19 Mayıs 1921

Meclis, yeni bakanları seçti. Mustafa Kemal'in gösterdiği 2-3 aday arasından Meclis'in seçtiği bakanlar, kendi aralarında toplanarak Başbakanlığa yeniden Fevzi Paşa'yı seçtiler. Genelkurmay Başkanlığı'nı da Fevzi Paşa üstlendi. 42 kişinin çekimser kaldığı seçimlerde bakanların aldıkları oylar şöyle: Dinişleri: Mustafa Fehmi Efendi (149), Milli Savunma: Fevzi Paşa (156), Adalet: Refik Şevket Bey (122), Maliye: Hasan Bey (142), İçişleri: Ata Bey (147), İktisat: Mahmut Celal Bey (144), Eğitim: Hamdullah Suphi Bey (136), Bayındırlık: Ömer Lütfi Bey (1 49), Sağlık ve Sosyal Yardım: Doktor Refik Bey (Saydam) (152)

(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Malta'dan İngilizlerin bıraktığı 37 Türk tutukludan 21 'i İstanbul'a geldi. Bunlardan dokuzu Güney-Batı Kafkas Hükümeti üyesi ve aynı gemi ile Trabzon'a gidiyor. Tutuklular, Anadolu'da esir bulunan 29 İngilize karşılık olarak 29, 30 Nisan'da serbest bırakılmış, 78 kişi ise alıkonulmuştu. Ankara, Bekir Sami Bey' in 16 Mart' ta imzalamış olduğu 29 İngiliz'le 64 Türk'ü değiştiren anlaşmayı tanımıyor. İngiliz tutsaklara karşı bütün Türk tutukluların bırakılmasını istiyor.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Mustafa Kemal, Bekir Sami Bey'e yazdığı mektupta, Londra'da yaptığı gizli anlaşmaların tam bağımsızlık ilkesine aykırı olduğunu bildirdi; İtilaf Devletleri'ne aldanmamasını istedi. Dışişleri Bakanlığı'ndan ayrılmış olan Bekir Sami Bey'in, Avrupa'da yaptığı anlaşmaların yararlı olduğu konusundaki görüşlerinde direnmesi üzerine, Mustafa Kemal'in yazdığı bu özel mektubun sonunda, İtilaf Devletleri'nin tam bağımsızlık ilkesine uyarak anlaşmak istemeleri halinde Meclis'in bunu sevinçle kabul edeceği bildiriliyor.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa, birliklere düşman içlerine akınlar yapmak üzere kurulacak müfrezeler hakkında bilgi yazdı. Emre göre, bu müfrezeler 1 -2 subay, 10 tahripçi er, 20 akın erinden oluşacak, askerlerden başka gönüllüler de müfrezelere katılabilecek.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Fransız gazetelerinden 5'inin muhabiri olarak Anadolu'ya gelip birçok gözlemlerde bulunan Madam Gaulis, İstanbul'a döndü. Gazetecilere "Anadolu'daki kardeşleriniz hak için vuruşuyorlar ve mutlaka kazanacaklar" dedi.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Gaulis, 11 Şubat'ta Avrupa'dan İstanbul'a gelmiş, 30 Nisan'da ulaştığı Ankara'dan 8 Mayıs'ta ayrılmıştı.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Londra'daki Yunan Elçiliği, İngiliz Dışişleri Bakanlığı'na verdiği notta, Wrangel ordusundan 500 subayın Mustafa Kemal ordusuna katılmak üzere Çanakkale Boğazı'ndan geçtiğini, Mustafa Kemal'in böylece güçlenmesinin Yunan davasına pek zararlı olacağını bildirdi, İstanbul'daki Fransız Yüksek Komiseri'nin dikkatinin çekilmesini istedi. Kırım'da Bolşeviklere yenilen Wrangel ordusunun geçen Kasım'da İstanbul'a sığınan kuvvetleri, İtilaf Devletleri tarafından İstanbul, Trakya ve Ege adalarına yerleştirilmişlerdi.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Belçika Orta Elçisi'nin raporu: Boğazlar'ın tarafsız bölge ilan edilmesi, Bursa cephesindeki Yunan kuvvetlerinin üsleriyle denizden ilgilerini kesmek, yani felce uğratmak demektir.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Yunan zulümleri sebebiyle köylerinde barınamayıp, komşu köylere sığınmış Türkleri İstanbul'a götürmek üzere Gemlik'e 4 vapur geldi. Körfez kıyılarına birikmiş halk gemilere bindirilirken Yunan işgal kumandanı bunlardan 130 genci alıkoyacak. İtilaf Devletleri Soruşturma Kurulu'nun girişimi sonuçsuz kalacaktır.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Hakimiyeti Milliye'de Çin devrimi üzerine özet bilgi: Kanton Cumhuriyeti'nin istiklal ilanı ile Pekin'den ayrılması, bizim için daima esrar ile dolu olan bu muazzam cumhuriyet üzerine dikkatimizi çekmiştir. Herhalde Dr. Sun Yat Sen'in iktidara gelmesi iyi ve mesut bir emaredir.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


