16 Şubat 1920 Pazartesi

İkinci Anzavur Ayaklanması... Anzavur’un adamları olan Şah İsmail ve Gâvur İmam, köylerden toplanmış 200 silahlı, 1.000’den fazla baltalı bıçaklı ve sopalı isyancı ile Biga’yı bastılar. Edremit eski Kaymakamı Hamdi Bey, isyancıların adamı olan Kara Hasan Çetesi’ni hapishanede imha ettirdi. Buna karşılık is­yancılar Biga’da katliam yaptılar. Saray ve İngilizler tarafından desteklenen Anzavur Ahmet, ilk kez 21 Eylül’de ayaklanmış, millî kuvvetleri Kasım sonuna kadar uğraştırmıştı. Yarın Biga’ya gelecek olan Anzavur, 8 Nisan’da Padişah tarafından paşalık rütbesiyle Balıkesir Mutasarrıflığı’na atanacak, 16 Nisan’da Çerkez Ethem kuvvetleri tarafından bastırılacaktır. Anzavur Ahmet, Kuvayı İnzibatiye ile birlikte Üçüncü kez Adapazarı’nda ortaya çıkacak, başarı sağlaya­mayacak ve yaralı olarak İstanbul’a kaçmak zorunda kalacaktır.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 378)


Türk gönüllü birlikleri, Maraş’tan İslahiye’ye çekilen Fransız birliğine yolda 2.000 ölü verdirdi. İki gündür İslahiye’de dinlenmekte ve döküntülerini topla­makta olan Fransız birliğinden bir kısım, yanlarında 4 Türk rehineyle Adana yönüne hareket etti. Namık takma adını kullanan Urfa Kuvayı Milliye Komutanı Ali Saip Bey, Urfa’nın küçük bir bölümüne sıkıştırılmış olan Fransız kuvvetlerine teslim ol çağrısı yaptıysa da olumsuz cevap aldı.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 378)


Şehrin kurtuluşundan sonra Maraş’ta kalan Ermenilerin liderleri, İçişleri Ba­kanlığı'na çektikleri telgrafta, Fransızlardan yakındılar. Buna göre, Fransızlar şehre gelince Türklere dost olan Ermenileri sıkıştırdılar, Ermeni gençleri zorla silahlandırdılar, evleri ve kiliseleri zorla işgal ettiler. Ermeni liderler, telgrafta, Fransızlar gittikten sonra Türklerle bir arada, güvenlik içinde yaşadıklarım bil­dirdiler. (İrade i Milliye: “Ne inanmak, ne de inanmamak istiyoruz!”)


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 378)


Mustafa Kemal, Burdur Askerlik Şubesi başkanına gönderdiği telgrafta, Kuvayı Milliye’nin hareket ve girişimleri hakkında, sık temas edildiği anlaşılan İtalyanlara bilgi verilmemesini, İtalyanların yurdu haksız olarak işgal altında bu­lunduran İtilaf Devletleri’nden biri olduğunun göz önünde bulundurulmasını istedi. Mustafa Kemal, yarından son­ra da Refet Bey’den, Antalya ve Burdur çevresinde bazı kişilerin İtalyanlarla zararlı ilişkilerine engel olunmasını isteyecektir.

(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 378)


Londra Konferansında tartışmalar: Kapitülasyonların adlî işlere de uzatılabi­leceği görüşüldü. Lord Curzon ile Lloyd George, “Biz neye karar verirsek Türkler onu kabule mecburdurlar” diyor. “İzmir’e bir Türk bayrağı asarak Türk varlığını kabul etmiş görünelim” Dışişleri Bakanı Curzon’un İstanbul Yüksek Komiserine teli: İstanbul’un Türklerde kalmasına karar verildi. Ama Anadolu’daki saldırılara ve Ermeni katline son verilmezse, barış şartları Türkler aleyhine çevrilebilir. Berthelot, bir Pontos devleti kurulmasını gülünç buluyor. Fransız diplomat, Pontos devletinin kurulması söz konusu olan bölgede, Rum nüfusun yalnızca % 5 olduğunu açık­lıyor. Komisyon, karardan önce, durumun askerî bir kurula incelettirilmesini kararlaştırıyor.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 378)


Karabekir, Kontrol Subayı Albay Ravvlinson’u ziyaret etti. Karabekir’e pek “bedbin” görünen Rawlinson, Kafkaslardan hiç bir haber alamadığından ya­kındı. Karabekir’e ne gibi haberler alındığını sordu. “Hudut harici ile ilgilen­miyoruz” cevabını alınca da birkaç Türk subayı gönderilirse masraflarını ken­disinin ödeyeceğini bildirdi. İngilizler, Türkleri Kafkaslarda Bolşeviklere karşı kullanmanın zeminini yokluyorlar.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 378)


Mebuslar Meclisi’nde Edirne Mebusu Şeref Bey, İzmir’in işgalinde gösterdiği ihmalden dolayı Damat Ferit Hükümeti’nin yargılanmasını önerdi. Bazı me­buslar da ağır sansür ve doğal olmayan yargılamalar hakkında Hükümet’e so­rular yöneltirler. Felah-ı Vatan Grubu’nun Misak-ı Millî Programı tartışıldı.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 378)


1.Londra Konferansı hakkında


İtilaf devletleri batı ve güney cephelerinde Türk milletinin kararlı bir direnişe geçmesi ile yeni kararlar almaya yöneldi. Bunun üzere Türkiye meseleleri, 12 Şubat 1920’de toplanan ilk Londra Konferansı’na getirildi. Konferansa; İngiltere adına Lloyd George, Lord Curzon ve yazman olarak ta M. Hankey, Fransa adına Başbakan Millerand, Berthelot ve yazman Bearn, İtalya adına Başbakan Nitti ve yazman Trombetti katıldı.


Lord Curzon, 14 Şubat 1920 tarihli oturumda müttefik devlet temsilcilerince kabul edilmiş olan temel ilkeleri sıralarken "Bağımsız bir Ermenistan kurmakla yükümlü bulunduklarını" hatırlatma ihtiyacı duymuştu. Yapılan görüşmeler sonunda Türk milli direnişinin gün geçtikçe kuvvetlenmesi ve İngilizlerin bu gücü yok etmek için o sıralarda yeterince kuvvete sahip olmaması karşısında Lloyd George İstanbul’un Türklere bırakıldığına dair olan kararı kabul etmek zorunda kaldı. İşte bu karar 16 Şubat’ta İstanbul’daki Yüksek komiser Amiral Robeck’e bildirildi ve açıklanmasına da izin verildi.


(Kaynak: MİLLİ MÜCADELE DÖNEMİNDE BİRİNCİ (1920) VE İKİNCİ (1921) LONDRA KONFERANSLARI / SAMET KILIÇ / www.eba.gov.tr)

GUN GUN KUTULUS yazi.JPG