14 Kasım 1921

Malta'dan Anadolu'ya kaulmalar devam ediyor. Kara Vasıf Bey ve İttihat Terakki Çankırı Şubesi eski Katibi Cemal Oğuz Bey Kastamonu'ya geldi


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Ankara Afgan Elçiliği'nde Azerbaycan Elçisi Abilof şerefine bir ziyafet verildi. Bakanlar Kurulu üyelerinin çoğu ve Rus Elçisi'nin kauldığı ziyafette Mustafa Kemal, Abilofun söylevine cevap verirken Azerbaycan'ın bağımsızlığından mutluluk duyduklarını söyledi: "Şark milletlerini müstakil olarak aramızda bulundurmaya sebep olan Rus inkılabını hürmetle yad ederim. İttihadımız, Panislamizm'e matuf değildir. Mazlumların, zalimlere karşı ittihadıdır. Türkiye, emperyalizme karşı mücadelesiyle hüsnü misal olmuş ise bundan pek büyük bir bahtiyarlık duyacağım" dedi. (HM: 15)


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Türkiye Ermenilerinin Protestan, Katolik ruhani reisleri ve Ermeni Patriği, Yüksek .Komiserlere başvurarak 20 Ekim tarihli Ankara Anlaşması'nın Ermenilerin durumlarını garanti etmediğini, Çukurova'daki Ermenilerin toplu bulunduğu yerlerden Fransız askerlerinin çekilmemesini, bu mümkün değilse Ermenilerin Müttefiklerden birinin uyrukluğuna kabul edilmesini, bu da mümkün değilse, Çukurova'ya dönmüş bir milyon Ermeni'nin tekrar göç edebilmesi için araç sağlanması konusunun hükümetlere bildirilmesini istediler. 1 2'de General Dufıeux Adana'da, azınlıkların bölgeyi boşaltmamalarını isteyerek, gitmek isteyenlere araç sağlanmayacağını bildirmişti. (Veou: 612)


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Batum'da Şehbender Vekili Firuz Bey'den Karabekir'e: "Hacı Mehmet Ali (Halil Paşa) , sizinle bazı mühim meseleleri görüşmek üzere hudut içine girmek, iyi kabul görmesi için civar hudut kumandanlığına emir vermenizi istiyor. " Karabekir, verdiği cevapta görüşmeyi kabul etti. Mustafa Kemal d e Karabekir'in görüşüne kaulıyor. Halil Paşa, arkadaşları kabul edilmezken kendisinin de şimdilik yurda dönmeyeceği ve İslam İhtilal Cemiyetleri İttihadı işleriyle uğraştığı cevabını verdi. (Karabekir 3: 1 85)


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Vakit: Halide Onbaşı'yı ziyaret. -Amerika mektuplan: Vatanın felaketinden kişisel çıkar sağlamak isteyc.ıı kefen soyucuları buraya da geldiler. (M. Zekeriya)


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


İkdam: Ankara'daki İtalyan Temsilci Heyeti Reisi Mösyö Tuozzi'nin geniş yetkilere sahip olduğu ve Hükümet'e danışmaksızın dahi itilaf aktedebileceği bildiriliyor


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


The Times: Anadolu savaşı hiç bir zonuç vermedi. Bu siyasete devam edemeyiz. Yunanlılar Anadolu'dan çıkmadıkça sağlam bir barış kurulamaz. 20 Ekim Anlaşması'na dair taruşma faydasızdır


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Berthe Gaulis, Millî Mücadele döneminde Anadolu’ya üçüncü ve son kez geli­şinde kendisine Avrupa’dan Ankara’ya dönen Erzurum mebusu Celalettin Arif Bey eşlik etmekteydi431. İnebolu’dan karaya ayak basan Berthe Gaulis Kastamonu üze­rinden 14 Kasım 1921 ’de Sakarya Muharebeleri’nden birkaç hafta sonra Fransızlarla yapı lan^ntlaşmarnıTakabinde, Ankara’ya gelmiştir432. Gaulis, “küçük bir Ford’ ara­bayla Celâlettin Arif Bey ile birlikte doğruca, BMM’ye gelmişlerdir. Mustafa Kemal Paşa, yanında bazı bakan ve milletvekilleriyle beraber, başkanlık odasında, Gaulis ve Celalettin Arif Bey’i kabul etmiştir. Bu ilk görüşmede, Berthe Gaulis’in ilk izlenimleri şöyleydi: “Sakarya savaşından birkaç hafta sonra idi. Yirmi bir tane gün ve yirmi bir tane geçenin bıraktığı o korkunç çaba ve yorgunluk damgası yüzünden silinmiş değil. Yücel sorumluluklar yüklenmişti. Bütün yüzlerde aynı gerginlik ile aynı memnunluk okunuyordu. Yunanlıların taarruz gücü tamamıyla kırılmış idi Bu görüşmede Mus­tafa Kemal de Berthe Gaulis’e: “Bu defa Çankaya ’da, benim tam misafirim olacaksı­nız. Orada eviniz olacak. Kendi evinizde oturacaksınız. Kimi isterseniz görecek, neyi dilerseniz okuyacaksınız. Kendiniz, kendi rehberiniz olacaksınız ve gönlünüzce herşe- yi gördükten, istediğiniz biçimde inceledikten sonra, biz sizden tek bir şey isteyeceğiz: Ülkenizde bizi, şimdikinden daha iyi tanısınlar, safsataları bıraksınlar, bunu sağlayın bize. Tabiatıyle, siz de o dedikoduların sahteliğine inandığınız takdirde ”433 demiştir.

