15 Mart 1921

Talat Paşa Salamon Tayliyran adındaki bir Ermeni genç tarafından Berlin'de vurularak öldürüldü. Üniversite öğrencisi olan genç, Talat Paşa'nın, ana-babasını öldürttüğünü, intikam almaya ahdetmiş olduğunu, bu nedenle onu iki yıldır izlediğini söyledi. Cenazesi ı g'da kaldırılacak olan Talat Paşa, İttihat ve Terakki'nin kurucularındandı ve adı bu partiyle ilgili olarak ön sırada anılıyordu. 191 5'te Anadolu'dan 6oo.ooo ya da daha fazla Ermeni'nin göç ettirilmesi olayında İçişleri Bakanı'ydı ve Şubat ıgı7'de Başbakanlığa gelmişti. Savaşın yenilgiyle bitmesi üzerine diğer İttihatçı liderlerle birlikte 2/3 Kasım ıgı8'de bir Alman denizaltısıyla İstanbul'dan kaçmış ve Berlin'e yerleşmişti. Ermeni intikamcılar, aynı şekilde Cemal Paşa'yı Tifiis'te, Sait Halim Paşa'yı Roma'da, Bahattin Şakir Bey'i Berlin'de öldüreceklerdir.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan)


Tevfik Paşa, İngiliz Dışişleri Bakanı Curzon'la görüştü; Padişah'ın İngiltere ile işbirliği ve ittifak yapmak istediğini, Bekir Sami Bey'i ılımlı bulduğu için Ankara delegeleri ile işbirliği yaptığını söyledi ve Midye-Enez hattının kabul edilmesini istedi. Curzon, müttefiklerinden ayrı bir tutum takınamayacaklarını, Sevr Anlaşması imzalanırsa, Trakya konusunda bir istisna yapılabileceğini söyledi. Curzon görüşmeyi İstanbul'a telledi. Bekir Sami Bey ile Cavit Bey, her konuda anlaşıyorlar. Bekir Sami Bey, Ankara'ya gidince nüfuzlu kişilerle konuşup "her şeyi temine" çalışacağına söz veriyor.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan)


Açıksöz: Batum'a kahraman ordumuz girdi. Türklerin yüzünün güleceği günler geliyor. Varolsun ordumuz ve halkımızın mukaddes birliği! -Kürdistan aşiret reislerinin bağlılık telgrafları. Hakimiyeti Milliye: Padişah Sevr Anlaşması'nı bir kere daha kabul ediyor. Hem de ne zaman? Curzon bile bu hakaretin tarziyesine lüzum gördükten sonra! Gaye-i Milliye: Kürtlerin sadakati. Aşiret reislerinin devletler murahhaslarına ve Bekir Sami Bey'e çektikleri telgraflar


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan)


“ Mehmet Talat. 1874’te Edirne’de doğmuştur. Edirne Askeri Rüştiyesi’ni bitirdikten sonra Edirne Posta ve Telgraf Müdürlüğünde katiplikle hayata atılmış, II. Abdülhamit ‘e karşı verdiği mücadeleden dolayı hapse girmiş çıkmış, devlet memurluklarında bulunmuş, Osmanlı Hürriyet Cemiyeti’nin kurucuları arasında yer almış, sonra bu cemiyet İttihat ve Terakki ile birleştirmiştir. 1908’de İkinci Meşrutiyetin ilanından sonraki Mebusan Meclisi’ne Edirne Mebusu olarak katılmış, Meclis’te Birinci Reis Vekilliğine getirilmiş, kabinelerde bakan olarak görev almış, 1913’de Bab-ı Ali Baskını ile yönetime doğrudan el koymuştur. İttihat ve Terakki tam olarak iktidara oturmuştur. Birinci Dünya Savaşı sırasında Enver, Talat ve Celal Paşalar arasında tam bir uyum olmamış, Enver Paşa askeri kanada dayanmaya çalışırken , Talat Paşa sivil örgütler olan İttihat ve Terakki Merkez-i Umumi’si ile Meclis’te dayanmaya çalışmıştır. Sait Halim Paşa’nın istifası üzerine 4 Şubat 1917’de Sadrazam olmuştur. V. Mehmet Reşat ölünce yerine Vahdettin geçmiş, Talat Paşa da yeni Padişah’a istifasını sunmuştur. 8 Temmuz 1918’de tekrar Sadrazamlığa atanmışsa da, Mondros Mütarekesi’nin imzalanması üzerine tekrar istifa etmiş ve sonra da bir Alman gemisiyle Türkiye’yi terk etmiş, 15 Mart 1921’de Sogomon Teyleryan adlı bir Ermeni genci tarafından öldürülmüştür.


“ Talat Paşa, Türkiye’nin kurtuluşunu kişisel bir sorun gibi değil, bir toplumun başarısının ürünü gibi düşünmekte idi. Anadolu görevini, Türklüğün büyük ruhuna yakışan bir şekilde yaparken, diğer tarafta Talat Paşa ve benzeri vatan çocukları da, amaca ulaşmayı sağlayacak sebepleri olgunlaştırmaya çalışmaktaydı. Kapitalizm ve Emperyalizm dünyasına karşı bütün İslam dünyasının kıyamını sağlayacak nedenleri, oluşturmaya ve olgunlaştırmaya uğraşmaktaydı.” Talat Paşa ile ilgili Yeni Gün’ün bu olumlu yorumundan sonra, ilk haber Talat Paşa’nın öldürüldüğü üzerineydi. Yeni Gün’e göre, “ Türkiye tarihinin belki en büyük sayfalarını yaratmış olan Talat Paşa’yı kanlı bir sonun bekleyeceği tahmin edilebilirdi. Fakat Paşa’nın bütün faaliyetlerini Türklerin ve Türkiye’nin kurtuluşu için harcadığı bir zamanda öleceğini hiç kimse düşünmek istemezdi” O yüzden Yeni Gün 5 Nisan nüshasını Talat Paşa’nın adına bir matem nüshası olarak yayınlamıştır.


KURTULUŞ SAVAŞINDA ANADOLU’DA YENİ GÜN / NURETTİN GÜLMEZ / 453-454

GUN GUN KUTULUS yazi.JPG