13 Eylül 1920 Pazartesi

Halkçılık Programı... Halk Zümresi'nin siyasi programına dayanılarak bugünkü tarihle hazırlanan 31 maddelik program, emperyalizme ve kapitalizme karşı bağımsızlık ve halkın egemenliği ilkesini savunarak "Türkiye Halk Hükümeti"nin çeşitli reformlar yapacağını belirtiyor. 18'de Meclis'te okunacak olan programın 24 Ekim tarihini taşıyan, Hükümet tarafından yumuşatılmış biçimi, 20 Ocak 1921'de Türkiye tarihinin 1876'dan sonra ikinci, Yeni Türkiye'nin ise ilk anayasası olarak kabul edilecektir. Hükümet tarafından sol akımların zorlamasıyla ve onların (Özellikle Meclis'teki Halk Zümresi'nin) programına sahip çıkmak amacıyla hazırlanan bu program, muhafazakar çevrelerde tepkiyle karşılanacak, cumhuriyetin kabulü gibi yorumlanarak Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Erzurum Merkez Heyeti'nin, kendisini dağıtarak "Muhafaza-i Mukaddesat" adında bir demek kurulmasına sebep olacaktır.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Dokuzuncu Kafkas Tümeni Komutanı Yarbay Halit Bey, Karabekir'in emri üzerine gece (12/13), Ermeniler üzerine harekata geçti. Tümene bağlı birlikler ve milisler çekilen Birinci Mazmanof Alayı'nı izleyerek 200 Ermeni askerini öldürdü. Oltu'daki Türk birlikleri de daha ileri mevzilere alındılar. Şenkaya alındı.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Mustafa Kemal, Mustafa Suphi'nin, Bakü'dan gönderdiği 15 Haziran tarihli mektubuna cevap verdi. Aynı amaç için çalıştıklarını, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Teşkilatı'nın Sovyet idare teşkilatından farksız olduğunu ileri sürdü. Türk Komünist Fırkası'nın yalnız Meclis'le ilişki kurmasını isteyerek Meclis'in toplumsal devrimi yavaş yavaş uygulamaya koyacağını bildirdi.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Karabekir Mustafa Kemal'e, Celalettin Arif Bey'in Rize, Trabzon, Erzurum, Van, Beyazıt illerini içine alan Doğu illeri valiliğine atanmasını önerdi. Meclis İkinci Başkanı Celalettin Arif Bey, izinli olarak 6 Eylül'den beri Erzurum'da bulunuyor. Mustafa Kemal bu isteği kabul etmeyecektir.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Mehmet Yüce ‘Esir Şehirde Spor’ kitabında anlatıyor:


İstanbul futbol takımları arasında turnuva maçları oynama alışkanlığı 1920-1921 sezonunda Galatasaray kulübünün düzenlediği bir turnuva ile başladı. 1920 senesinin Eylül ve Ekim ayları içinde iki büyük futbol turnuvası tertip edildi. Bunlardan birincisi Galatasaray kulübünün organize ettiği Galatasaray Kupası idi. Turnuva Galatasaray’ın dışında Fransız Garnizonu, Altınordu ve İstanbul’daki en iyi Ermeni futbolculardan seçilmiş İstanbul Ermeni Karması iştirak etti.


12 Eylül’de Kadıköy’de yapılan ilk maçlarda Fransızlar Galatasaray’ı 3-2, Altınordu da Ermeni Karması’nı 2-1 mağlup ettiler. Galatasaray’ın ortaya koyduğu kupayı 19 Eylül’deki final maçında Fransızları 4-1 mağlup eden Altınordu kazandı.


21 Eylül 1920’de Alemdar gazetesinde ‘Altınordu’nun Galebesi’ isimli başlıkla şu yazı çıktı:


19 Eylül Pazar günü Galatasaray Kupası için son maç Kadıköy İttihat Spor Kulubü’nde evvelki galebeleri bulunan Altınordu ve Fransızlar arasında icra edildi. Oyun sahası altı senedir bu kadar kalabalık olmamıştı. Seyirciler arasında geçen haftakinden daha fazla ecnebi bulunuyordu. Fransız generalleri, Amerikan, İngiliz, Fransız, İtalyan zabitan ve efradı mühim bir yekün teşkil ediyordu.


Saat beş buçukta Altınordu ve Fransızlar, mızıkanın ahenktar havaları ve ahalinin alkışları arasında meydana çıktılar ve tribünlerin önünde karşılıklı dizildiler. Aziz bey, hediye etmiş olduğu Galatasaray Kupası’nı, ismine takdimen Galatasaray formasını giymiş Münif Bey vasıtasıyla her iki takım oyuncularına ayrı ayrı takdim etti ve alkışlandı. Bunun üzerine her iki ekip Galatasaray futbol kaptanı Sedat Bey’in hakemliğiyle oyun sahasına geldiler…


(Kaynak: Esir Şehirde Spor / Mehmet Yüce / Syf 197)

GUN GUN KUTULUS yazi.JPG