15 Ağustos 1921

Dün başlayan Yunan genel harekatı devam etti. Kral Konstantin, ordusuna "Ankara'ya!" emrini verdi. Bugün kurban bayramının birinci günü, bayram namazına hazırlanan Batı Cephesi askerleri ve çevre köylerdeki halk, gece gelen emirle düşmanın ileri harekete geçtiğini öğrendi. Askerler bayramlaşamadan mevzilerine hareket ettiler. Adana yönünden gelen İkinci Kolordu, Sakarya ordusuna katılıyor. A.Papulas, süvari tugayına yarınki hareket için emrini verdi. Durgun ve sıcak bir havada ilerleyen Yunanlılar, hemen tamamı Türk olan 1 5.000 nüfuslu Sivrihisar'ı, Yunus Emre'nin doğduğu köy olan Sarıköy'ü işgal ettiler. Yunan genel karargahı Hamidiye'de kuruldu. Yunanların kesin amacı hakkında bir şey bilmeyen Türk Batı Cephesi Komutanlığı, yeni bazı tedbirler aldı, birliklerin konuşlarında değişiklikler yaptı.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Mustafa Kemal, Batı Cephesi Karargahı'ndan Milli Savunma Bakanlığı'na verdiği emirde, acele 3.000 silahlı er istedi. Verilen cevapta, 24 saat içinde ancak 800 silahlı ve eğitim görmüş erin cepheye yetiştirilebileceği, uzaklardan gelenlerin ancak yarın Ankara'ya yetişecekleri, depolarda otomobiller için 4, uçaklar için de 2 ton benzin bulunduğu bildirildi.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Ankara'da Kurban Bayramı: Hacıbayram Camii'nde kılınan bayram namazında Hükümet ileri gelenleri de hazır bulundu. Ordunun zaferi için yakarışta bulunuldu. Şehit Nazım Bey'in cami avlusundaki kabrinde fatiha okundu. BMM'nde, kutlamaları Meclis Başkan Vekili Dr. Adnan Bey kabul etti. Afgan ve Rus elçileri de Meclis'e gelerek bayramı kutladılar. Meclis önünde milli marşlar çalındı.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Bolu'da "Tenvir ve İrşat" Kurulu'nun yayın organı, haftada iki gün yayımlanacak olan Türkoğlu gazetesinin ilk sayısı: Ey Türkoğlu, senin namını yeryüzünden kaldırmak istiyorlar. Duracak zaman değildir, İleri... (Mithat Akif) Açıksöz: Sıratın sonu: Bugün kurban bayramı ama gönüller şen değil. Hepimiz, matemli bir havanın ağırlığı içinde teneffüs ediyoruz. Artık bütün kuvvetimizi ve bütün menbalarımızı toplayarak bir hamlede devirecek, zafer ve istiklal cennetine gireceğiz (İ.H.) -Anadolu'da umumi tezahürat ve vatanseverce heyecan (askere çağrılanların sevinçle askerlik şubelerine koştuğu). Hakimiyeti Milliye: Bayrama başlarken bile bayram sonunda gibiyiz. Milletin güçlü kuvvetli delikanlıları, analarından, atalarından, yavuklularından, yavrularından ayrı, siperler içinde düşmanı bekliyor. Elemler artık dinsin, yerlerine gülümser yüzlü bayramlar gelsin.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Vakit: Milli ordu sürekli kuvvet kazanıyor. Anadolu'da vatanperverce gösteriler. -15 kişilik bir Rus heyeti, Ankara'ya ı milyon altın ruble getirdi.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Başkomutan Mustafa Kemal Paşa’nın çok ağır yaralı olduğu yolunda gericilerin yaydığı söylentiler Anadolu’da yankılanıyordu. Padişahçıların ve halifecilerin bine bin katarak kulaklara fısıldadıklarını yalanlama çabaları olumlu sonuç vermiyordu. Halk duyduklarına inanıyor, kamu görevlilerince yapılan açıklamaları bir şaşırtma olarak nitelendiriyordu.

Mustafa Kemal Paşa yatakta dinlenmesini öneren doktorları dinlemiyor, göğsünü saran dayanılmaz ağrılara aldırmıyor, her fırsattan yararlanarak halka görünmeye çalışıyordu. Bir gün bir nikah törenine katılıyor, ertesi gün öğretmenlerin bir ilkokulda yapılan toplantısında bulunuyor, sık sık Meclis’e giderek Ankara’lılara görünüyordu.

Anadolu'nun her yöresinde silah altına alınanlar ilk iş olarak Ankara’da toplanıyordu. Dünya Savaşı’nın gün görmüş geçirmiş erleri ile İngiliz tutsak kamplarından yeni yırda dönen subaylar ve erler hemen cepheye gönderiliyor, acemi olanlar kısa bir eğitimden geçirildikten sonra cephenin yolunu tutuyorlardı. Bugünkü uğurlayıcılar arasında Mustafa Kemal Paşa’da vardı. Tren yavaş yavaş hareket ederken uğurlayıcıların umutsuz bir tedirginlik içinde oldukları yüzlerinden okunuyordu. Gidenlere şehit gözüyle bakılıyor dualara gözyaşları karışıyordu. Bu sırada karanlık düşünceler içindeki uğurlayıcılara dönen Başkomutan Mustafa Kemal Paşa’nın sesini yükselttiği duyuldu: ‘Evet arkadaşlar zafer bizimdir! Askerlerimiz savaşı benimsemiş ve geleceğimize sahip çıkmıştır.’


(Kaynak: Sakarya / Alptekin Müderrisoğlu / Syf 64)

GUN GUN KUTULUS yazi.JPG