19 Aralık 1920

Kral Konstantin, Kraliçe ile birlikte 500.000 kişinin gösterileri arasında Yunanistan'a ayak bastı. Anne Olga, Prens Andre ve Nikola, Hrisostofor, Hükümet ileri gelenleri tarafından karşılandı. Kral, bildirisini okudu. Birinci Dünya Savaşı'nda İtilaf Devletleri siyaseti aleyhinde bulunan, 1917'de Yunanistan'dan uzaklaştırılarak İsviçre'de oturmaya mecbur bırakılan Kral'ın Yunanistan'a dönüp dönmemesi konusunda 1 5 Aralık'ta plesibit yapılmış ve seçimi Kral taraftarları kazanmıştı. İtilaf Devletleri, Kral'ın dönüşü halinde yardımı keseceklerini Yunanistan'a iki kez ihtar etmişlerdi. Kral Konstantin, Venizelos'un Anadolu siyasetini devralacaktır.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan)


Kuvayı Seyyare Komutan Vekili Tevfik Bey imzasıyla Batı Cephesi Komutanlığı'na verilen karşılıkta, Kütahya Kadısı ve Mutasarrıf Vckili'nin görevine dönerse idam ettirileceği bildirildi. Kuvayı Seyyare'nin gönderdiği bir davaya İstiklal Mahkemesi'nin görev alanı içine girdiği gerekçesiyle bakmak istemeyen Kadı Asım Efendi, Kuvayı Seyyare tarafından il dışına çıkarılmış, Ankara ise onu görevi başına göndererek hükümetin işlerine engel olanlar için yasal işlem yapılmasını Batı Cephesi Komutanlığı'ndan istemişti. Kuvayı Seyyare ile Hükümet arasında yeni bir olay patlak verdi. Çerkez Ethem, 12. Kolordu'ya ve Mustafa Kemal'e, kendi bölgesinde bir kişinin yakalanıp


götürülmesinden şikayette bulundu. 12. Kolordu Komutanı, bu kişinin şüphe üzerine yakalandığını ve sonunda serbest bırakıldığını bildirdi. Kolordu Komutanı Fahrettin Bey (Altay) ve Mustafa Kemal, bu olay sebebiyle Ethem kuvvetlerince rehin alınan iki çavuşla bir erin serbest bırakılmasını Kuvayı Seyyare Komutanlığı'ndan isteyeceklerdir.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan)


Sovyet Dışişleri Bakanı Çiçerin, Ahmet Muhtar Bey'e gönderdiği yazıda, Ankara'nın 15 tarihli yazısında yer alan bazı sorulan cevapladı: Bolşevik Ermenistan'dan size zarar gelmez. Birliklerinizi Ermenistan'dan çekeceğinizi umuyoruz. Gürcistan'la yaptığımız anlaşmayı gönderiyoruz. İngilizlerle yaptığımız ticaret anlaşmasında Türkiye aleyhinde bir husus yoktur. Kuvvetli olmazsanız, emperyalistler hiç bir isteğinizi kabul etmezler. Ülkenizden bütün yabancı orduların çekilmesini isteyin...


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan)


Bolşevik Ermeni Hükümeti'nin 10 tarihli notasına cevap veren Ankara, Gümrü Anlaşması'yla Türkiye'ye katılan yerlerin, çoğunluğu Türk olan yerler olduğunu savundu. Ankara, Gümrü'yü boşaltmamasının nedeni olarak Ermenistan'da komünist düzenin ciddi bir biçimde yerleşmemiş olmasını gösterdi.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan)


Yunanlılar, Bursa'da 21 kişiyi tutukladılar. Milli Mücadele yanlısı Ertuğrul gazetesi ile gazeteyi çıkaranların evlerinde arama yapıldı. Gazete kapatıldı. Sorgulama sırasında yüksek rütbeli bir Yunan subayı, Halife adına geldiklerini, Mustafa Kemal'le çalışanların akılsız, serseri olduğunu söyledi. Yargılama 22 Ocak'ta sona erecek, tutuklananlardan 6'sı müebbet hapis cezasına çarptırılacaktır.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan)


