19 Temmuz 1920 Pazartesi

Fransızların Antep'le birlikte Verdun adını verdikleri Tarsus-Bağlar mevzileri, birkaç gecedir sürdürdükleri saldırılar sonucunda bu gece milli kuvvetlerin ve silahsız köylülerin eline geçti. Türk kaynaklarına göre, saldırılar sırasında Fransızlar 200 kadar ölü verdiler, Türkler ise l 5 ölü, 40 yaralı bıraktı. Mevzilerin ele geçirilmesiyle Fransızlar, Tarsus'ta çember içine alındılar.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan / Syf 133)


İkinci Düzce ayaklanmasının ön olaylan: Hendek'in doğusunda bulunan Nuhveran'da Maan Ali'nin önderliğinde Abazaların başlattığı bir isyan baş gösterdi. Düzce'den gönderilen kuvvetler isyancılara esir düştü. İkinci Düzce ayaklanması 8-28 Ağustos arasında 20 gün sürecektir.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan / Syf 133)


Çerkez Ethem emrindeki kuvvetler, Ankara'dan Eskişehir'e hareket ettiler. Ethem'in karargahından Priştineli İsmail Bey, asker toplamak üzere yanındakilerle birlikte Kütahya' ya geldi.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan / Syf 133)


Trakya'yı yarın işgale başlayacak olan Yunan İzmir Tümeni'ni taşıyan gemi, zırhlılarla birlikte Bandırma'dan hareket etti.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan / Syf 133)


Morning Post: Trakya'nın Türkiye'den ayrılması, İzmir sorunu kadar Türk halkı üzerinde etkili olmayacak, zaman içinde yavaş yavaş unutulacak.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan / Syf 133)


Milli Mücadele’de istihbarat faaliyetlerinde rol alan teşkilatlardan bir kısmı İstanbul ve İstanbul dışında kurulmuş, bir kısmı da vatanseverlerin gayretleri sonucu Ankara Hükumeti’nin emir ve müsaadesiyle kurulmuşlardır. İşgal Devletleri, İstanbul’un, Ankara ise Anadolu’nun giriş ve çıkışlarını kontrol altında tutmayı istemektedir. İstanbul’un işgali sonrasında, Anadolu’ya geçişlerde büyük artış yaşanmıştır. İstanbul’dakine nazaran daha kapsamlı, askeri istihbarat ihtiyacına cevap verecek ve Anadolu içerisindeki istihbarat eksikliğini giderecek nitelikle düzenli bir istihbarat teşkilatına gereksinim duyan Ankara, İstihbarat çalışmarı yapmasını öngördüğü ‘Askeri Polis Teşkilatı’nı teşkil etmiştir. Teşkilat ‘Ayn-Pe’, ‘A.P’ veya ‘P’ teşkilatı olarak ta anılmaktadır. P teşkilatının kuruluşu, 1920 yılının Temmuz ayı ortasıdır.


Grupların ötesinde (P) Teşkilatı, bir istihbarat ve istihbarata karşı koyma birimi olarak ortaya çıkmıştır. Kuruluş amacı da budur. Üstelik bunun gelişimi, Mustafa Kemal Paşa ile Fevzi Çakmak Paşa’nın doğrudan kontrolleriyle ve müdahaleleriyle olmuştur. Amaç dağınıklığı ve başıboşluğu ortadan kaldırarak, çok önemli olan istihbarat çalışmalarını etkili bir şekilde gerçekleştirebilmektir.


P Teşkilatı reisliğine, Binbaşı İsmail Hakkı Alpan Bey getirilmiştir. Teşkilatın kuruluşunu önce Garp Cephesi bölgesinden başlanmıştır. Çünkü bu sıralarda, ülkenin her tarafı tehlikeye maruz olmakla beraber, işgalcilerin daha çok faaliyette bulundukları yer bu bölge, karşılarındaki Ordu da Garp Orduları idi. Bu cephenin merkezi ise Eskişehir ve yöresidir. Düzenli kadro yapılanmalarına paralel olarak, Türk istihbarat teşkilatlarında ilk düzenli rapor yazmanın (P) Teşkilatı ile başladığı söylenebilir.


(Kaynak: Milli Mücadele Dönemi İstihbarat Faaliyetleri / Serdar Yurtsever / Syf 72)


Meclis kuruluşundan sonra Rusya’da temaslarda bulunmak üzere, bir heyetin Moskova’ya gönderilmesi Hükumetçe uygun görülmüştü. Heyet Hariciye Vekili Bekir Sami ve İktisat Vekili Yusuf Kemal Bey’le Rusça bilen Lazistan Mebusu Osman Bey’den oluşuyordu. Heyete, Kazım Karabekir Paşa’nın önerisi üzerine, Askeri Müşavir olarak Erzurum’dan İbrahim Tali Bey ile Seyfi Bey katılmışlardı.


Doğu sınırından İran üzerinden Rusya’ya geçme olanağını bulamayan ilk resmi Türk Heyeti, trabzon’a inerek denizden motorla Rusya’ya geçip 18 Temmuz 1920’de Moskova’ya vardı. Heyet orada yaptığı temaslar sonunda Enver Paşa’nın durum ve tutumunu izleme ve saptama olanağını buldu. Çiçeron ve Karahan ile görüştü. Türkiyeli komünistler üzerine geniş bilgi edindi. Özellikle İbrahim Tali Bey’in Bolşeviklik ve Bolşevikler hakkında derlediği bilgiler, gelecekte izlenecek yol bakımından hayli yararlı oldu.


Doktor İbrahim Tali Öngören, 9 ncu Ordu Müfettişi Mustafa Kemal Paşa’nın maiyetinde, 19 Mayıs 1919 sabahı Bandırma Vapuru’ndan Samsun’a çıkan 18 subaydan biridir.


Ordu Müfettişliği Sıhhıye Reisliği ile görevlendirilmiş olan İbrahim Tali Bey, Mustafa Kemal Paşa’nın kişiliğinde Ulusal Kurtuluş Savaşı’na inanmış, içtenliği ve gayretiyle Paşa’nın güvenini kazanmıştır.


İbrahim Tali Bey, soyadı Atatürk tarafından verilen mutlu kişilerdendir. Kendisine verilen görevleri özenle yerine getirmesi, olayları değerlendirme ve önlem almadaki başarısı, Öngöre soyadının gerekçesi olarak gösterilebilir.


Soyadına ilişkin olarak Genel Müfettiş İbrahim Tali Bey’in İçişleri Bakanlığı’na gönderdiği 5.1.1935 tarihli yazı şöyledir: ‘Atatürk ‘Öngören’ soyadını verdi. Yılın ilk gününden veri bu adı kullanmaktayım. Arz ederim.’


(Kaynak: Atatürk Yolunda Yöneticiler / Mehmet Aldan / Syf 158)

GUN GUN KUTULUS yazi.JPG