2 Ağustos 1921


Cepheden dönen milletvekilleri Meclis'te izlenimlerini anlattılar. Durumun tehlikeli olduğu üzerinde durularak olağanüstü tedbirler alınması ve bütün yurt kaynaklarının harekete geçilmesi istendi. Gizli birleşimde Rıza Nur, ordunun çekilme sırasında kayıplara uğradığını, ancak çekirdeğinin kaldığını ve moralinin yüksek olduğunu, askerin çarığı, kaputu, matarası ve % 2o'nin süngüsü bulunmadığını belirtti ve zamanında yeterli tedbir alınmadığı için Hükümet'i eleştirdi, 500-600 subaya ihtiyaç olduğunu bildirdi. Vehbi Bey, askerin tütün yerine ot içtiğini, cephede 4 aydır maaş dağıtılmadığını söyledi. "Peynir ekmek yiyerek" sıkıntıların paylaşılmasını, cepheye acele tütün ve propagandacı, ajans gönderilmesini istedi. Mahmut Esat: "Yunan ordusu, Türk ordusunun cenazesiyle uğraşıyor... Sonuna kadar dövüşeceğiz!" dedi


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Bugün mecliste olağanüstü bir toplantısı var. Cepheye gönderilen milletvekilleri dönmüşler ve izlenimlerini açıklayacaklar. Sokaklarda yenilginin yürekler acısı sonuçlarına tanık ola ola meclise gelen milletvekilleri de salonda ateş püskürenlere katılıyor. ‘Ordu nereye kadar çekilecek? Milletin hali ne olacak? Olanlardan sorumlu bir kimse ortaya çıkmalı. Nerede o insan?’ Bu gürültü arasında Meclis Başkanı Mustafa Kemal Paşa salona giriyor. Başkanlık kürsüsüne doğru kesin adımlarla ilerliliyor. Sandalyesine oturduktan sonra salonu şöyle bir süzüyor. Salon derin sessizlik içinde… Başkan Mustafa Kemal Paşa oturumu açıyor. Saatler 15:15’i gösteriyor.


‘Cepheden dönen heyetin arzı hakkında buyurunuz Vehbi Efendi.’


Vehbi Efendi (Konya Mv): Efendim cepheye gittik. Allaha şükür ordumuzu gayet düzgün ve düşmandan intikam almaya hazır gördük. Diyebilirim ki güvenimiz gittiğimiz zamankinden 4 kat daha fazladır. Onlardaki iman kuvveti bize de geçti. Çok memnun olduk ve şükürler ettik. Birliklerin her birini gördük ve sohbette bulunduk. Dualar okundu. Hepimizin erlerle beraber olması onları çok sevindirmiştir. ‘Meclisimizin bizi düşünür olduğunu biliyorduk ama böyle cephelerin ta ucuna kadar bizleri görmeye geleceğini düşünemiyorduk. Bizim koruyucu babamız olduğunu şimdi daha iyi anladık.’ Diye memnuniyetlerini ifade ettiler. Gerçekten ordumuz bir plan dairesinde geri çekilmiştir. Allaha şükürler olsun ki katiyen bozguna uğramış bir ordu gibi değildir. Olduğu yerde düzgün inançlı ve kararlılıkla ayağını kıpırdatmamış bir ordu gördük. Bütün ordunun gözü ileridedir, geride değildir.


Selahattin Bey (Mersin Mv): Ordumuzun yüksek maneviyatının cephe gerisinde de canlı tutulması gerekir. Meclisin bunu dikkate alarak ordunun ihtiyaçlarını bütün gücüyle karşılaması zorunludur. Ve bu yüce meclis bir savaş meclisidir.


(Buradan sonra gizli oturuma geçilir.)


Gizli oturumda durum ortaya döküldü. Cephede uzun yürüyüşlerden askerlerin büyük çoğunluğunun ayakları yara olmuştu. Yunanların ele geçirdiği yerde kalan yakınlarının derdine düşen erler düşman içlerine gitmiş, moral bozukluğuna uğrayanlar da kaçmışlardı. Biraz yiyecek sıkıntısı çekilmekle birlikte geride kalanların moralleri sağlamdı.


Cepheden dönen kurul üyelerinin kişisel görüşleri bir tek noktada birleşiyordu: Olağanüstü önlemlere başvurulması.


Bu önlemlerin ne olabileceği konusunda bir yasa tasarısı hazırlamışlardı. Tasarının birinci maddesi şöyleydi: ‘Durumun gereği olarak aşağıda gösterilen bölgelere geçici süreyle birer genel müfettiş gönderilir.’


Tasarının 3.maddesine göre genel müfettişlerin görevleri ülkenin maddi ve manevi kaynaklarını yurt savunmasının gereklerine göre kullanmaktı. Genel müfettişler bulundukları bölgelerdeki askeri, mülki ve adli yönetimi denetlemeye ve gerekli gördükleri kişileri İstiklal Mahkemesi’ne vermeye yetkili olacaklardı.


Meclisteki genel hava cepheden dönen milletvekillerinin ortak yasa tasarısının olumlu karşılanmasına yol açmıştı. Tasarı ivedilikle incelenmek üzere Milli Savunma, Maliye ve İçişleri Bakanlarının da katılacağı bir komisyona verildi.


(Kaynak: Sakarya / Alptekin Müderrisoğlu / Syf 12)


Türk ordusu keşif, toplanma, eğitim ve ikmal ile meşgul...


Malta'dan gelmekte olan Fethi Bey (Okyar), İstanbul'dan vapurla Anadolu'ya hareket etti


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Belçika Orta Elçisi De Welle'in raporu: Anadolu'da durum çok karışık. Türk kuvvetleri bir strateji dahilinde çekiliyor. Doğu'dan getirilen birliklerle takviye ediliyor. Türklerin parolası sonuna kadar dayanmak. Uzayan savaş, Türklerden çok, anavatanlarından uzak Yunanlıları zayıflatıyor.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Hakimiyeti Milliye: Düşman zayiatı dehşet vericidir. İzmir'de özel evlere de yaralı yerleştiriliyor; Manisa yaralı dolu. Trenler yalnız yaralı naklediyor.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Peyamı Sabah' ta Ali Kemal: Bolşeviklik çukuruna yuvarlanan Ankara'nın arkasından ayrılmalıyız. Büyük devletlerle, özellikle İngiltere ile uzlaşmalıyız. O zaman Yunanlılar Anadolu'dan çekilir.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Salih Münir'in imtiyaz sahipliği, Kemal Behçet'in sorumlu müdürlüğünde Bursa'da yayımlanan Arkadaş gazetesinin ilk sayısı. Bulgar Nova Vreme gazetesinde Ankara'yı ziyaret etmiş olan Çiftçi Partisi Meclis Grubu temsilcisi Grozkov'un izlenimleri: Türk ordusu son derece iyi eğitilmiş, morali yüksek. Fakat teknik araçlardan yoksun. Mustafa Kemal, adeta bir tanrı durumuna gelmiş. The Times: Yunan ordusu fazla ilerlediğinden zayıfladı.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)

GUN GUN KUTULUS yazi.JPG