13 Temmuz 1921

Türk ordusunu daha fazla kuvvet toplamasına fırsat kalmadan ezmek amacıyla başlayan Yunan saldırısı devam ediyor. Türk ordusu çekiliyor. Afyon 4. defa, Yunan 4. Tümeni tarafından işgal edildi.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


O zamanki adı Sinanpaşa olan Sincanlı, Pazarcık (Krş. 14, 17), Bilecik, Emet (Krş. 17), Altıntaş da Yunan işgali altına alındı. Yunanlılar Porsuk Çayı'nı geçtiler. Türk ordusu, yarın için karşı saldırıya hazırlanıyor.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


General Harington'un İngiliz Savaş Bakanlığı'na gönderdiği raporda, Ankara'nın Bolşeviklere teslim olmadığı, Aksine Bolşevik tehlikesinin farkında olduğu, Mustafa Kemal'in çok güç durumda bulunduğu, Enver Paşa'nın Bolşevik takviye kuvvetlerinin başında Ankara'ya gelerek darbe yapmak istediği, Ankara'ya gönderilen Bolşevik silahlarının durum uygun düştüğünde bir darbe için de kullanılabileceği ileri sürüldü.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Afganistan Emiri Emanullah Han, Mustafa Kemal'e gönderdiği bir "muhabbetname"de, Afgan ordusunu düzene koymak için bir Türk asker kurulu istedi. Mektupta Rusya'daki esirlik hayatından dönen 3 Osmanlı subayının Afganistan'a gelip çalıştıkları, ancak izin alıp yurtlarına döndükleri anlatıldı.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Yunan-Ermeni işbirliği. Ermeni Generali Torkom, Yunanistan'ın Londra Büyükelçisine bir mektup yazarak Ermenistan ve Yeni Doğu adlı haftalık bir gazetenin yayına başlamak üzere olduğunu, Doğu'da Yunan ve Ermeni emellerini desteklemeyi amaçladıklarını bildirerek çeşitli ülkelerdeki Yunan elçilerine bildirilip gazetenin Yunan asıllı kişilere ulaştırılmasına aracılık yapılmasını istedi. Elçi'nin gizli sirküleri: Maddi ve manevi bakımdan desteklenmesi... Amerika'daki Rumlar, Anadolu Rumlarının Türk yönetiminden kurtarılarak Amerika tarafından himaye edilmesini istediler.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


İstanbul Üniversitesi öğretim üyelerinden İsmail Hakkı ve Mehmet Emin Beyler Ankara'ya geldi


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Yenigün: Kahrolsun Kral! Eskişehir kapanı Yunan'ı bekliyor ve içeriye almak üzeredir. Zafer Allah'la beraber olan bizdedir.


Açıksöz'de İ. Habib: Yunanistan son kozunu oynuyor. Anadolu, o koca orduya mezar olacak. Biz, bu harbi, ülkemizi istiladan, hayatımızı cellattan, tarihimizi yıkılmaktan kurtarmak için yapıyoruz.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Karacahisar Kütahya arası kuş uçuşu elli kilometreydi. Albay Fahrettin Altay ve yanındakilerin bulunduğu eski otomobil bu elli kilometreyi aşmak için tüm gece zorlandı durdu. Otomobilin mum ışığını andıran farları yol diye çukurlarla taşlarla dolu eski kağnı izlerini yarım yamalak aydınlanıyordu. Düşünceler bir noktada toplanmıştı: Kütahya yönüne ilerleyen ve önünde önemli bir engel bulunmayan Yunan tümenleri nasıl durdurulacaktı?


Otomobil sabahın alaca karanlığında Kütahya’daki 3.Grup Komutanlığı karargahına vardı. Karargahın önü büyük bir kargaşayı yansıtıyordu.


Yeni kurulan 5.grubun komutanı Albay Fahrettin otomobilden inince 4.tümen komutanı Yarbay Mehmet Nazım’la karşılaştı şaşırdı. Sarılıp öpüştükten sonra kaygıyla sordu:


‘Nazım bey neden Çekürler’e gitmediniz?’

Yarbay Mehmet Nazım şaşaladı:

‘Ne Çekürler’e mi gidecektim?’

‘İsmet Paşa benim yanımda emir yazdırdı.’

Her ikisi de şaşkındı. Hemen 3.Grup Komutanı Albay Arifi (Ayıcı) bulup durumu açıkladılar. Albay Arif’in yanıdı daha da şaşırtıcıydı.

‘Hadi hadi öyle şey olmaz.’


Oysa bu konuşmanın yapıldığı saatlerde İsmet Paşa 4.Tümeni Çekürler yolunda sanıyordu.


Albay Arif’in emri yanlış yorumladığı ve cephe emrine uymadığı, İsmet Paşa’ca ancak öğleye doğru öğrenildi. Verilen ikinci emirle Yarbay Mehmet Nazım 4.tümeni yürüyüşe başlattı. Cephedeki son gelişmeler bu gecikmenin bedelinin biraz pahalıya mal olacağını gösteriyordu.’


(Kaynak: Sakarya / Alptekin Müderrisoğlu / Syf 130)


13 Temmuz sabahı Yunan 1.kolordusu 12.grup cephesine taarruza başlar. Yunan 1. Ve 2.tümeni de saldırarak emniyet müfrezelerini geri atar. ‘Deli’ Halit Bey’in bu sırada bu kesimi savunmak durumunda olan Türk 57.tümeni ise yaklaşık 32 km yi bulan cephenin bazı kesimlerini mecburen boş bırakmıştır. Gece geç saatlere kadar süren taarruzlar sonunda Yunan ordusu taarruzu durdurur. Yunan 1.Kolordusu 13 Temmuz gecesi Beyköy-Döğer hattının önüne gelmiştir.


Sabaha karşı Afyon’u işgal eden 12.Tümen ise burada hiç oyalanmadan kuzeye yürümüş, Elpirek’de durmuştur. Fahrettin Altay cephesindeki Yunan 3.Kolorudusu bütün gününü taarruz hazırlığı ile geçirir. Bu boş gün, aslında henüz savunma hattıyla tanışa Fahrettin Bey ve kıtaları için de araziyi tanıma ve yerleşme fırsatı olur.


İlk gün muharebenin sonunda asıl taarruz sıklet merkezinin yunan 4. Ve 12. Grupların cepheleri olduğu anlaşılmıştır. General Papoulas bir baskın yapmıştır. Arazinin intikalleri zorlaştıran geciktiren topografik yapısı nedeniyle de Türk Ordusu bu hamleye tepki vermekte geç kalmıştır. Bütün gücüyle saldıran ateş gücü yüksek bir düşmanın karşısında kırılgan bir savunma hattı bulunmaktadır. Artık burada hataya yer yoktur. Ama bu on günlük muharebe süresince yapılabilecek bütün hatalar yapılacaktır.


(Kaynak: Sakarya / Selim Erdoğan / Syf 76)

GUN GUN KUTULUS yazi.JPG