16 Haziran 1921

Ankara Hükümeti'nin İstanbul'da temsilciliğini yapan Kızılay İkinci Başkanı Hamit Bey, Dışişleri Bakanlığı'na İstanbul'da İngilizlerin en büyük makamını temsilen birinin kendisine gelerek seri bir barışa ulaşmak için görüşmelere hazır olduklarından Mustafa Kemal ile hemen ilişkiye girişmek istediklerini söylediğini bildirdi. Cevap: 21 : Müzakereye hazırız. Gizli mi açık mı? Kiminle yapacağız?


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


İngiltere'nin Atina Elçisi Lord Granville'den Dışişleri Bakanı Lord Curzon'a tel: Mustafa Kemal'in önerileri göz boyamadır. Yunanistan'a yardım yapılacaksa hemen yapılmalıdır. Müttefikler İstanbul'dan çekilirse Yunanlılar buraya yürüyebilirler. İstanbul'a yürümek Kral Konstantin için pek çekici olacaktır. Avam Kamarası'nda dün başlayan Türkiye hakkındaki tartışmalar devam etti. İngiliz Donanma Bakanlığı, Dışişleri'ne yazısında, İstanbul deniz üssü olduğu sürece Anadolu kıyılarının abluka edilebileceğini, ancak Bolşeviklerle Kemalistlerin karadan kurdukları bağlantı kesilmezse böyle bir ablukanın etkili olup olamayacağı konusunun incelenmesi gerektiğini bildirdi


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


İngiliz Dışişleri Bakanı Curzon, yeniden İngiltere'nin Washington Elçiliği'ne başvurdu. "Malta'da tutuklu Ermeni kırımından sanık Türklerin listesini gönderiyoruz. Bunlarla ilgili Amerikan Hükümet belgelerinde delil varsa gönderiniz." Cevap 13 Temmuz: Belgelere baktık, işe yarar hiç bir delil bulamadık.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Yunanistan'ın Anadolu'daki işgal kuvvetleri komutanı Papulas, kurmay başkanı Pallis, Yarbay Sariyanis, İzmir Karşıyaka'da Kral Konstantin'e, yapacakları Kütahya harekatının planlarını anlattılar. Toplantıda Genelkurmay Başkanı Dusmanis, Emekli Tümgeneral Stratigos da hazır bulundu. Kabul edilen plan yarın birliklere gönderilecek. Kral Herki günlerde harekat planı üzerinde bazı değişiklikler yapmak isteyecek fakat bunu başaramayacaktır. Yunan Kralı, 1 2 Haziran'da, ordunun komutasını ele almak üzere gösterişli törenlerle İzmir'e gelmişti. Yunan resmi tebliği: 175.000 Yunanlı karşısında yalnız 60.000 Türk var...


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Peyamı Sabah' ta Ali Kemal: Yunanistan'ı yensek bile İtilaf Devletleri'ne kılıç çekemeyiz. Bir an önce barış yapılmalıdır. Ankara'dakiler barış istemiyor. Bu millete yazıktır.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)



Selim Erdoğan ‘Sakarya’ kitabında anlatıyor:


‘Kral hazretleri,


Türklerin tek üstünlüğü ağız topçusudur. Buna rağmen Yunan ordusunun tüfek ve top miktarı açısından büyük üstünlüğü vardır. Ayrıca Türk ordusu hava keşfi, hava muharebesi ve hızlı ikmal gibi konulşarda da çok önemli bir dezavantaja sahiptir. Türk Ordusu’nun Kütahya Güneyi ve Eskişehir batısında hazırladığı kuvvetli tahkimatların yanı sıra, bu iki cephe arasında uzanan yaklaşık elli kilometrelik dağ silsilesi de taarruz için önemli bir engeldir. Bu sağlam tahkimata çatmak hem zayiatı artıracak hem de Türk Ordusu’na çekilme, toparlanma imkanları sunacaktır. Bu durumda yapılması gereken cepheden taarruz değil, bir kuşatma harekatıdır.’


