18 Kasım 1919 Salı

Sivas toplantısında bugün de Meclis’te gösterilecek çalışma tartışıldı ve Heyet-i Temsiliye şu kararı aldı:

‘Meclis-i Mebusan’da Müdafai Hukuk Cemiyeti esaslarına sadık, siyasi olmayan milliyetperver bir grubun teşkilini temin için her livadan birer mebus getirmesiyle Eskişehir’de toplanması, Heyet-i Temsiliye’nin oraya giderek esaslara ve emniyet tedbirlerine dair fikir alışverişinde bulunması ve bu mebuslara adı geçen mahalle gelmiş olan diğer mebusların da katılması münasip bulundu.’


(Kaynak: Atatürk’ün Bütün Eserleri 5 / Syf 210)


Mazhar Müfit Kansu anlatıyor:

Mustafa Kemal: Şimdi bütün düşüncem, meclisi mebusan’a aittir. Meclisin İstanbul’da toplanması çok fena olacak. Tekrar ederim ki, meclis İstanbul’da devam edemeyecek, mebuslar vazifelerini yapamayacak. Kaç defadır tekrar ettim ve yine ederim ki, meclisin İstanbul’da akibeti vahimdir. Fakat bunu İstanbul hükumetine, hatta bizim teşkilata bile anlatamadık. Zaruri İstanbul’da toplanacak mecliste milletin istiklalini temin edecek müttefik ve azimkar bir gruba lüzum var. Bunu da yarın Heyette görüşürüz.

Ben: Görüşmeye lüzum yok. Bu cihet mevzubahis olundu ve 18 Kasım 1919’da bu hususta talimat verildi ve tamim de yapıldı.

Mustafa Kemal: Evet hatırımda öyle bir tamim yaptık fakat ben o kararın daha ehemmiyetli bir şekilde olmasını muvafık görüyorum. Ben yine ısrar ediyorum İstanbul’da Meclisi Mebusan ve mebuslar için tam bir emniyet yoktur. İşte bu emniyeti tesis için, lazım gelen tedbiri de görüşelim. Hükumet ve Padişah bile meclisin İstanbul’da toplanmasını ısrar ve arzu ediyorlar. Çünkü istedikleri zaman, bilhassa Padişah meclisi feshedebilecek ve tam bir hürriyet ile söz söyleyen fakat işlerine gelmeyen mebusları da artık bilemem ne gibi cezalara felaketlere uğratacaklar. Pek bariz olan bu tehlikeyi bir türlü anlatamadık gitti. Amma, Ankara’ya gitmek zamanı yaklaşıyor. Hazırlanmak için lazım gelenlere emir verdim. Sende kesenin ağzını aç bakalım…


(Kaynak: Erzurum’dan Ölümüne Kadar Atatürk’le Beraber / Mazhar Müfit Kansu / Syf 463)


Yunan istilası ve kışın üzerine yeni bir felaket. İzmir-Aydın yöresinde deprem oldu. Soma’da bazı köyler büyük hasar gördü, birçok insan öldü. 23’te Üniver­site, felakete uğrayanlara yardım kampanyası başlatacak.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 238)

18 Kasım 1919 tarihinde meydana gelen depremde; Soma, Bergama, Ayvalık, Midilli, Edremit ve Balıkesir'deki birçok evin, minarelerin ve kamuya ait binaların hasara uğradığından veya çöktüğünden eski kaynaklarda bahsedilmektedir. Depremde yaklaşık olarak 3 bine yakın kişi hayatını kaybetmiş ve 16 bine yakın ağır hasarlı bina tespit edilmiştir. Depremle birlikte demiryollarında da hasarlar meydana geldiği bilinmektedir.


(Kaynak: CUMHURİYETİN İLK YILLARINDA MEYDANA GELEN DEPREMLER SONRASI UYGULAMALAR VE İLK TÜRK DEPREM YÖNETMELİĞİ / Yrd. Doç. Dr. Gökhan Tunç Atılım Üniversitesi, İnşaat Mühendisliği Bölümü)


Yüksek Komiser Robeck’ten Curzön’a: Her geçen gün Türklere barış şartları­nı imzalatmak güçleşiyor. Türkler şimdi millî duygu çevresinde toplanıyorlar. Mustafa Kemal, İtilaf Devletleri’ne ciddi güçlükler çıkarabilir. Türk millî hare­keti, Suriye ve Mısır’da sempati kazanabilir.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 239)


Enver Paşa Berlin’den, İsviçre’ye gelmiş olan Cavit Bey’e yazdığı mektupta, Letonya’da hapisten kurtulduğunu, kimliğini gizleyerek yaşadığını bildirdi.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 239)


Türkiye’yi Birinci Dünya Savaşına sokan İttihat ve Terakki’nin ileri gelenleri Başbakan Talat Paşa, Başkomutan vekili Enver Paşa, Cemal Paşa ile arkadaşları İstanbul’dan Odesa yönüne hareket ettiler. İstanbul paşaların kaçışı ile günlerce çalkalanacak kaçaklar gazetelerin sert saldırılarına uğrayacaklar. Hükümet paşaları Alman hükümetinden isteyecek fakat geri verilmelerini sağlayamayacaktı.


Temsil Kurulu tarafından Güney’de görevlendirilmiş olan Binbaşı Kemal Bey, gönderdiği raporda, Develi ilçesi millî teşkilatının tamamlandığını, gezici Kuvayı Milliye mevcudunun 1680 kişiyi bulduğunu bildirdi


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 239)


GUN GUN KUTULUS yazi.JPG