İngiltere’nin Türk-Yunan geriliminin sıcak savaşa dönüşmesinin sözü edildiği günlerdeki tutumunu İtilaf Devletleri’nin İstanbul’daki olağanüstü komiserlerinin birlikte yayınladıkları 13 Mayıs 1921 tarihli genelge izledi. Genelgeye ekli olan cetvelde, belirtilen bölgelerin Fransa, İngiltere ve İtalya askerlerinin işgali altında bulunduğu anımsatılarak, söz konusu bölgelerde Anadolu’daki savaş durumuna karşı yansız kalınması gerekli olduğundan işgal güçleri ve bölge halkının yansızlık koşullarına uymaları zorunlu görüldüğü açıklandı. Bunun için hiçbir zaman ilgili bölgelerde asker toplama girişiminde bulunulmayacak, fakat Yunan uyruğunda olanların Yunanistan’a gitmeleriyle, Osmanlı uyruğundaki kişilerin İtilaf Devletlerinin işgali altındaki bölgelerin dışına çıkmaları yasaklanmayacaktı. Genelge, 19 Mayıs 1921 tarihli İstanbul gazetelerinde yer almıştı. Basında İtilaf Devletlerinin yansızlıkları söz konusu edilirken, onların her birinin Türkiye ve Yunanistan’la ilişkilerinde yanlı davrandıkları hakkında haberler yer almıştı. Örneğin Le Temps’in Atina çıkışlı bir haberinde İtalya’nın, Mustafa Kemal Paşa’ya savaş gereksinimi vermiş olmakla suçlandığı, buna karşın İngiltere’nin Yunanistan’ca kendisinden beklenen ümitleri boşa çıkardığı ileri sürülmüştü. Çünkü, İngiltere özellikle mali bakımdan yardımda bulunmamıştı. Aynı zamanda Yunanlılar, Eskişehir’deki yenilgilerinde Fransa’nın Türkiye ile yapmış olduğu anlaşmanın etkili olduğunu öne sürmüşlerdi. Bu anlaşma sayesinde Türkler, Güney Anadolu’daki kuvvetleri Batı Cephesine gönderme olanağı yakalamıştı. Yunan savlarının; koşulların zaman bakımından uygulanabilirliği olmayan bir anlaşmaya dayandırılmasının çürüklüğüne değinen Fransız gazetesi, Yunanistan’ın güç koşullar karşısında kalmış olmasını yansızlık sorununa şu tümcelerle bağlıyordu:


“… Yunan milletinin kendilerine muhtaç olduğu bu günde Müttefiklerin onu terk ile (SEVR) Muahedesinin yırtmalarından ve yeni ihtilaftan tamamıyle bitaraflıklarını ilan ederek adeta ittifakı bozmalarından dolayı serzenişlerde bulunuyorlar… Düvel-i Muazzama’nın serbesti-i harekatını tekrar ele alarak bitaraflıklarını ilan etmeleri keyfiyetinin adeta Yunanistan’ı silahlarından tecrid edilmiş bir halde ve mefluç bir vaziyette bıraktığı fark olunmuyordu”


KURTULUŞ SAVAŞINDA TÜRK BASINI / DR. İZZET ÖZTOPRAK / 312 – 313

GUN GUN KUTULUS yazi.JPG