Kurmay Başkanı Albay Pallis kıta komutanlarının gözlemleri ile istihbarat bulgularının değerlendirilmesi neticesinde ulaşılan sonuçları ve Savaş Meclisinin harekat kararını İzmir’de Genelkurmay Başkanı General Dusmanis, hükümet askeri gözlemcisi General Stratigos, Ordu Komutanı General Papoulas ve Harekat Şube Müdürü Albay Sarıyanis’le birlikte Kral Konstantin’e sunmaktadır:


‘Aslolan Türklerin bizden bir cephe taarruzu beklemesidir. Bu sırada biz yapacağımızı geniş bir çevirme harekatıyla Türkleri istediğimiz yerde, onların zayıf noktalarında muharebeye mecbur edeceğiz. Cephe gerisiyle olan bağlantıları, ulaştırma ve ikmal yolları da kesilecek. Burada önemli olan farklı yönlerinden harekete geçecek tümenlerin zamanlamalarını doğru yapmasıdır. Türkler kuşatmayı fark ettiğinde iş işten geçmiş olmalı. Bu esaslara dayanan ayrıntılı ordu emri, onayınız halinde, derhal kıtalara tebliğ edilecektir. Arz ederim.’


General Papoulas 16 Haziran’da Kral Konseyinin ertesi günü Uşak’taki karargahından kolordu ve gruplara gönderdiği emirle harekat planını açıklar:


‘Güney Tümenler Grubu önce Afyon ve çevresini ele geçirip bu kesimdeki Türk emniyet birliklerini imha edecek, daha sonra burada güvenliği az miktarda kuvvetle sağlayıp Konya yönü örtüldükten sonra, asıl güçle kuzey-kuzeydoğu yönünde durmaksızın ilerleyecektir. 2.Kolordu önce kuzeybatıda Elmalı Dağları’na süratle zapt edecektir. 1.Kolordu da onun hemen sağ yanındaki tepeleri işgal edip aynı hizaya gelecektir. Hedef öncelikli olarak Kütahya mevziilerini doğudan kuşatmaktır. Türklerin cephe taarruzuna uğradıklarını sanmaları ve Kütahya müstahkem mevkiinde olabildiğince çok kuvvet bulundurmaları için 9.Tümen Gediz bölgesinden hem güney kanadı örtme hem de yanıltma taarruzları yapacaktır.’


Yunanların yağmaya çalıştığı; Eskişehir’e batıdan iki tümenle, Kütahya’ya batıdan iki, cepheden iki tümenle taarruz ederek Türk ordusunu oyalamak, bu sırada kesin sonucu dört tümenle doğudan yapacağı kuşatmada aramaktır. Eksik mevcutlu 9.Tümen ve süvari tugayı da harekatın emniyetini sağlayacaktır.


(Kaynak: Sakarya / Selim Erdoğan / Syf 68)


Londra’da çıkan “Islamic News” (İslam Haberleri) Dergisi’nin 16 Haziran 1921 tarihli 33. Sayısında, Madame Gaulis’in İnönü Cephesinde gördüklerini anlattığı makalesinde “ Söğüt kasabasından bir iskelet kaldığı, Ertuğrul Gazi Türbesi’nin bile geri çekilen Yunanlıların vandalizminden kurtulamadığı. Yunan tutsaklarından bazılarının bunları bize İngilizler yaptırdı.’ Dediği yazılmaktadır.


İstihbarat çalışmalarında maske görevleri olarak gazeteci, arkeolog, sağlıkçı, iş adamı meslek grupları ile misyonerlik veya hayır işlerinin kullanıldığı sık görülmektedir. Dönemin şartlarının tüm olumsuzluklarına karşın, sivil yabancıların faaliyetlerinin, askeri ve mülki makamlarca dikkatlice takip edildiği anlaşılmaktadır. Üçüncü olayda yazara izin verilerek, yabancı gözüyle gerçeklerin dış basında yer almasının sağlandığı, dolayısıyla karşı propagandanın yapılmasıyla, kamuoyunun düşman aleyhine dönmesinin amaçlandığı söylenebilir.


MİLLİ MÜCADELE DÖNEMİ İSTİHBARAT FAALİYETLERİ / SERDAR YURTSEVER / 191-192

GUN GUN KUTULUS yazi.JPG