19 Mart 1920 Cuma

Temsil Kurulu adına Mustafa Kemal imzasıyla vali ve komutanlara gönderilen genelgede, yeni Meclis için seçimler yapılması istendi. Komutan ve valilerden gelen itiraz üzerine “Meclis-i Müessesan” adı “Olağanüstü Yetkiler Taşıyan Meclis'e çevrildi. Hristiyanların seçime iştirak ettirilmemesi konusu da aleyh­te propagandaları önlemek için genelgeye konulmadı. Oy kullanacaklar arası­na ilçelerden gelen ve sancak merkezinden seçilen ikinci seçmenler de alındı. Sancak idare ve belediye meclisleriyle Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti yönetim ku­rulları da seçimlerde oy kullanacak; mevcut seçim kanununa göre yapılacak seçimlerde her sancaktan 5 kişi seçilecek, mebuslar 15 gün içinde Ankara’ya gönderilecek. Daha sonra adı Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne çevrilecek olan Meclis, 23 Nisan’da açılacaktır.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 437)


Meclisi oluşturacak milletvekillerinin seçimlerinde, ulusun tüm kesimlerini kapsayan, ulusal bilince sahip, mücadele azmi yüksek halk temsilcilerinin seçilmesine, özel dikkat ve önem verilmişti. Mustafa Kemal, İstanbul Meclis’inin kapatılmasından üç gün sonra, 19 Mart 1920’de tüm valiliklere, sancaklara ve kolordu komutanlıklarına çektiği telgraflarla, ulusal bağımsız mücadelesini yürütmek ve denetlemek için Ankara’da olağanüstü yetkili bir meclisin toplanacağını, bunun için yapılacak seçimlerde her sancak bölgesinin bir seçim bölgesi olacağını, her sancaktan beş temsilci seçileceğini ve seçim sürecinde yasal koşullara uyulacağını bildirmişti. Seçimlere her yerde en yüksek sivil yöneticinin başkanlık edeceğini ve başkanın seçimin doğru ve yasaya uygun yapılmasından sorumlu olacağını belirtmişti.


Mustafa Kemal, kolordu komutanlarından mümkünse İngilizlerden birkaç re­hin alınmasını istedi. Rehin alınan İngiliz subayları, daha sonra Malta’daki Türk tutuklularla takas edilecektir.* İstanbul’un işgali üzerine Erzurum’da göz hapsine alman İngiliz Kontrol Subayı Rawlinson, Ka­rabekir’e bir mektup yazarak, Türkiye’ye ikinci defa gelişi sebeplerinin millî önderlerle görüşmek, barışın yapılmasına yardım etmek olduğunu bildiı Ankara’ya gitmek istediğini belirtti. Karabekir, bu isteği, mevsimin elverişsizliği ve halkın galeyanda olduğunu sebep göstererek reddedecektir. Rawlinson 22 Mart’ta teklifini yenileyecek, Ankara’ya gönderilmezse Batum yoluyla Londra’ya gitmesine izin isteyecektir. Karabekir isteği Temsil Kurulu’na ilete ancak istenen izin çıkmayacaktır.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 437)


Harbiye Bakam Fevzi Paşa, orduya yayımladığı bildiride, İstanbul’un işgali olayının Mondros Ateşkes hükümlerine aykırı olmadığını ileri sürdü. Kuvayı Milliye’yi “sergerde” olarak niteleyerek bunların, Osmanlı Devleti’nin çıkarla­rına aykın davrandığını da ileri süren Fevzi Paşa, Padişah’ın Anadolu’daki en yüksek komutanının, Bandırma’daki 14. Kolordu Kumandanı Yusuf İzzet Pa­şa olduğunu bildirdi, diğer komutanların ondan emir almasını emretti. Emri Yusuf İzzet Paşa’ya bir İngiliz torpidosu getirdi. O da kolordulara bildirerek “derhal infazı” nı istedi. Bandırma’da 56. Tümen Komutanı Bekir Sami Bey, görevi bırakmaya yetkili olmadığını, gerekiyorsa Temsil Kurulu ile görüşmesi cevabını verdi.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 437)


