13 Haziran 1920 Pazar

Yozgat'ın Padişah'a bağlı derebeyleri olan Çapanoğulları, çevreden topladıkları kuvvetlerle Köhne bucak merkezini (Sorgun) bastılar. Çapanoğulları Yozgat üzerine yürüyor. Yozgat'ta da savunma tedbirleri alınıyor. Şehir yarın Çapanoğullarının eline geçecektir.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan / Syf 81)


Ankara, Doğu seferine hazırlanıyor: Kazım Karabekir, yetkileri ordu komutantanlığına yükseltilerek Doğu Cephesi Komutanlığı'na atandı. Karabekir'e, Ermeni Komutanlığı'na bir mektup verilmesi ve cevabı alınmadan harekata geçilmesi talimatı verildi. Gönderilen mektup örneğinde Ermenilerden gördükleri zulüm üzerine Üç İl'deki Türklerin yardım istediği ve bu nedenle Üç İl'in işgal edileceği bildiriliyor. Mustafa Kemal, Ermeni Komutanlığı'na gönderdiği notada, Kars, Ardahan ve Artvin'de Türklerin katledildiğini ileri sürdü ve bu durumu protesto etti.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan / Syf 81)


Yunanistan'da seferberlik ilan edildi. Silah taşıyabilecek, 19 yaşından büyük bütün gençler askere çağrıldı. Yunanlılar, 12 Mart'ta da Anadolu'daki Rum nüfus için seferberlik ilan etmişlerdi. Yunanlılar 22'de Bursa ve Uşak üzerinden ileri harekata geçerek birçok şehir ve kasabayı işgal edeceklerdir.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan / Syf 81)


Fransız kumandanına ulaştırmak üzere, Bursa'da 56. Tümen Kumandanı Albay Bekir Sami Bey'e, Fransızların ateşkese rağmen Kilikya'da Müslümanlara karşı işledikleri zulümler bildirildi.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan / Syf 81)


İngiliz Yüksek Komiseri Robeck'in bugünkü raporu: "Damat Ferit, Mustafa Kemal'i yok etmek istiyor. Her şeyden önce barış anlaşmasının imzalanmasını tavsiye ettim" Curzon'un cevabı: "Evet!


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan / Syf 81)


Halide Edip Ankara günlerini anlatıyor:


(Kaynakta tam tarih belirtilmiyor)


Halk arasında aleyhimize cereyan her halde vardı. Bizleri öldürmek istedikleri muhakkaktı. Bir akşam yemekten sonra, büyük odada otururken Miralay Refet’le sakin sakin konuşuyorduk. Kendisine Kalaba kadınlarının zeybeklerden şikayet ettiklerini anlatıyordum. O aralık tekrar Hayati Bey geldi. Asker selamını verdikten sonra:


‘Bütün teller kesildi’ dedi.


Bunu söyler söylemez, dışarıdan tüfek sesleri gelmeye başladı. Önce herkes heyecanlandı. Mustafa Kemal Paşa ayakta dolaşarak emirler veriyor, hemen herkes ömrünün son dakikasını yaşadığını inanıyordu.


Garip olarak o dakika bende büyük bir merak uyandı. Siviller beni ilgilendirmiyordu. Çünkü hepsinin korktuğu belliydi. İki büyük asker, Kemal Paşa ile Miralay Refet Bey’di. Miralay Refet yerinden kımıldamadı. Sükunla sigarasını içmeye devam etti. Mustafa Kemal Paşa daima tehlikeye maruz kalmış büyük bir askerdir. Ben kalktım, odadan yavaş yavaş çıktım. Odanın dışında zabitler müdafaa hazırlıkları yapıyorlardı. Sakindiler. Bir tanesi telefon ediyordu. Diyordu ki:


‘Ne dediniz? Ateşin zeybekler tarafından ayıldığını mı söylüyorsunuz? Söyleyin cephaneyi isaf etmesinler. Ankara’yı korkutabilirler.’


Ondan sonra zabit odaya gelerek ateşin cepheye gitmek için hazırlanan zeybekler tarafından edilmiş olduğunu söyledi.


(Kaynak: Türk’ün Ateşle İmtihanı / Halide Edip Adıvar / Syf 162)


Nutuk’tan/


Çapanoğullarından Celâl, Edip, Salih ve Hâlit Bey’ler; Aynacıoğulları ve Deli Ömer çeteleri gibi birtakım eşkıyayı başlarına toplayarak 13 Haziranda Yozgat civarında Köhne (132) bucak merkezini, 14 Haziranda da Yozgat şehrini işgal ederek büyük bir bölgeye hâkim oldular. Merkezi Sivas’ta olan 3’üncü Kolordu kuvvetleri ve o bölgede bıraktığımız millî kuvvetler yeterli değildi. Eskişehir’deki Ethem Bey müfrezesi ile Bolu dolaylarındaki İbrahim Bey müfrezesi de Yozgat bölgesine gönderildiler.


Yozgat ve dolaylarında âsîler yok edildikten sonra, oraya gönderilen müfrezelere öteki bölgelerde görev verildi. Fakat bu yörelerde genellikle güvenlik kurulamadı.


7 Eylül 1920’de Küçük Ağa, Deli Hacı, Aynacıoğulları denilen birtakım serseriler Zile yakınlarında, Kara Nazım, Çopur Yusuf adında birtakım adamlar da Erbaa yakınlarında yeniden faaliyete geçtiler. Bunlardan Aynacıoğulları üç yüz atlı kadar toplayabilmişlerdi.


Bu durum karşısında, İkinci Kuvve-i Seyyare adını alan İbrahim Bey müfrezesi, tekrar, bulunduğu Eskişehir bölgesinden


Yozgat’a giderek, oradaki millî müfrezeler ve jandarma kuvvetleriyle birlikte Maden, Alaca, Karamağara, Mecidözü bölgelerinde, çeşitli gruplar halinde, karışıklık çıkaran ve eşkıyalık eden âsîleri takip ederek ortadan kaldırdı. İbrahim Bey, âsîlerin ortadan kaldırılmasını ancak üç aydan fazla bir zamanda başarabildi.

GUN GUN KUTULUS yazi.JPG