19 Ağustos 1921


Fevzi Paşa cephede teftişlerde bulundu. Yunan ordusu ileri harekatına devam etti. Yunan İkinci Kolordusu'na bağlı tümenler, Sakarya güneyinden ilerlediler. Öteki kolordular da Sakarya'nın batı kıyısına yaklaştı. Yunanlıların güneyden çevirme çabalanna karşı Türk ordusu bazı tedbirler aldı. İki ordu, bugün temasa geldi. 23'te kanlı Sakarya Savaşı başlayacak. Yunan ı. Kolordu Komutanı Kondilis, 2. Kolordu Komutanı Andreu'ya, bu bozkır harekatını düzenleyen Albay Sariyanis'ye ikbal düşkünlüğünden ötürü kızgınlığını ifade ediyor


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Anadolu Ajansı: Anadolu'nun hemen her tarafından gelen telgrafrhanelerde Yunan taarruzunun büyük bir itimat ve emniyetle karşılandığı ve vazifeye davet edilenlerin emsalsiz bir sevinç ve hevahoşla şubelere koşmakta olduktan bildiriliyor. Her yerde büyük bir faaliyet hüküm sürmekte ve cereyan eden muharebelerin kat'i zaferle neticelenmesi için dualar edilmektedir. Aksaray'da 5.000 kişinin katıldığı toplantıda, halkın, orduya bütün ruh ve varlığı ile yardımına karar verildi. Darende'de de aynı amaçla bir miting yapıldı. Düzce Kız Okulu'nda yapılan toplantıda, ordunun zaferi için mevlit okundu. Mustafa Kemal Paşa'nın resmi açık artırmaya konularak 120 liraya satıldı. Düzce köylerinden askere çağrılanlar, beş gündür orduya katılmaya devam ediyor. Cephede görev almak için başvuran ve Mustafa Kemal tarafından dün Batı Cephesi'nde görevlendirilen Halide Edip, cepheye gitti


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


İngiliz Gizli İstihbaratı'nın bugünkü yazısına göre, İtalyanlarla Ankara arasındaki gerginlikten kaygılanan Roma temsilcisi Cami Bey, Dışişleri Bakanı Yusuf Kemal Bey'e başvurarak, ilişkileri düzeltmek için elinden geleni yapma çağrısında bulundu. İtalya'dan Ankara'ya yeni bir ekonomik kurul ve yeni bir temsilci istenmesini önerdi.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Hakimiyeti Milliye: Harp başlamak üzeredir.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Peyamı Sabah' ta Ali Kemal: Matbuatımızda iki fikir vardı: Biri İtilaf Devletleri'yle davamızı kılınçla halletmek. Mustafa Kemal, bu türedi, zamanı münasip bulup hükümeti ele aldı, gaddar bir idare kurdu. Astı, kesti, ahaliyi kasıp kavurdu, haraca kesti. Bu sayede, 8o milyon liralık bir bütçe tanzim etmeye kadar vardı. İlk hamlede muvaffak oldu gibi göründü. Artık, varsa Mustafa Kemal oldu, yoksa Mustafa Kemal oldu. Moskova'nın müesseselerini taklit etti. Tarihte halkın bu derece aldatıldığı görülmemiştir. Bu hayal ile kainata meydan okuduk. Şimdi Yunanlılar Ankara kapılarına dayandılar. Konya, isyan içindedir, Kastamonu ve Kocaeli de düşmüş sayılır. Düşman Karadeniz sahiline asker çıkarsa Mustafa Kemal'e barınacak yer kalmayacak. O hiç bir yerde dikiş tutturamaz. Hesap sormak zamanı geldi...


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Muğla yakınındaki bir tarlada toplanan köylüler, ömürlerinde ilk kez gördükleri gavur icadını kuşkuyla izliyorlardı. Karnına iki kişi alıp kuş gibi uçacak demişlerdi. Köylüler inanmaz bakışlarla süzüyorlardı bu insan yapısı kuşu


Pilot Vecihi Bey ile Makinist Eşref Bey uçağın motorunu çalıştırıp, rölantiye aldılar. Uçak İngiliz yapısı çift kanatlı bir ‘Havilland’ dı. İngilizlerin Yunanlara armağan ettiği bu uçak, İzmir’e gitmek üzere Yunan adalarından havalanmıştı. Yunan pilot yönünü karıştırmış, İtalyanların işgal alanındaki Kuşadası’na inmişti yanlışlıkla. Kuşadası’ndaki Türk Jandarması hemen uçağa el koymuş, pilot ve gözetleyicisini tutuklamıştı. Uçak hemen sökülerek at arabasıyla parça paça Muğla’ya taşınmıştı. Söken ve taşıyanlar işe yatkın olmadıklarından uçağın bazı parçaları önemli hasar görmüştü.