Altı ay aradan sonra, Berthe Gaulis tekrar Ankara’ya gelmişti. Bu süre içerisinde Millî Mücadele lehinde neşriyatta bulunması, Mustafa Kemal tarafından kendisine verilen önemi de artırmıştır. Bu yüzden bu gelişinde bizzat Mustafa Kemal Paşa onu kendi misafiri olarak Çankaya köşkünün bahçesinde bulunan evde ağırlayacaktı.


(Kaynak: Milli Mücadele’de Mustafa Kemal Paşa’nın Yabancılarla Temas ve Görüşmeleri / Cemal Güven)


İSLAM DÜNYASIYLA İLİŞKİLER

(14.11.1921)

Ankara'da Afgan Elçilik binasında Azerbaycan Elçisi Abilof onuruna bir şölen verilmiştir. Şölene baş­ta Mustafa Kemal Paşa olmak üzere Pus Elçisi, Ba­kanlar kurulu, milletvekilleri, doğu ülkeleri elçileri ve gazeteciler de katılmışlardır. Şölende Azerbaycan Elçisi Abilof'un söylevine Mustafa Kemal Paşa aşa­ğıdaki nutukla karşılık vermiştir.

Şölen 18’de başlamış, 22’de sona ermiştir.

Safir Hazretleri;

Şu davetiniz yek diğerini seven zevatı bir araya topla­dı. Bu telâkiden dolayı pek çok teşekkür ederim. Hakikaten bu gibi telâkiler, aramızda mevcut bulunan muhabbeti da­ha ziyade inkişaf ettirmektedir. Ankara’da bulunmakla biz- leri şereflendiren Sefir Hazretlerinin nutuklarındaki bir nok­taya temas edeceğim: AzerbaycanlIların mevcudiyet-i müstakileleri bizim için büyük bir şereftir. Azerbaycan’ın böyle bir istiklale nailiyetinden dolayı kendimizi mesut ad­detmekteyiz. Şark milletlerini müstakil olarak aramızda bu­lundurmaya bais olan Rus inkılabını hürmetle yadederim. Afgan hükümet ve milletinin Türkiye’ye karşı olan dostluğu pek kıymettardır.

İttihadımız Panislamizme matuf değildir; muzlumların zalimleri karşı ittihadıdır ve bunun mazhar-ı muvaffakiyet olacağından eminim. Türkiye, emperyalizme karşı müca­delesiyle hüsn-i misal olmuş ise, bundan pek büyük bir bahtiyarlık duyacağım.

Bu gecenin amili olan Sefir Hazretlerine teşekküratımı arzederim.

{Hakimiyeti Milliye, 15.11.1921)


(Kaynak: Atatürk Resmi Yayınlara Girmemiş Söylev, Demeç, Yazışma ve Söyleşileri / Sadi Borak)


AZERBAYCAN SEFİRİ ABİLOF ŞEREFİNE NUTUK*

(14 KASIM 1921)

Dün gece, evvelce haber verdiğimiz üzere Azerbaycan Sefiri şerefine Afgan Sefa- rethanesi’nde mükellef bir ziyafet çekilmiştir. [...] Ziyafette Başkumandan Paşa Haz­retleri, Azerbaycan ve Rus sefirleri ve Heyeti Vekile üyeleri bulunmuş ve samimi nu­tuklar söylenmiştir. [...] Abilof Hazretlerinin nutkundan biraz sonra Büyük Millet Meclisi Reisi ve Başkumandan Mustafa Kemal Paşa Hazretleri ayağa kalkarak aşa­ğıdaki nutku irat buyurdular:

Sefir Hazretleri,

Şu davetiniz yekdiğerini seven zevatı bir araya topladı. Bu buluşmadan dolayı pek çok teşekkür ederim. Hakikaten bu gibi buluşmalar, aramızda mevcut bulunan muhabbeti daha ziyade geliştirmektedir. Ankara’da bulunmakla bizleri şereflendiren Sefir Hazretleri’nin nutuklarındaki bir noktaya temas edeceğim: AzerbaycanlIların bağımsız mevcudiyetleri bizim için büyük bir şereftir. Azerbaycan'ın böyle bir ba­ğımsızlığa nail olmasından dolayı kendimizi mesut saymaktayız. Doğu milletlerini bağımsız olarak aramızda bulundurmaya sebep olan Rus inkılabını hürmetle yâd ede­rim. Afgan hükümet ve milletinin Türkiya'ya karşı olan dostluğu pek kıymetlidir.

Toplanmamız Panislamizme yönelik değildir; mazlumların zalimlere karşı birliği­dir ve bunun muvaffakiyete mazhar olacağından eminim. Türkiya, emperyalizme kar­şı mücadelesiyle iyi misal olmuş ise, bundan pek büyük bir bahtiyarlık duyacağım.

Bu gecenin etkeni olan Sefir Hazretleri'ne teşekkürlerimi arz ederim.


GUN GUN KUTULUS yazi.JPG