15 Aralık 1919 Pazartesi

Mustafa Kemal, Urfa mutasarrıfının 13 tarihli başvurusuna verdiği cevapta, Hükumet’in şeref ve haysiyetinin korunmasına özen gösterilmesini, uluslarara­sı hukuka, ateşkes anlaşmasına aykırı en ufak bir hareketin bile protesto edil­mesinden çekinilmemesini, millî teşkilatın güçlendirilmesini, Fransızlar ve Er- meniler sebep olmadıkça silahlı saldırı yapılmamasını istedi; yakında Güneydoğu’nun Fransızlar tarafından boşaltılabileceğini duyurdu.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 279)


Fransızların Doğu Bölgesi Komutanı General Operette, halkı yatıştırmak ve Fransızların bozulan durumunu düzeltmek amacıyla, 1500 kişilik kuvvetiyle Maraş’a geldi; şehrin ileri gelenlerini ve memurları toplayarak bir konuşma yaptı. “Fransızlardan korkmaya lüzum yok. Yollar yapacağız. Refah ve saadeti sağlayacağız. Herhalde' paraya ve Fransa gibi bir manda idarecisine ihtiyacınız var” dedi. Generale cevap veren Ali Sezai Efendi: “Memurlarımızın maaşı dol­gundur. Şikâyet eden yok!” dedi, işgalin ateşkes hükümlerine aykırı olduğunu söyledi. Yarından sonra 447 kişinin imzasını taşıyan bir protesto metni Muta­sarrıflığa verilecektir.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 279)


11 Aralık’ta Konya-Ereğli İstasyonu’na gelen bir Fransız subayı ve 2 eri, Kuvayı Milliye tarafından yapılan ihtar üzerine geri döndü.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 279)


Robeck’in raporu: “Geçende, Sultan benimle konuşmak istedi. Soru sormak için değil, kendi yerini ve durumunu düşündüğünden, Fransız ve İtalyan yüksek komiserlerini topladım. Bu görüşmenin faydasız olacağını söylediler. Sultan kendisini bize teslim etti. Çünkü tek dayanağı Majesteleri Hükume­tedir. Sultan barışın gerekliliğinden çok, Türkiye’nin bugünkü durumunun devamını düşünmektedir.” Robeck, görüşme isteğini reddettiğini de bildirdi. Kendisine “iyi ettiniz” cevabı verilecektir.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 279)


Gökalp’in Malta’dan kızlarına mektubu: “Şimdi Vardela denilen yerdeyiz... Tekyede cuma günü akşamları musikî dinliyoruz. Konferans salonumuz gayet geniş. Konferanslara da devam ediyoruz. Herkes bir lisan öğrenmekle meş­gul... Sulh yaklaşıyor. İnşallah sulh olduktan sonra kavuşacağız. Daha evvel ka­vuşacağımıza dair söylenen sözlere inanamıyorum”


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 279)


Alemdar’da R. Cevat: İstanbul seçiminin arefesinde: İkinci seçmenler, seçe­cekleri kişilerle memleketi kurtarmak istiyorlarsa, İttihat ve Terakki’ye temas etmiş adamlara reylerini vermemelidirler.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 279)

GUN GUN KUTULUS yazi.JPG