13 Ocak 1920 Salı

Sultanahmet Mitingi... 160.000 kişinin katıldığı mitingde İstanbul, İzmir ve Edirne’nin Türkiye’den koparılamayacağı belirtildi, milletin birlik olması is­tendi. Veliaht Abdülmecit’in de izlediği mitingde Edirnelilerin, İstanbul halkı ile birlik olduklarını açıkladıkları bir telgrafları okundu. Nakiye Hanım “Fa­tih’in, Süleyman’ın, Osman’ın mezarını bırakıp çıkacak içinizde bir erkek var mı?” diye konuştu. Rıza Nur ve Hamdullah Suphi Beyler de birer konuşma yaptılar. Miting kararları olarak Hamdullah Suphi Bey’in okuduğu 6 maddelik metinde İstanbul, Edime, İzmir’in çoğunluğu Türk ve Müslüman olan Doğu ve Güneydoğu illerinin Türkiye’den ayrılamayacağı belirtildi. Türkiye’deki Hristiyanlarla başka ülkelerdeki Müslümanların haklarının karşılıklı olarak korunması, Türkiye’ye diğer devletlerin yardım etmesi istendi. Posta Telgraf Ge­nel Müdürü Yusuf Razi Bey’in Fransız asıllı eşi de Fransızca bir konuşma yaparak Fransızların Türkiye’yi anladığını ve Türklere yardım etmeyi bir görev bildiklerini söyledi.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 324)


İstanbul’da 160 bin kişinin katıldığı büyük bir miting yapılmıştır. Bu mitingde konuşan 4 kişiden ikisi kadındır.


Sinop Mebusu Rıza Nur’dan sonra kürsüye gelen Muallimler Cemiyeti Başkanı Nakiye hanım (Elgün), tekbir sesleri arasında ve kendinden geçmiş bir halde mitinge ‘kadın aleminin kararlarını tebliğ etmeye’ geldiğini söyleyerek konuşmasına başlamıştır. Türklerin hakka saldırmadığını, hakkına saldırılmasına da izin vermeyeceğini, İstanbul ve İzmir üzerinde ayrılık bulutlarının dolaştığını, bu iki kenti vermeyeceklerini söyleyerek şöyle demiştir:

‘Kadın alemi, vatana, İstanbul’a olan sevgisini Çanakkale’de evlatlarının sinesinden siperler teşkil etmekle ispat etti. Size memleketin bir kadını sıfatıyla hitap ediyorum. İçinizde Fatih’in, Yavuz’un türbesini bırakıp gidecek bir erkek var mıdır? Biz de, kadınlar da daima sizinle beraber olacağız. Kadınlar İstanbul ve İzmir için ölmeye hazırdırlar. Önümüzde iki yol görünüyor, biri, şanlı hayatımızı devam ettirmek, diğeri hanımlar efendiler, tarihimizi gözlerimizle beraber kapayıp ebediyete götürmektir. Bir üçüncü yol yoktur.’

Miting alanında büyük bir kalabalık oluşturan gençler arasında okullu kızların bulunduğu da anlaşılıyor. Alemdar gazetesi, kürsünün sırasıyla Darül Hikmetil Aliye, Darülfünun, Aşiyan, Menbaül İrfan, Kız öğretmen Okulu gibi okulların kız ve erkek öğrencileriyle çevrili bulunduğunu yazmaktadır.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Kadınları / Zeki Sarıhan / Syf 82)


13 Ocak 1920 günü Sultanahmet’te mevlit ve dua adıyla düzenlenen toplantıda bir konuşma yapan Fevziye Mektebi müdürü Nakiye Hanım, ertesi günü kendisini ziyaret eden Tasviri Efkar muhabirinin:


‘Anadolu’daki milli hareket hakkında düşünceleriniz?’ sorusuna şu cevabı vermiştir.


‘Anadolu’nun vatani meselelerde gösterdiği alaka, bilhassa milli hareketler şüphesiz çok övülmeye değer. Bu hareketlerin pek hayırlı neticeler vereceğine emin olabiliriz. Bu hareketler bazı gazetelerde tekrar edildiği gibi birer blöften ibaret değildir.


Bilhassa Anadolu kadınlarının milli meselede gösterdikleri vatanperverlik son derece kutsanmaya layıktır. Anadolu kadının fedakarlığını bir düşünelim; bütün harp senelerinde evladını, kocasını, malını, mülkünü hep vatan için feda etti. Boş kalan tarlalarda kendisi çalıştı. Haydi bu hareketleri her milletin hamiyetleri kadınları için tabii bir hal olarak kabul edelim. Fakat muharebede askere erzak, cephane taşımak, hatta bizzat harp etmek, yalnız Türk kadınlarında görülen celadet ve vatanseverlik numuneleridir. Son İzmir hadiselerinde vatan için silaha sarılan zeybek kadınlarıyla bütün Türkiye iftihar etse yeridir.’


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Kadınları / Zeki Sarıhan / Syf 41)


Maraş’ta Binbaşı Marty komutasındaki 400 kişilik Fransız birliği, Kuvay-ı Mil­liye tarafından yenilgiye uğratıldı. Maraş’taki kuvvetlerini takviye etmeye gelen Fransızların bir kısmı öldürüldü, bir kısmı da kaçtı. Bayındır yakınlarında 10 kişilik bir Yunan müfrezesi imha edildi. Mustafa Kemal, Yunanlıların İzmir’i Yunanistan’a bağ­lama konusunda yarın beklenen bir olupbittiye karşı birliklere gece saldırıya hazır olmaları emrini verdi.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 324)


Mustafa Kemal’in Karabekir’e gönderdiği telgrafta Denikin’in yenilmesi ve Bolşeviklerin başarıları konusunda verilen haberlerden memnunluk dile getiril­di: Hamdolsun, durum lehimize gelişmektedir. İstanbul basınının vatansız kıs­mına karşı Merkez Kurulu’ndan etkili beyanatta bulunulmaktadır. Burada Hakimiyeti Milliye adında bir gazete çıkarıyoruz. Zahiren hususi bir gazete ha­lindedir. Yazılan Temsil Kurulumuz tarafından verilmektedir. Karabekir, Mustafa Ke­mal’in 11 tarihli yazısına verdiği cevapta, Avrupa’ya karşı yapılacak protesto­larda, İzmir Yunanistan’a bağlanırsa katliam ve Bolşeviklerle birlik olunacağı gibi silahlann kullanılmasına karşı çıktı. Bunları ima etmenin Avrupa basınını yeniden Kuvay-ı Milliye aleyhine çevireceğini bildirdi.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 324)


Konya’da millî mücadele lehine yayın yapan Öğüt Gazetesi kapatıldı. Gazete­nin kapatılmasını İngiliz Karadeniz Orduları Başkomutanı General Milne İtalyan İşgal Kuvvetleri Komutanlığı’ndan istemişti. Konya’dan İtilaf kuman­danlarına çekilen telde, Öğüt’ün yayınına izin verilmesi için 48 saat süre tanındı. Aksi halde olaylardan sorumluluk kabul edilmeyeceği bildirildi.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 324)

GUN GUN KUTULUS yazi.JPG