17 Haziran 1921


Koçkiri isyanı bastırıldı. Ayaklanmanın önderlerinden Haydar Bey'in kardeşi Alişan ve 32 arkadaşı teslim oldu. Teslim olan toplam 5oo'den fazla kişi yargılanmak üzere Sivas'a gönderilecek. Geniş bir bölgeye yayılmış olan ve 5000 nüfusu bulunan aşiretin isyanı Kürtlere bazı konularda özerklik tanınması isteğiyle bu yılın 5 Martında Sivas'ın İmranlı kasabasında başlamış, Nurettin Paşa komutasındaki Merkez Ordusu, isyancılar üzerine sert bastırma hareketleri düzenlemişti. Nurettin Paşa'nın 24 Mayıs tarihli raporuna göre 500 kişi öldürülmüştü. Suçsuz halka da sert davrandığı gerekçesiyle Meclis'te Nurettin Paşa hakkında sert eleştirilerde bulunulacak, araştırma komisyonu kurulacak, görevinden alınan Paşa'nın Mustafa Kemal'in çabasıyla mahkemeye verilmesinden vaz geçilecektir.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Cavit Bey'in Dr. Nazım'dan bugün aldığı mektupta, Dr. Nazım'ın Enver Paşa ile birlikte çalışmaya karar verdiği, onu yapabileceği taşkınlıklardan koruyacağı, Fransızca bir gazete çıkarmaya niyetli oldukları ve bunu Hüseyin Cahit'le Cavit Bey'in yapması önerisi... Cavit Bey'in l8'de cevabı: Burada yayımlanan Turkey gazetesine yardım ederseniz, hem bu gazete yaşatılmış olur, hem de, Bolşevik olmamak şartıyla her şey bu vasıtayla yayımlanabilir.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Mustafa Kemal, Fransa’yla İngiltere arasında giderek artan çıkar çekişmesi nedeniyle, yakın bir gelecekte yeni bir anlaşma önerisiyle karşılaşacağını anlamıştı. Nitekim çok beklemedi. Fransa, 1921 Haziran’ında Ankara’ya Franklin Bouillon adında eski bir bakanı yarı resmi temsilci olarak gönderdi. İngiltere’nin denetimi altında Anadolu’da genişleyen Yunan yayılması, Fransa’yı rahatsız ediyordu. Ayrıca, Anadolu’da artık yükselen güç Ankara’ydı. Türklerin kararlılığı ve söyledikleri yapabilme gücü ortadaydı. Yunan Ordusu’nun, Anadolu’da tutunamayacağı anlaşılmaya başlanmıştı. Fransa’nın, Suriye’de kalıcı bir ordu tutarken, Güney Anadolu’da çatışma sürdürecek gücü kalmamıştı. Bekir Sami olayına karşın, Ankara’yı, Osmanlı’dan gelen alışkanlıklar nedeniyle ekonomik ayrıcalık tanımaya ikna edeceklerini düşünüyorlardı, “ iyi dövüşen “ ancak “ ekonomiden anlamayan “ Türk Komutanlardan bu konuda, uzun süreli, bilinçli bir ulusal direnç beklemiyorlardı. Ortadoğu’daki depolarında bol miktarda bulunan ve Fransa’ya taşınması masraflı olan, savaş artığı silah ve malzemeyi, silaha gereksinimi olan Türklere satacaklar, karşılığında yeni bir kapitülasyon anlaşması imzalatacaklardı. Fransız Hükümetinin hesabı buydu.


Ankara’da, siyasi bağımsızlık istenci yanında, hiç düşünmedikleri ekonomik bağımsızlık bilinciyle karşılaştılar. Franklin Bouillon, hayranlıkla karışık bir şaşkınlık içinde Mustafa Kemal’in siyasetten ekonomiye, askerlikten kültüre her alanı içine alan, tam bağımsızlık’la ilgili uzun açıklamalarını dinledi. Türk ulusunu “ peşinden sürükleyen” bu generalin, Misakı Milli sınırları içinde yeni bir ulus yaratmaya karar verdiğini görmüş, sahip olduğu ulusal bilincin bu amacı gerçekleştirebilecek düzeyde olduğunu anlamıştı. Bağdat demiryolunun Suriye sınırındaki kimi kısa bölümlerinde, küçük işletme önceliklerinden başka hiçbir ekonomi ayrıcalık elde edemedi. Buna karşın, 1Türklere ihtiyaçları olan her şeyi veren” bir anlaşma taslağını hükümetine götürdü ve bu taslak kabul edilerek 20 Ekim 1921’de Ankara’da imzalandı.


ÜLKEYE ADANMIŞ BİR YAŞAM 1 MUTEFA KEMAL VE KURTILUŞ SAVAŞI / METİN AYDOĞAN / 350-351


GUN GUN KUTULUS yazi.JPG