19 Ekim 1920

Damat Ferit Paşa'nın önceki gün istifası üzerine, yeni hükümeti kurma görevi Tevfik Paşa'ya verildi. Sevr Anlaşması'nı Anadolu'ya imzalatmak için İngilizler tarafından öne çıkarılan Tevfik Paşa Hükümeti, 21 'de açıklanacak.


İzmir Milli Eğitim Müdürü, Sultani Müdürü'nü çağırarak, okulun Yunanlılar tarafından adliye binası yapılacağını duyurdu ve boşaltılmasını istedi. Öğretmenler ve aydınlar, okulun kapanmaması için Yunanlılara ısrarlı başvurularda bulunacaklarsa da binanın boşaltılması önlenemeyecektir.


Hakimiyeti Milliye: Afganistan'ın Türkistan Elçisi Vezir Muhtar'ın Mustafa Kemal Paşa'ya mektubu. Yeni Anadolu ve unsurları: Rumlar, Ermeniler ve Yahudilere öğüdümüz, Sevr Anlaşması gözlerinizi boyamasın. Anadolu'daki yeni hayatın manasını anlayanlar dostumuzdur. İsa ve Musa'nın dinlerine karşı hiç bir düşmanlığımız yoktur. Bütün kinimiz, bu dinleri bir takım ihtiraslara alet eden fetihçilere ve kapitalistlere karşıdır. Bu gerçek, ilgililer arasında da anlaşılmaya başlandı. Bazı Ermeniler, Kuvayı Milliye ile birlikte, istilacı düşmanlara karşı mertçe savaşmak üzere müfrezeler kurmaya başlamıştır.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Casusluk suçlarının büyük bir kısmına, merkezde bulunduğu için Ankara İstiklal Mahkemesi’nde bakıldı. Çoğunluğunu İngilizler ve Yunanlılar yararına casusluk edenlerin meydana getirdiği bu davalar TBMM Hükumeti’nin varlığını dışta duyulmasında etkili olmuştur. Bu davalardan biri M.Kemal’e annesinden mektup getiren Miltiyadi isimli Rum’un davasıdır. İstanbul’dan Kayseri’ye gitmekte olan Miltiyadı, Çorum’a geldiğinde M.Kemal’e ait bir mektup taşıdığını söyledi. Bunun üzerine 23 Eylül 1920’de Ankara’ya gönderildi. Yapılan aramada 16 Eylül’de Yozgat’tayken kendi imzasıyla M.Kemal’e hitaben yazdırmış olduğu bir mektupla, annesinin M.Kemal’e yazmış olduğu bir mektup çıktı. Anadolu bu sırada olağanüstü bir durumdaydı. Her yandan ayakalanmalar, bozguncular, casuslar, sabotajcılar, soyguncular vardı. M.Kemal mektubu böyle bir otam içinde okudu. Miltiyadi’den şüphelendi ve İçişleri Bakanlığı’na gönderdiği bir yazı ile, mektubun doğruluğu hakkında İstanbul’da bir tahkikat yapılıp, neticesi öğrenilinceye kadar Miltiyadi’nin tevkifini istedi. Bakan Adnan Bey durumu dikkatle inceleyip M.Kemal’e bildirdi. M.Kemal’in şüphelerinin artması üzerine Miltiyadi, o sırada yeni kurulmuş olan Ankara İstiklal Mahkemesi’ne verildi. İstanbul’da yapılan soruşturma sonucunda, M.Kemal mektubun kendisine annesi Zübeyde hanım tarafından gönderildiğini öğrendi. Durumu İstiklal Mahkemesi’ne bildirdi. Mahkeme 19 Ekim 1920’de, Miltiyadi hakkında ‘başka suçla tutuklu değilse’ beraat kararı verdi.


(Kaynak: İstiklal Mahkemesi / Ergün Aybars / Syf96)

GUN GUN KUTULUS yazi.JPG