18 Aralık 1919 Perşembe

(17 Aralık 1919 tarihli gönderinin devamı)


Mazhar Müfit anlatıyor:


Hareketimiz günü sabah sekizde bankaya gittik. Bitlis valisi sabıkı imzasıyla bir senet tanzim edildi, Bedri bey de tüccardan diye kefil oldu, bin lirayı aldık. Karargaha geldiğimiz zaman hareket etmek üzereydiler. Otomobillere bindik, en önde hareket müdürü Hüsrev Bey, ben, yüz başı Bedri ve Hakkı Behiç Bey’lerin bulunduğu otomobil ve sonra Paşa’nın ve arkasından heyetten bazı zevatın otomobilleri, karargah mektebi sultaninin önünden hareket ettik. Tarih 18 Aralık 1919 Perşembe sabahı saat dokuzdur.


Mektebin önünde halk toplanmıştı. Hava çok soğuktu ve kar yağmakta idi. Biz üç otomobille yola revan olduk. Otomobiller açık olduğundan kar içinde gidiyorduk. Sivaslıların candan alkışları arasında ancak saatte yirmi, yirmi beş kilometre suratle yola devama başladık.


Sivas’tan hareketimizden sonra bir köprü başına, bir müddet sonra da ismi hatırımda kalmayan bir köye geldik. Burada program mucibince 15 dakika mola verildi. Köyün kahvesi önünde durduk, otomobillerden inenler hemen kahveye koşuyor, biraz ısınmak istiyorduk. Birer çay da içtik. Fakat sabahleyin Paşa, bankadan para alıp alamadığımı soramamış olduğundan bir sıra kahveden dışarı çıktı, bana da işaretle çıkmamı anlattı. Çıkınca ‘Yahu para alabildin mi?’ dedi.


Ben: Aldım.

MK: Bizi Ankara’ya kadar götürebilir mi? Yeter mi?

Ben: İsraf etmezsek yeter gibi

MK: Yolda israf ne demek azizim?

Ben: Şuna 10 lira buna 5 lira bahşiş ver diye para sarf etmemek demek.

MK: Güzel ama yatacağımız yerlerde hizmet edenlere bahşiş vermeyelim mi?

Ben: Tabii vereceğiz, fakat miktarını bana bırakınız. İki lira verilecek yerde on lira veremeyiz. Kime verilmesini sizden sorarım fakat miktarı ben tayin edeyim.

MK: Tamam. Muvafık!

Bu sırada Hüsrev Bey’in otomobillere binmek üzere birinci düdüğü öttü, herkes bindi. Hüsrev Bey tamam olduğunu görünce ikinci hareket düdüğünü çaldı ve saate bakarak: ‘Bir dakika geçirdik!’ dedi.

Köyden hareketimizden sonra, bir dağı aşmak üzere oldukça zahmet çektik. Nihayet kar ve buzdan çok eziyet çekerek 19 Aralık 1919 Cuma günü Kayseri’ye yaklaştık.


(Kaynak: Erzurum’dan Ölümüne Kadar Atatürk’le Birlikte Cilt 2 / Mazhar Müfit Kansu / Syf 486)


Temsil Kurulu, Son Osmanlı Meclisi’ni daha yakından izlemek amacıyla, İs­tanbul’la demiryolu bağlantısı olan Ankara’ya yerleşmek üzere Sivas’tan ayrıl­dı. Kurul, Sivas’ta kalabalık bir halk topluluğu tarafından uğurlandı. Mustafa Kemal, ilden ayrılırken Sivas Valisi Reşit Paşa’ya çektiği telde, gösterdiği ko­nukseverliğe ve yardımlarına teşekkür etti. Mustafa Kemal, Erzurum’dan Sivas’a kongre için 2 Eylül’de gelmişti, o günden beri şehir Türk devriminin karargâhı durumundaydı. Temsil Kurulu, 27 Aralık’ta Ankara’da büyük gösteri­lerle karşılanacak.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 283)


18 Aralık 1919’da, Ankara’ya doğru yola çıkılacaktır. Kongre binasının önünde büyük bir kitle, onu uğurlamak için toplanmıştır. Uğurlayıcıların önemli bir bölümü, Temsil Heyeti’ni at ya da arabalarla kentin dışındaki köprü başına dek getirecektir. Hava çok soğuk, her yer karla kaplıdır ve kar yağışı sürmektedir. Otomobillerin üstü açık olduğundan ‘yolcular’ kar içindedir. İki aracın lastikleri dolma, biri şişme iç lastiktir. Eski olan iç lastik Kayseri’ye yakın patladığında, dış lastiğin içine ‘paçavra ve ot doldurulacaktır.’ Benzin ve lastik’, haysiyet kaygılarıyla karışık duygular içinde Amerikan okulundan sağlanmıştır. Mazhar Müfit, Mustafa Kemal’i kişisel borçlanmaya izin vermesi için ikna etmiş ve valiliği döneminden tanıdığı Osmanlı Bankası Müdürü’nün peşine düşerek, kredi olmaya çalışmaktadır. Ancak müdür gönülsüzdür ve her arandığında ‘evinde hastadır.’ Yanıtı alınmaktadır. Ricalarla getirilir, karargahtan Yüzbaşı Bedri Bey tüccar diye kefil, Mazhar Müfit ise borçlu olur ve 1000 lira alınır. İşlemler hareketten ‘Beş dakika önce biter’ Şevket Süreyya Aydemir Tek Adam kitabında, bu tür sıkıntıları kastederek ‘O günler Mustafa Kemal’in hiç unutmadığı ya da hiç hatırlamak istemediği günlerdir.’ diyecektir.


(Kaynak: Ülküye Adanmış Bir Yaşam 1 / Metin Aydoğan / Syf 202)


Edirne’de Sultan Selim Camii’nde okunan Mevlide 10.000 kadın katıldı. Mev­litten sonra seçilen 8 kadın, İtilaf Devletleri temsilcilerine bir tel çekerek İzmir için adalet istedi. Edirne’de 13 Haziran’da da şehitler için bir mevlit okutulmuştu. Sivas Anadolu Kadınları Müdafaa-i Vatan Cemiyeti Başka­nı Melek Reşit ve Mesul Kâtibesi Şefıka Kemal imzalarıyla illere gönderilen bir genelgede, derneğin oralarda da kurulması ve idarecilerin buna yardımcı olması istendi.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 283)


İngiliz Hindistan İşleri Bakanı Montagu’nun hükumetine raporu: Türkler İs­tanbul’dan çıkarılırsa Bolşeviklerle birleşirler. Irak, Suriye, Filistin, Mısır, Çin, Afganistan ve Hindistan’da başımıza bela kesilirler. Türkler savaştıkları sürece Hindistan’da huzursuzluk, kargaşalık, tehlike hakim olacaktır.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 283)


İleri: İstan­bul mebusları bugün seçiliyor.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 283)

GUN GUN KUTULUS yazi.JPG