Rıza Nur Bey, Ahmet İhsan Bey mahkeme de Rıza Nur Bey’in İngiliz casusu olduğunu bildirdi. Bunun üzerine Ankara İstiklal Mahkemesi’ne verildi. Ahmet İhsan Bey mahkeme de Rıza Nur Bey’den bilgi istedi. Rıza Nur Bey ‘İhsan Bey’in Harbi Umumi’de İngilizler lehine nasıl casusluk ettiğini, fakat şimdi casus olup olmadığını bilmediğini’ bildirdi. Yapılan soruşturma sonunda İhsan Bey hakkında casusluk suçuna dayanıp, asılarak idamına karar verildi. 13-14 Ekim 1920 gecesi sabaha doğru asıldı. Asılmadan önce suçsuz olduğunu söyledi.


(Kaynak: İstiklal Mahkemesi / Ergün Aybars / Syf 96)

GUN GUN KUTULUS yazi.JPG