18 Eylül 1920 Cumartesi

13 tarihli Halkçılık Programı Meclis'te okundu. Bunun bir hükümet programı mı, bir kanun önerisi mi olduğu tartışıldı. Ali Şükrü Bey, bunun Bolşevizm'e özenti olduğunu ileri sürerek, din esasına göre bir program yapılmasını önerdi. Özel bir komisyona havale edilen program, 18 Kasım'da görüşülmeye başlanacak, 20 Ocak 1921'de Anayasa metni olarak kabul edilecektir.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Birinci maddesinde ‘Hakimiyet bila kayd-ü şart milletindir. İdare usulü, halkın mukadderatını bizzat ve bilfiil idare etmesi esasına müstenittir.’ diye başlayan 85 sayılı Teşkilatı Esasiye Kanunu, Meclis’in ancak 20 Ocak 1921 tarihli 135.Toplantısının ikinci oturumunda kabul edilecektir.


Aslında bu yasanın hazırlanıp olgunlaşması ve Meclis’çe kabulü uzun bir süre aldı ve 2 ayda çıktı.


İlk Meclis kitabında Hıfzı Veldet Velidedeoğlu bu hazırlığın evrelerini ikiye ayırıyor.


İlk evre: 18 Eylül 1920 günü Meclis’in 67. Toplantısında ikinci reisi Vekili Konya mebusu Vehbi efendi ‘Hükumetin beyannamesi var okunacak’ dedikten sonra katip Bursa Milletvekili Muhittin Baha (Pars) Bey önce şu yazıyı okuyor:


‘Meclis Başkanlığına


Bakanlar Kurulu’nun siyasal sosyal, idari ve askeri görüşlerini özetleyen ve idari teşkilat konusundaki kararlarını kapsayan programı Meclis’e sunuyorum. Bu ilkelere dayanılarak hazırlanması gereken yasa tasarılarının yakında sunulmak üzere olduğu bildirilir.


Meclis Reisi Mustafa Kemal’


Görülüyor ki aynı zamanda hükumet başkanı olan Mustafa Kemal paşa beyanname adı altında kendi görüşlerini Meclis’e sunmak arzusundadır. Bu bildirinin 2.maddesi şöyledir:


‘Meclis hükumeti hayat ve bağımsızlığını kurtarmayı biricik amaç bildiği, halkı emperyalizm ve kapitalizm tahakküm ve zulmünden kurtararak yönetim ve hakimiyetin gerçek sahibi kılmakla amacına erişeceği kanısındadır’


6.Madde ise şöyledir:


‘Egemenlik bağılsız, koşulsuz ulusundur. Yönetim halkın kendi yazgısını doğrudan doğruya ve eylemli olarak kendisinin yönetmesi ilkesine dayanır.’


Bunların hepsi okunduktan sonra Başkan ve Malatya Vekili Lütfü bey bunun önce Anayasa Komisyonuna gitmesini öneriyorlar. Ancak Meclise sunulan bu belgenin ardındaki gerçek amacı sezen hilafetçi Ali Şükrü Bey (Trabzon) hemen atlıyor ve ‘Bu kanun değildir. Rica ederim.’ diyor.


Başkan ‘Eğer bu bir programsa, burada tartışılacak ve eleştirilecek yok yasa ise ilgili komisyona gönderilecek.’


Ali Şükrü: ‘Kanun değildir, program değildir, çünkü hiç bir şey değildir.’


Bu konuşmalardan sonra çeşitli önergeler veriliyor. Bunlar üzerine konuşuluyor ve en sonunda bu programın komisyona gönderilmesi ve bu iş için Meclis’in her komisyondan 3er üye seçilerek bunlardan oluşan özel bir komisyon kurulması ve programın orada incelendikten sonra yeniden Meclis Genel Kurulu’na gönderilmesi kabul ediliyor.


(Kaynak: İlk Meclis / Hıfzı Veldet Velidedeoğlu / Syf 76)


TBMM'nde, Hükümet'in önerisi göz önüne alınarak yeni kurulmakta olan istiklal mahkemelerinin yedisi için acele üçer üyenin seçilmesi kararlaştırıldı.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


16 günde Moskova'dan Trabzon'a gelebilen İktisat Bakanı Yusuf Kemal Bey, Ankara'ya çektiği telgrafta, Sovyetlerin I milyon altın ruble, sayısız cephane, top ve tüfeği Türkiye'ye sevk edilmek üzere hazır beklettiğini haber vererek 24 Ağustos'ta parafe edilen anlaşmayı anlattı.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Karabekir, Mustafa Kemal'in 16/ı7 tarihli sorularına verdiği karşılıkta, Celalettin Arif Bey'in Erzurum Vali Vekilliği'ni üzerine almasını önerdi. Karabekir, Doğu seferine başlamak üzere Erzurum' dan ayrıldı. Celalettin Arif Bey de Ankara'ya, vali vekilliğini üzerine aldığını bildirdi ve bu görevin, halkın isteğiyle Erzurum Mebusu Hüseyin Avni Bey'e verilmesini önerdi. Mustafa Kemal 23'te red cevabı verecektir.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


12. Kolordu Komutanı Fahrettin Bey'in (Altay) genelgesine göre, bugün Afyonkarahisar halkı Umadiye Camii'nde toplandı, genel bir galeyan halinde tekbirler getirerek karar verdi ki silahı olan silahı ile, olmayan bıçağı, sopası ile üç gün içinde hazırlanarak milli bir ayaklanma halinde Uşak yönüne gidecek ve oradaki din kardeşlerini Yunan zulmünden kurtaracaktır; ilçeler de buna katılacaktır, yolda köylüler alınacaktır. Milletin galeyanını göstermesi zamanı gelmiştir...


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)

GUN GUN KUTULUS yazi.JPG