13 Temmuz 1920 Salı


Meclis'te heyecanlı konuşmalar. Yunan saldırısına karşı koyamayarak Bursa'yı terk ettikleri için Albay Bekir Sami ve Bursa Valisi Hacim Muhittin Beylerin cezalandırılması istendi. Bu konuda görüşme açılması isteği gündeme alındı, Hükümet hakkında soruşturma yapılması isteği ise reddedildi. Bursa, Hükümet emriyle boşaltılmıştı.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan / Syf 125)


TBMM’de yapılan konuşma:


‘Bütün Batı Anadolu vilayetlerimiz, Ankara havalisi dahil olduğu halde, daha doğrusu bütün yurtta kuvvet denilecek bir askeri birlik kalmış mı idi? Yurdun mukadderat ve sorumluluğunu üzerine yeni almış olan Bakanlar Kurulu bu tarihteki şartlara göre, seferberlik yapmayı acaba düşünebilir mi idi? Yurdun baştan başa Halifenin fetvasının hükmünü yapmaya sevk ve icbar edildiği bir sırada ulusu askere davet etmek, caiz ve mümkün olabilir mi idi?


(Kaynak: Atatürk’ün Hayatı Konuşmaları ve Yurt Gezileri / Necati Çankaya / Syf 95)


Bakanlar Kurulu’nun 13 Temmuz 1920 günü aldığı bir kararla Batı Anadolu’da Kuvayı Milliye örgütlenmesinin öncülerinden, eski 17.Kolordu ve 56.Tümen Komutanı, şimdinin 20.Kolordu Komutanı Albay Bekir Sami Bey’i görevden aldı.


Bu karar Batı Cephesi Komutanı Ali Fuat Paşa’nın aşağıdaki şifreli mesajıyla Eskişehir’deki Bekir Sami Bey’e duyuruldu.


‘Bekir Sami Bey’e


1-Milli Savunma Bakanlığı’ndan gelen şifre örneği:


Büyük Millet Meclisi’nce gösterilen şiddetli istek üzerine Bakanlar Kurulu kararıyla 20.Kolordu Komutanı Albay Bekir Sami Bey’in görevine son verilmiştir.

2-Yüksek kişiliklerinizin bu konudaki hakları ne derece savunmuş olduğumu hissetmiş bulunduğunuz için, bu konudaki üzüntülerimi de tümüyle takdir edersiniz.

Halkın isteğine dayalı bir yönetimde, bu olup bittilere baş eğmenin yine yurtseverlik olduğunu sunmakla, saygı ve içtenliğimi pekiştiririm efendim.

Batı Cephesi Komutanı Ali Fuat Cebesoy’


Bu uygulama herhalde Bekir Sami Bey için bir haksızlıktı. Bunun üzerine Bekir Sami Bey, Mustafa Kemal’e bu acılı günlerde boş durmaktansa Kafkaslarda görevlendirilmesini istedi. 28 Temmuz’da Eskişehir’e gelen Mustafa Kemal, ‘Meclis’teki saldırı size değil, bana ve Hükumetedir. Sabırlı olunuz herşey düzelecektir.’ Dedi. Ne varki durumda herhangi bir değişiklik olmayacak, Albay Bekir Sami Bey, isteği kabul edilerek Kafkasya’ya gönderilecektir.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı’nda Bursa / Yılmaz Akkılıç / Syf 410)


Padişah, Kuvayı Milliye'ye katılan bazı subaylar hakkında 7 yıllık hapis cezasını onayladı.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan / Syf 125)


İngiliz gizli istihbaratının raporuna göre, görüşmeler yapmak üzere Ankara'ya gelmiş olan İtalyan hükümet temsilcisi Fogo, milliyetçilere manevi destek yanında 3 milyon liretlik borç ve ellerine geçmiş olan savaş malzemesini öneriyor. Raporda aynca milliyetçilerin İzmit'teki hareketi başarıya ulaşsaydı, bunun İstanbul ve öteki yerlerde milliyetçilerin durumunu çok güçlendirmiş olacağı üzerinde duruldu.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan / Syf 125)