3 Kanunuevvel’de Ermeni Taşnak hükümetiyle Gümrü Muahedesi’ni imzaladık. 13 Kanunuevvel’de de karargahımı Kars’a naklettim. Gümrü’de bulunurken Moskova’dan gelmiş bulunan Sovyet Rusya Mümessili Mdivani ( Ankara’ya sefir olan ) çocuklarımız için elli bin ruble altın ( beş bin Rus altını ) Azerbaycan Mümessili de beş yüz altın verdi. Bizim çocuklar ordusu bütçesine alınmıştı. Bütçe haricinde, muhtaç olanlara yardım için “ Şark Çocuklarını Himaye Cemiyeti “ namıyla riyasetimde kurduğum cemiyet vasıtasıyla muhtaç bütün çocuklara yardım imkanlarını da daha geniş mikyasta yaptık. ( En sonra Şark’tan ayrılırken elimizdeki 26.625 Türk evrak-ı nakdiyesini Trabzon Ziraat Bankası’na çocuklar namına yatırdım. Yirmi iki yaşına gelenler hisselerini aldılar. Kalanlarını Müdafaa-i Milliye Vekaleti, Harbiye Okulu’ndan subay çıkanlara kura ile dağıttı)


Kars’ta bulunan Ermeni çocuklarını Gümrü’ye naklettirmek için bizim çocuklardan bir kısmının buraya getirilmesini lüzumlu buldum. Aynı zamanda bunları Amerikalılara göstererek Türk mürebbileri ve Türk çocuklarının kudret ve kabiliyetlerini tasdik ettirmek faydalı olacaktı. Bunun için Erzurum’daki mektepleri Sarıkamış çocuklar kasabasına naklederken ilk mektebimizi sanayi bandosuyla birlikte Kars’ aldım. 19 Kanunievvel 1336’da ( 1920 ) ilk kademesi geldi. Bunlar tamam olduktan sonra adlarını “ Askeri İdadi “ şekline kalb ettim. Çünkü beş sınıf tamamlanmıştı, artık orta kısmını açacaktık. İlk sınıflar sınıf-ı mahsus şeklinde kalacaktı. Hakikaten bu mektebimize artık ilk mektep klişesi yakışmıyordu.


Beş yüzden fazla mevcutlu bu mektebi Amerikalılara gösterdim, hayrette kaldılar. Gümrü’dekiler de gelip gördüler. Kendileri her türlü bolluk içinde oldukları halde Türk çocuklarının daha üstün vasıflarını görünce, verdikleri karar şu oldu: “Ermeni çocukları kabiliyetsizdir!”


Ben bu farkın, Türk çocuğunun yüksek kabiliyetiyle beraber bizim mürebbilerimizin de çocuklarla aynı milletten oluşunun tesiri olduğunu ve bir milletin çocuklarını ne kadar üstün olsalar da ecnebi mürebbilerle terbiyede tam muvaffakiyet elde edilemeyeceği fikrimi değerli buldular.


Depoların tıklım tıklım dolu olmasına rağmen Amerikalılar bizim çocuklarımıza bir şey vermediler. Yalnız Gümrü depolarında gördüğüm kolsuz asker ceketlerini, asker malı olduğundan resmen istedim. Binlerce Ermeni çocuğunu insanlık namına diye bol bol giydirip besleyen ve yetiştiren Amerikalıların bizimkilere karşı kayıtsız kalmaları herkese ve hele çocuklara çok fena tesir ediyordu. Bu hali çocuklardan bir heyetle Amerikalılara bildirdik. Mahcup kaldılar ve biraz yardımda bulundular ve artık Kars’takiler de her şeylerini toplayıp Gümrü’ye taşındılar. Şimendiferle lazımı olan yardımı yaptırdım.


ÇOCUK DAVAMIZ / KAZIM KARABEKİR /45

GUN GUN KUTULUS yazi.JPG