2 Ekim 1921

İstanbul Hükümeti, İngilizlerin arabuluculuğuna başvurulmasını Ankara'dan bir kere daha istedi. İzzet Paşa, Mustafa Kemal'e bir tel çekerek, Ankara Hükümeti'nin görüşlerini anlatmak üzere yetkili bir temsilciyi İstanbul'a göndermesini istedi. Cevap 5: Güvenilir bir adamınızı Ankara'ya gönderebilirsiniz.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


General Trikopis, Yunan İşgal Ordusu İkinci Kolordu Komutanlığı'na atandı. Trikopis, Güney Tümenler Komutanı idi. Yeni görevine 5'te başlayacak.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Türkoğlu (Bolu) 'nun 8. sayısı: Arabuluculuk ve barış hakkında olacak müracaatların hepsi, bizi avutmak ve avlamak için düzenlenmiş İngiliz tuzağıdır, dalaveredir. Milli amaçlarımızın elde edilmesine kadar, ileri ve geri hizmetlerdeki görevlerimize büyük bir aşk ve imanla sarılacağız. Hainlerin bir teki kalıncaya kadar ezip tepelemedikçe palayı kınına koymayacağız. -Sakarya'da belkemiği kırılan Yunanlılar, Avrupa'da kapı kapı dolaşıp sulh dileniyor. İngilizlerin vakit kazandırma kurnazlığına Türkler bıyık altından güler. -Malta tutuklularından 16'sı kendi kendilerini tahliye etmiş. İngilizlerin kulağına kurşun... -Köylülerin hükümet dairelerindeki işlerini dilekçesiz, aracısız görecekleriyle ilgili bir haber


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Açıksöz'de T.Habib: Patriğin ettiği: Rumlarla hesabımızı artık toptan ve kökünden halledeceğiz

Vakit: İtalyan eski Başbakanı Nitti'nin makalesi: Yunanistan'ın istikbali karanlıktır


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Öğüt: Ankara önünde mağlup olan İngilizlerdir (Kafkas Ermeni basınından) Moskova ve Londra, dünyanın iki kutbudur. Bir tarafta genç ve mazlum milletler, diğer tarafta, ihtiyarlamaya yüz tutmuş müesseseler var. Sağdan sola doğru müthiş bir ak.mu var. Moskova bize elini uzattı. Londra hakkımızı, hukukumuzu teslim ederse onlarla da dost oluruz


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Asım Gündüz hatıralarında anlatıyor:


Gizli maksatlarını gerçekleştiremeyen Ruslar, 13 Ekim 1921’de doğu hudutlarımızı tespit eden antlaşmayı imzala­dılar. Fransızlar, Mondros mütarekesinden faydalanarak Güney Anadolu'da Ermenilerle işbirliği halinde büyük bir yurt parçamızı istilâya kalkışmışlar, önce buralardaki ma­halli milis kuvvetlerimizin kahramanca mukavemeti ile kar­şılaşmışlardı. Sevr’den önce Suriye Komiseri Büyük Millet Meclisine müracaatla mütareke isteğinde bulundu. Haziran’da Fransız devlet ve fikir adamlarından M.Franklen Buyyon Ankara’ya gelerek siyasî temaslara başladı. Fakat bir netice alınamadı. Sakarya Savaşı Fransız’lara hakiki gücümüzü ispat etmişti. Bu kudret ispatımızın altında 20 Ekim 1921 de «Ankara İtilâfnâmesi» imza edildi.


Bu konuşmalarda Mustafa Kemal’in yanında ben de bulundum. Onun, karşısındakini teşhir eden mantığına ve açık kalpliliğine Franklen Buyyon hayran olmuştu.


Mustafa Kemal, Buyyon’a, Birinci Dünya Harbinden sonra esir ve mazlum milletlerin galiplerin elinde toptan esarete mahkûm edilmesi sisteminin, tarihi uyanış karşı­sında gayri mümkün olduğunun artık anlaşılması icap et­tiğini, bu tabiî hakkın tanınmamasının dünyayı felâkete, se­bepsiz buhranlara sürüklemesinin önlenemeyeceğini söylü­yordu. Başkumandan Türkiye’nin mücadelesinin, bu ba­kımdan dünyadaki insanların haysiyet ve hürriyet müca­delesine örnek olacağı yolundaki inancını daha o günlerde ifade etmişti. Franklen Buyyon’la imzaladığımız anlaşmayı kısa zaman sonra Fransız Parlâmentosu, ayakta ve alkış­larla tasvip edecekti. Mehmetçiğin aziz kanı Ana-Vatanın- da boş yere harcanmamıştı.


(Kaynak: Hatıralarım / Asım Gündüz / Syf 108)

GUN GUN KUTULUS yazi.JPG