13 Nisan 1920 Salı

Birinci Düzce ayaklanması... 4.000 kişilik karşı devrim ordusu Düzce’ye girdi. Bazı subaylar öldürüldü. İstanbul’dan yapılan kışkırtmalarla başlayan ve bir buçuk ay kadar sürecek olan ayaklanma, Meclisin açıldığı buhranlı günlerde Ankara Hükümeti’ni bir hayli uğraştıracak ve 31 Ağustosta bastırılabilecektir.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 481)


İki gün önce Urfa'yı boşaltan ve yolda büyük kayıplar veren Fransız kuvvetle­rinden arta kalanlar, aç ve çıplak bir halde Suruç’un yakınındaki bir köye ula­şabildiler. Köylüler Fransızları misafir ederek karınlarını doyurdu. Köylüler, birkaç gün sonra Fransızları Suruç’a götürüp Türk makamlarına teslim ede­cekler.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 481)


Karabekir, Mustafa Kemal’in Bolşeviklerle ilişki kurma konusundaki gelişme­lerin ne durumda olduğunu soran önceki günkü yazısına cevap verdi. Bundan böyle Bakû’deki Türk Komünist Fırkası’yla ilişkide olunacağını bildirdi. Mos­kova’ya acele bir kurul istendiğini haber veren ve Moskova ile ilişkilerin Türk Komünist Fırkası aracılığı ile yürütülmesini öneren Karabekir, Trabzon’a ula­şan bir Bolşevik programının çevrilmekte olduğunu belirterek Bolşeviklerle ilişkilerde şu noktalar üzerinde durulmasını önerdi: Ermenistan üzerinde Türklerin ve Bolşeviklerin ortak harekâtı; Kuran'ın, bilindiği kadarıyla bütün Bolşe­vik ilkeleri kapsadığı; Bolşevikliğe milletin kendisinin karar vermesi; Türklerin iç işlerine karışılmaması; emperyalizme karşı mücadelede işbirliği; padişahlık ve halifeliğin korunması; din özgürlüğü, vb.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 481)


Mustafa Kemal, kolordulara gönderdiği genelgede, askerî birlikler ve Kuvayı Milliye tarafından esir alman düşmanların hayatlarının korunmasına fevkalade itina gösterilmesini ve intikam duygusuna kapılınmamasını istedi.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 481)


Gandi, Hindistan genel valisine gönderdiği telgrafta, Türkiye’nin geleceği ko­nusunda Hint halkının duyduğu endişenin yatıştırılmasını istedi. Aksi halde, halkın hükümetle bütün ilişkisini kesmesinin kaçınılmaz olduğunu bildirdi.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 481)


Hakimiyeti Milliye: Millet İstanbul’un işgalini nasıl karşıladı: İngiltere, İs­tanbul’u işgal etmekle... İslam âlemindeki uyanışı boğmayı planlıyor. Kaleyi içeriden fethetmek için, bizi iç mücadelenin içinde boğulup mahvolmaya sevk etmeyi kurmuştur. Ferit Paşa ve Anzavur gerçeği budur.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 481)


İsmet İnönü anlatıyor:


Benim Ankara’ya gelirken içinden geçtiğim bölgeler, şimdi Kuvayi Milliye aleyhine büyük ölçüde kıyam merkeziydi. Düzce’den etrafa yayıldığı için ‘Düzce İsyanı’ diye anılan bu isyan, daha büyük Millet Meclisi açılmadan önce 13 Nisan’da başlamıştır. Düzce’yi basarak hükumet vazifelilerini vurup öldüren, kollarından tutup atan asiler, Bolu Mutasarrıfını aldatmak suretiyle Düzce’ye gelip tevkif etmişlerdir. Düzce’den sonra isyan ertesi günü, Beypazarı’na ve bundan sonra sırayla Bolu’ya ve Gerede’ye sıçramıştır.


(Kaynak: Hatıralar / İsmet İnönü / syf 192)

GUN GUN KUTULUS yazi.JPG