Alemdar: Mustafa Kemal'e karşı Yozgat ayaklanması. Kemalistlerin Sivas'taki mevkileri sarsılıyor.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan / Syf 125)


Nutuk’tan/


Efendiler, Yunan taarruzu ve millî cephelerin bozulması, Meclis’te büyük bir sıkıntıya, şiddetli hücum ve eleştirilere yol açtı. Büyük Millet Meclisi’nin 13 Temmuz 1920 günü, 41’inci toplantısında kusurlarından ve idaresizliklerinden dolayı, Bursa Komutanı Bekir Sami ve Valisi Hâcim Muhittin Bey’lerin ve Alaşehir Komutanı Aşir Bey’in ne için harp divanına verilmediklerinden dolayı, Genelkurmay Başkanlığı ve İçişleri Bakanlığı hakkında gensoru önergeleri okundu.


Bu önergenin sahibi, Afyonkarahisar Milletvekili Mehmet Şükrü Bey’di. Sinop Milletvekili Hakkı Hâmi Bey’in de derhal cezalandırma konusundaki ısrarı «bravo» sesleriyle karşılanıyordu. Önerge sahibi olan Mehmet Şükrü Bey’in, «Biz sorumlu tutulduklarını görmek istiyoruz!» feryadı üzerine, gensoru kabul ediliyor.


Soruşturma günü olarak tespit edilen 14 Ağustos 1920’de, Genel Kurmay Başkanı cevap verdi. Fakat bir türlü inandırmak ve yatıştırmak mümkün olamıyordu. Karahisar Milletvekili Şükrü Bey «Anket» (138) istiyor.


Diğer bir milletvekili bazı subay ve komutanların cezalandırılmalarının tabiî olduğundan söz ederek birçok örnekler sıralıyor. Başka bir milletvekili, asker geri çekilirken bir komutanın otuz altı deve eşya götürmüş olduğunu söylüyor.


Başka bir milletvekili de Yunan ordusunun kısa bir zaman içinde Akhisar’dan Marmara sahillerine varıncaya kadar, bütün şehir ve köyleri yıldırım hızıyla istilâ ettiğinden söz ederek, «Bursa felâketi dolayısıyla uğramış olduğumuz korkunç zarar, dünyanın gözünde, Anadolu’da savunma denilen şeyin bir göz korkuluğu olduğuna genel bir kanaat uyandırmıştır» diyor ve bu büyük bozgunun sorumlularının cezalandırılmalarını istiyordu.


Efendiler, uzun ve ateşli olarak devam eden tartışmalara, benim de karışmam gerekti. Ortaya çıkan bu çok acı durumda, Meclis’in üzüntü ve ilgisini takdir ettikten sonra, düşünce ve duyguları yatıştırmak maksadıyla konuşma ve açıklamalar yaptım. Benim sözlerime karşı da yapılan ufak tefek hücumlara cevap verdikten sonra, genel açıklamalar yeterli görüldü.


Amerikan Gizli Belgeleriyle Türkiye’nin Kurtuluş Yılları kitabından:


Atina’daki Amerikan temsilcisi Frazier, cepheden gelen haberleri ulaştırıyor.


13 Temmuz 1920 Atina


Askeri bildiri, Bursa’nın düşmesinden sonra Türklerin artlarında toplar, makineli tüfekler ve askeri malzeme bırakarak kaçtıklarını haber vermektedir. Güney cephesinde uzun direnmeden sonra Nazilli ele geçirilmiştir. Sabah gazeteleri, Kemalistlerin Nazilli düşmeden kenti ateşe verdiklerini, yirmi Rum’u öldürdüklerini ve geri kalanını rehin olarak götürdüklerini yazmaktadır.


Frazier


(Kaynak: Amerikan Basınında Türk Kurtuluş Savaşı / Osman Ulagay / Syf 96)

GUN GUN KUTULUS yazi.JPG