Uçağı uçurmakla görevlendirilen Pilot Vecihi, gözetleyici Teğmen Hamdi ve makinist Eşref Muğla’ya gelip uçağı onarmışlardı. Montaj yaparken bir yandan da uçaktaki Yunan armasını kazımışlar, arka kuyruğa yağlı boyayla büyük bir ay yıldız yapmışlardı. Vecihi Bey Tanrı korusun dileğiyle ‘İsmet’ adını koymuştu uçağa. Ayrıca nazar değmesin diye kanat tellerine kocaman bir mavi boncuk bağlamıştı.

Türk havacıları yeni bir uçak kazanmanın hazzını tadıyorlardı. ‘İsmet’ Türk hava gücünün uçabilen ikinci uçağı oluyordu. Yunanların büyük saldırısında Türk göklerini koruma görevinin ve gözetleme hizmetlerinin yarısını bundan sonra bu uçak yüklenecekti.


(Kaynak: Sakarya / Alptekin Müderrisoğlu / Syf 81)


Ankara’da yayınlanan Yenigün Gazetesi Kayseri’ye doğru yola koyuldu. Halka direniş gücü veren ve Türk direnişinin haklılığını Dünya’ya haykıran ses Ankara’dan uzaklaşıyordu.


Yenigün konvoyu iki at arabası ve on kağnıdan oluşuyordu. Gazetenin baskı makineleri elden geldiğince küçük parçalara bölünmüş, kurşun harflerin doldurulduğu sandıklarla birlikte kağnılara dağıtılmıştı. At arabalarına ise gazetenin sorumlusu Yunus Nadi’nin eşi ve dört çocuğu ile Saruhan Milletvekili İbrahim Süreyya’nın ailesi binmişlerdi. Erkekler Ankara’da kalıyorlardı.


(Kaynak: Sakarya / Alptekin Müderrisoğlu / Syf 81)


Hakimiyeti Milliye gazetesi artık Ankara’nın tek gazetesi olmuştu. Tek yaprak ve ön arka yüzüyle iki sayfadan oluşuyordu. Gazetenin ikinci sayfası Anadolu’nun içinde bulunduğu güç durumun yarattığı olağanüstü önlemlere ilişkin haberlere ayrılmıştı. Bugün ikinci sayfada gündelik olağan haberlere pek rastlanmıyordu. Cepheye ilişkin haberler ağır basıyordu. Anadolu Ajansı’ndan alınarak aktarılan resmi bildiri oldukça kısaydı:


‘Düşman birlikleri sağ kanadımıza temas etmişlerdir. Afyon bölgesinde dikkate değer bir şey yoktur. Düşman Karadeniz’de Gerze’yi topa tutmuş ve bir kadın ile üç çocuk şehit olmuştur.’


(Kaynak: Sakarya / Alptekin Müderrisoğlu / Syf 81)


Batı cephesi Komutanlığı’nca Yunanlar hakkında elde edilen bilgilere dayanılarak bugünkü durum şöyle değerlendirilmişti:


‘Şimdiye kadar alınabilen bilgiye göre düşmanın güney kanadımızdan kuşatmaya karar verdiği ve bu amaçla 3-4 tümen kadar bir kuvvetini Yukarı Sakarya’nın güneyinden sol kanadımıza doğru ilerletmekte olduğu belli olmuştur. Ankara Sakarya’ya cepheden ilerleyen kuvvet de küçümsenmeyecek derecededir. Bu durum cephede (merkezde) yeteri kadar kuvvetli bulunmak ve sağ kanadı da ihmal etmemek lüzumunu göstermektedir.‘


(Kaynak: Sakarya / Alptekin Müderrisoğlu / Syf 81)


Genelkurmayın tahmini cephenin kuzey kesiminde 19 Ağustos, güneyde Ilıca Deresi boyunca ise 20 Ağustos’ta Yunan taarruzunun başlayabileceği yönündedir. Gerçekten de Yunan Kolorduları cephe hattımızın karşısındadırlar. Bu nedenle İsmet Paşa komutanlara gece yarısı gönderdiği emirde grupların 19 Ağustos sabahından itibaren cephede muharebe düzeni almış olmalarını emreder.


19 Ağustos 1921 Saat 05:00 Mehmet siperde, eller tetiktedir!


Keşif imkanları kısıtlı olsa da Yunan tümenlerinin güneye doğru hareketi asıl sonuç arayacakları yerin burası olduğunu düşündürmektedir. Karargah Kızılkırma-İkiztepeler hattının süratla tahkim edilmesini emreder. Satranç tahtası büyümektedir! Batı Cephesi Komutanlığı, başkomutanın savunma hattına dahil edilmesini istediği Mangal Dağı’nın ise Bağımsız muharebe verebilecek şekilde tahkim edilmesini emreder.

Nitekim dört gün sonra küçük kıyamet burada kopacaktır.


(Kaynak: Sakarya / Selim Erdoğan / Syf 129)

GUN GUN KUTULUS yazi.JPG