14 Şubat 1921

Meclis'in gizli oturumunda Fevzi Paşa, Antep savaşını anlattı. Orduyu yeni kurmakta olduklarını, yeteri yardım gönderemediklerini belirtti. Bazı mebuslar, Hükümet'i eleştirdiler. Antep Mebusu Abdurahman Lami Bey, "Antep halkı kaldıkça, Antep'i kurtaracaktır" dedi. Kılıç Ali, Antep'te teşkilat yapmakla görevlendirildi. Açık görüşmelerde, Bayındırlık Bakanlığı'nın 1920 yılı bütçesi 620.3 lira olarak bağlandı. Mebuslar, Bakanlığın çalışmadığından, yolların yapılmadığından yakınarak Bakanlığın kaldırılmasını, İktisat Bakanlığı'na bağlı bir genel müdürlük haline getirilmesini istediler.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan)


Tuapse'den deniz yoluyla Ankara'ya 3.733 tüfek, 5.000.ooo'dan fazla mermi gönderildi.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan)


Le Petit Parisien'de eski Başbakan Venizelos yardım dileniyor: Bize yardım edin. Bunu yapmalısınız. Çünkü sizin yanınızda biz görevimizi yaptık. Bize yardım edin, çünkü bu hem sizin, hem de bizim çıkarımızadır.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan)


Vakit: Mustafa Kemal, "Türkler Bolşevik olamaz" diyor.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan)


Hüsrev Gerede Londra Konferans’ı için çıktıkları yolu anlatıyor. Önce Antalya’ya ulaşan heyet 17 Şubat’ta Roma’ya varacak:


(Tam tarih kaynakta belirtilmemiştir)


Antalya’ya varışımızın ertesi günü vapurla Rodos’a hareket ettik. Heyetin gezisini duymuş olan Rodos Türk halkı akın akın iskeleye doğru geliyordu. Bizi vapurdan alıp Brindisi limanına götürmekle görevli Audacieux adındaki İtalyan savaş gemisi de limanda bekliyordu. Torpido komutanı bizi hemen götürmek için emir aldığını söylüyordu.


Öyle sanıyorum ki halkın gösteri yapmasından çekinerek bizi Rodos’a çıkarmadılar. Torpidoya bindirildik ve Yunanistan yönünde hareket ettik.


Akdeniz’de şiddetli bir fırtınaya tutulduk. Sonunda Brindisi’ye vardık. Orada trenle Roma’ya hareket ettik. Roma’da otele indikten sonra ilk işimiz spor çorap, süvari pantolonu ve kalpaktan oluşan Kuvayi Milliye giyinişimizi, konferansa girecek biçime sokmak oldu.


Roma’daki bütün Türkler, temsilci Cami Bey, Damat Ferit’in yurtseverliğinden dolayı görevden uzaklaştırdığı Büyükelçi Galip Kemali Bey, İstanbul Hükümeti Maslahat güzarı Nurettin Ferruh ve birçok tanıdık heyetimizi karşıladı.


Atina’da askeri ateşeliğini yaptığım saygıdeğer Galip Kemali Bey beni, ailesiyle birlikte kaldığı otele çaya davet etti. Kuvayı Milliye kıyafetiyle gittiğim bu çayda Türk ve yabancı birçok insan vardı. Anadolu’nun kutsal savunmasının dışarıda çok iyi etki uyandırdığını gözlemleme olanağı buldum.


Küçüklüğünde Atina’da tanıdığım Galip Kemali Bey’in kızı Lamia’da büyümüş, kibar modern bir kız olmuş. Saygıdeğer ana ve babasının Atina’da bu temiz ruhlu kızlarını nasıl bir Türk ve Müslüman eğitimi ve Avrupa bilgisiyle yetiştirmeye çalıştıklarına tanık olmuş, bu aileye karşı çok içten bir dostluk duymuştum.


Roma’dan bu geçişişimin kişisel yaşamım üzerinde de etkili olacağını, mutlu bir aile babası olacağımı hiç de aklıma getirmemiştim. Heyet arkadaşları Lamia’nın kibarlığını, güzelliğini takdir ettiler. Dönüşümüzde Galip Kemali Bey, Lamia ve ben at gezintileri yaptık. Daha yakın ilişki kurma ve tanışma fırsatı doğdu. Bu temiz ve soylu kıza karşı çok yakın ilgi duydum.

GUN GUN KUTULUS yazi.JPG