15 Ağustos 1920 Pazar

TBMM'de, milli savunma için herkesin taşınabilir malından onda birinin alınması önerildi. Bazı mebuslar, İstanbul'da haksız idam cezalan veren mahkeme üyelerinin öldürülmesi için yurttaşlara yetki verilmesini öngören kanun önerilerini yenilediler. Öneriler komisyona gönderildi. Ereğli ve Zonguldak'tan çıkarılan kömürler hakkında kayıtların kaldırıldığı, yıkanmış olan kömürlerden 3, yıkanmamış olanlardan 2 lira daha dış satım vergisi alınacağına ilişkin kanun


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan / Syf 176)


Belçika'nın İstanbul Temsilcisi Marghetitch, raporunda, Türklerin uygarlıkta ilerleyebileceklerini ileri sürenleri eleştirdi. Kızılordu ile Kemalist ordunun birleşmesi halinde Avrupa için büyük tehlike doğacağını belirtti, çözüm olarak, Anadolu'nun Bolşeviklere kapatılması için İtilaf ordusu tarafından işgal edilmesini ya da Türkiye'nin İtilaf kuvvetlerince idare edilmesini gösterdi.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan / Syf 176)


Annesi Zübeyde Hanım, Kayseri'ye iş için gitmekte olan Miltiyadi adında bir Rum tüccarla göndermek üzere Mustafa Kemal'e bir mektup yazdı. İstanbul'da işlerin çok durgun olduğunu, kimseden ödünç para alınamadığını anlatan Makbule Hanım, "Eğer Anadolu'daki bagiler tenkil edilmez ve oralardan def edilmezse burada halimiz haraptır. Çünkü hiç bir şey ne geliyor, ne de gidiyor. Mamafi, pek yakında hükümetin kuvvet ve satvetini görerek teslim olacaklarından hiç şüphe edilmesin. İnşallah o tarafa bir daha gelmemişler ve zararı size dokunmamıştır değil mi? Sulh muahedeniz de hamdolsun imza edildi." dedi. Mektubu getiren Miltiyadi, Mustafa Kemal'in şüphesi üzerine İstiklal Mahkemesi'nde yargılanacak, mektubun doğru olduğu anlaşılınca 19 Ekim'de beraat edecektir.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan / Syf 176)


İkdam: Venizelos'a suikast üzerine Atina'da kanlı olaylar


Journal d'Orient'dan Mustafa Kemal'in Ankara'da zevk ve safa içinde geçirdiği hayat...


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan / Syf 176)


İleri: Venizelos'un uğradığı suikast. Onun ölümünden sevinecek değiliz. Başına gelen felaketten üzülürüz. Bu üzüntümüz, siyasetine duyduğumuz nefreti engellemez.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan / Syf 176)



Alemdar: Cafer Tayyar maceracısı, milletin şerefiyle oynadı. Anadolu'da milletin varlığını emen Mustafa Kemal, ondan kat kat kötüdür.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan / Syf 176)


Poul Dumont Mustafa Kemal kitabında ‘Ruslarla İlişkileri’ anlatıyor:


Sevres Antlaşması’nın imzalanması sırasında, Kemal’in aylar önce Bolşeviklerle gizli anlaşma yaptığı, Müttefik istihbarat servislerinin ağzından düşmemektedir. Batılıların endişesini körüklemekteki katkıları büyük olmuştur. Sivas Kongresi’nden bu yana, onlar kızıl tehlike yelpazesini her fırsatta kullanmışlardır. Bunu da büyük bir ustalıkla, kararında yapmışlardır: Hayır ayaklanan Anadolu komünist değildir, ama eğer ümitsizliğe itilirse, dizginler elden kaçabilecektir.


Mustafa Kemal’in, Ankara’ya yeni gelmiş mebusların fikrini aldıktan sonra, adım atmaya ve Ruslara bir uzlaşma teklif etmeye karar vermesi için, Meclisi’nin açılmasını beklemesi gerekmiştir. Mustafa Kemal, karşılık olarak, beşmilyon altının bir kısmı ile Doğu Ordusu için yiyecek, sağlık malzemesi, modern silahları ve cephane istemektedir; bu yardım milli toprakların emperyalist güçleri kovmak ve emperyalizme karşı müşterek bir mücadele sürdürmekte kullanılacaktır. Bu özlü maddi yardıma karşılık olarak Ankara Hükumeti, Ruslara, Laflas ötesine ayak basmalarını kolaylaştıracak herşeyi yapmayı vaad etmektedir.


Bu mesaj yoğun bir diplomatik faaliyetin başlamasına sebep olmuştur. Nisan sonundan itibaren bir çok Kemalist heyet üst üste Rusya’ya gitmiştir. Bütün temsilcilerin talimatı aynıdır: Kafkasya Cumhuriyetlerinde istedikleri şekilde hareket etmeleri serbestisi karşılığında Bolşevik idarecilere askeri ve mali yardımda bulunmalarını teklif etmek.


Bu gizli pazarlıkların sonuç vermesi gecikmemiştir. Haziran başında Moskova’ya ilk gitmiş olan Halil Paşa Rusların iki milyon altın lira, 60 bin tüfek, 100 top ve büyük miktar cephane vermeyi kabul ettiğini bildirmiştir. Bu istenen miktardan azdır ama bunun ilk parti olduğu düşünülebilirdi. Fakat bununla beraber işin önemli güç bir yanı vardır: Sovyet idarecileri, Ermenistan’a bir Türk müdahalesini tasvip etmemekte ve Türklerin hak iddia ettikleri üç vilayet, Kars, Ardahan ve Batum’u işgal etmek üzere asker göndermek niyetindediler.


Dış işleri Halk Komiseri Çiçerin’in 3 Haziran tarihli mektubu görseldedir.


Çiçerin’in bu mektubu Ankara’da gerçek bir soğuk duş etkisi yapmıştır. Moskova öyle şartlar ileri sürmüştü ki, buna verilecek uygun cevap görüşmelerin kesilmesi olabilirdi. Bununla beraber, uzun uzadıya düşündükten sonra Mustafa Kemal esnek bir siyaset sergilemeyi seçmiştir. Zira Anadolu, içinde bulunduğu durum dolayısıyla Rus yardımından vazgeçemezdi. Mustafa Kemal Haziran sonunda Çiçerin’e Ankara hükumetinin geçici olarak Ermenistan’a askeri müdahaleden vazgeçtiğini ve hudur sorunlarını çözümlemek için Sovyetler Cumhuriyeti’nin işbirliğine güvendiğini yazmaktadır.


(Devamı yarın)


(Kaynak: Mustafa Kemal / Paul Demont / Syf 63)

GUN GUN KUTULUS yazi.JPG