15 Haziran 1919 Pazar

Bergama Yunan işgalinden kurtarıldı. Dün şehri çeviren 60 nizamiye eri ve çevreden yetişen 500 gönüllü, 3 gün önce işgal edilmiş olan Bergama’yı bir baskınla geri aldı. Olay Türklerin moralini yükseltti. Dikili’ye gitmekte iken dün esir alınan Yunan iaşe kolundaki erlerin çoğu öldürüldü. Yunanlılar bu olayın acısını Bergama’yı 19 Haziran’da tekrar işgal ederek, Bergama ve Menemen’de katliam yaparak çıkaracaklardır.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan / Syf 322)


Mustafa Kemal Diyarbakır Valiliği’nin 8 Haziran tarihli yazısına cevap vererek, Kürt Kulübü’nün kuruluşuna izin verilmeyişini uygun gördüğünü bildirdi. Ancak bunun yerine Kürt Kulübü üyeleriyle görüşülüp uzlaşılarak Diyarbakır’ı ve çevresinde Müdafaa i Hukuk-u Milliye ve Redd-i İlhak derneklerinin kurulmasını tavsiye etti. Bu derneklerde her türlü görüş sahibinin birleştiğini yazdı.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan / Syf 322)


Mustafa Kemal Karabekir’e, İngilizler’in 13.Kolordu’yu dağıtmak istediğini bildirdi. ‘Hükumetin her teklif ve müdahale karşısında mukavemetsizliği cidden esef verici ve şaşırtıcıdır kardeşim.’


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan / Syf 323)


Hükumetin hazırladığı talimata göre bütün ordu birlikleri, 3 müfettişliğe ayrıldı. Birinci ordu müfettişliği İstanbul’da, ikinci ordu müfettişliği Konya’da bulunuyor. Üçüncü ordu müfettişliği de Mustafa Kemal’in görevli olduğu 9.Ordu birlikleridir.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan / Syf 323)


Kastamonu’da Açıksöz gazetesinin ilk sayısı çıktı. Şimdilik haftada bir yayımlanan gazete, Kurtuluş Savaşı boyunca bağımsızlık için yayın yapacaktır. ‘Her kalp, particilikten, şahsi ihtiraslardan uzak, hak ve hakikat sesleri işitmek istiyor. Gazetemiz bu görevi yerine getirecektir.’


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan / Syf 323)


Erol Mütercimler'in Fikrimizin Rehberi kitabında Amasya'da gelişen bir olay şöyle anlatılır;


Amasya postanesini memurlarına posta ve telgraf müdürü Refik Halit Karay tarafından görevlerine son verildiği bildirilir. Gösterilen gerekçe de Mustafa Kemal Paşa’yı Amasya’da karşılamaları ve postaneyi terk etmeleridir.


Postanede durum şok etkisi yapar. Üstelik görevlerini Tokat Postanesi’nden gelecek olan memurlara terk etmeleri istenmektedir.


Olayları Amasya Posta ve Telgrafhanesinde çalışan Abdurrahman Rahmi şöyle anlatıyor:


‘Görevden alınmamızı, Mustafa Kemal’e iletmek üzere müdürümüz Mehmet Ali bey; Saraydüzü Kışlası’na gitti.


Dönüşte olayları şöyle anlattı: ‘Paşa Hazretleri bir masanın arkasında oturuyordu. Ben konuyu önüme bakarak anlatıyordum.


Sözlerimi bitirdikten sonra yüzüne baktım, cevap bekliyordum. Kaşlarını çattı ve sağ elini bana uzatarak;


''Telgrafçı arkadaşlarına selamlarımı söyle. Ben vazifelerine devamlarını istiyorum! Tokat’tan gelecek olanlar postaneye sokulmayacaklardır! Müsterih olun!’’ '


Bunun üzerine Mustafa Kemal ile Posta Telgraf Umum Müdürü Refik Halit Karay arasındaki ipler iyice kopacaktır.


Mustafa Kemal halkla olağanüstü bir beceriyle iletişim kurmayı becermiştir. İkinci büyük başarısı da telgrafla haberleşmeyi 24 saate yayarak neredeyse her dakika başı bir telgraf çekmesi ve böylece gelişmelerden anında hem haberdar olması hem de karşı tarafları bilgilendirerek onların da uyanık kalmalarını sağlamasıdır.


Amasya’da da telgrafhane kaldığı Saraydüzü Kışlası’na uzaktır, aynı zamanda da İstanbul ile köprüler atılmıştır. Bu nedenle Mustafa Kemal kışla içinde bir telgrafhane kurulması emrini verir. Amasya’da kaldığı süre içinde de özel telgrafçı olarak Amasya telgrafhanesinde çalışan Abdurrahman Rahmi seçilmiştir.


Kurtuluş Savaşı’nı zafere ulaştıran önemli etken olan telgraf ağı yaratılan zorluklara karşın nasıl işlediğini telgraf memurundan dinleyelim:


''İstanbul’u Kastamonu merkezi üzerinden temin edebiliyorduk. Kastamonu’da İstanbul’u kolay kolay bağlamıyordu. Kastamonu merkezdeki meslektaşlarımla kurduğum özel ilişki ile gerçeği öğrenmiştim. Kastamonu müdürünün Ferit beyin İtilafçılardan olduğunu ve Mustafa Kemal Paşa’nın İstanbul ile haberleşmesine engel olunmasını emir verdiğini öğrendim.''


Bunun üzerine Mustafa Kemal Kastamonu merkez memurlarının isimlerinin verilmesini ister. Kısa bir süre sonra Kuvvacılar Kastamonu postanesini basacaklar, itilafçı memurlar tasfiye edilerek yerlerine Mustafa Kemal’in emirlerine uyacak olan kişiler yerleştirilecektir.


(Kaynak: Fikrimizin Rehberi / Erol Mütercimler / syf 541)

GUN GUN KUTULUS yazi.JPG