1. Kolordu, 1300-1309 (1884-1893) doğumluların silah altına alınacağını birliklere bildirdi. ★ 20. Kolordu Kumandanı Ali Fuat Pa­şa, Geyve’deki tren yolunun bozulmasını, İngiliz kuvvetlerinin silahtan tecrit edilmesini emretti. ★ Mustafa Kemal’in emri üzerine, Ulukışla’da­ki demiryolu uçurularak Anadolu’nun Çukurova ile ilişiği kesildi. ★ Bir misillemeden çekinen İngilizler, Afyon’u boşalttılar.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 437)


İsmet Bey (İnönü) Ankara’ya gitmek üzere İstanbul’dan ayrıldı. Albay İsmet Bey Ankara’ya daha önce 20 Ocak’ta gelmiş 10 Şubat’ta İstanbul’a dönmüştü. ★ Yunus Nadi, Üsküdar’da saklandığı evden ailesine mektup yazarak “seferde” kullanacağı eş­yasını istedi. Anadolu’ya geçmeleri için Lazistan Mebusu Osman Bey’le Tanin yazarı Muhittin Bey’e haber gönderdi.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 437)


Mustafa Kemal, İstanbul’dan gelen bilgileri bütün yurda yayıyor. Kumandan­lara, valilere, belediyelere, dernek şubelerine gönderdiği genelgede, İstan­bul’da zorla kapıların kırılarak evlere girildiğini, “plancı”ların İngiliz polisine yol gösterdiğini, Senato Üyesi Abdülkadir Efendi’nin İngilizler tarafından bir hafta içinde Kürdistan’a gönderileceğini bildirerek Batum’da Müslümanlarla Bolşeviklerin birlikte çalıştıklarını haber verdi. Bu bilgilerin köylere kadar ulaştırılmasını istedi.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 437)


İsmet İnönü anlatıyor:


Bir gün Saffet Bey (Arıkan) ansızın evimize geldi. ‘Seni Ankara’dan MUSTAFA KEMAL ÇAĞIRIYOR. HAZIR MIYIZ?’ dedi. ‘Hazırım, hemen hareket edelim.’ dedim.


Babamın evi ile benim oturduğum ev dar bir sokakta karşı karşıya idi. Önce babama ve anneme veda etmek istedim. Babamla görüşmeden ayrıldığımı iyice hatırlıyorum. Herhalde evde yoktu. Annemle görüştüğümü ve kendisine veda ettiğimi şöyle böyle hatırlıyorum. Fakat babamı görmediğim muhakkak. ONU BİR DAHA DA GÖREMEDİM. Ben Anadolu’da iken Malatya’ya gitmişlerdi ve cephede bulunduğum bir sırada babam öldü.


Daha önce Ankara’ya gidip dönmüştüm. Bu sefer tekrar Ankara’ya gideceğimi söylediğim zaman, kayınvalidem ve eşim yine böyle bir muvafakkat bir yolculuk yapacağımı sandılar. Onlara veda ettim. Evden ayrıldığım zaman ilk çocuğum İzzet üç aylıktı.


(İsmet İnönü meşakketli bir yolculuk sonunda 9 Nisan’da Ankara’ya varır.)


Yirmi gün süren İstanbul-Ankara yolculuğumuzun hikayesi burada bitiyor. Biz Ankara’ya geldiğimiz zaman Atatürk’ü meclisi toplamak için büyük bir faaliyet içinde bulduk. BUNDAN SONRA BÜYÜK HADİSELER BAŞLAYACAK.


(Kaynak: Hatıralar / İsmet İnönü / Syf 179)


İstanbul’da Anadolu hareketini savunan gazetelerin işi çok zorlaştı. Yenigün ve İkdam kapalı bulunuyor. İngiliz yanlısı gazeteler ise Kuvayı Milliye’ye kar­şı hücumlarını artırdılar.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 437)


GUN GUN KUTULUS yazi.JPG