20 Mart 1920 Cumartesi

Temsil Kurulu, Anadolu Demiryollarına el konulmasını kararlaştırdı. Anadolu Demiryolları bundan böyle Temsil Kurulu’nca işletilecek. Harbiye Bakanı Fevzi Paşa, 20. Kolordu’ya verdiği emirde, İngilizlerce işgal edilen şimendifer hattından kolorduca önemli görülen yerlere nöbetçiler ve postalar konulmasını emretti.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 440)


Meclis’te toplanan bazı milletvekilleri, çalışmaları durdurma kararının Senato’ya duyurulmasını kararlaştırdı. Rıza Nur, bir açıklama yaparak “Meclis-i Mebusanın umumî müzâkerelerini tehir ettik. Bir teşrî müzakerenin ilk şartı, masuniyet ve hürriyet-i kelamdır” dedi. ★ Senato iki saat kadar top­landı. Mebuslar Meclisi’nden gelen tatil yazısı okundu. Rıza Tevfik ve Vasfı Efendi, İstanbul’da hürriyet olduğunu, Mebuslar Meclisi’nin kendi kendini kapatmaya hakkı olmadığım savundular, Senato’nun toplanmaya devam etme­sini istediler; tutuklanan mebusların suçlu olduğunu ileri sürdüler. Ferik Rıza Paşa, Senato üyesi Mahmut Paşa’nın İngilizler tarafından alınıp götürülüşünü anlattı. Rıza Tevfik “İş bizim elimizden çıktı. Dünyaya hakim üç devlet, bir adam hakkında garezkârlık yapamaz” dedi. Çoğunluk, oturumu terketti.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 440)


Mustafa Kemal, Kılıç Ali’ye gönderdiği talimatta, çeteler yardımıyla Maraş ve Antep’te kazanılan başarının memnunluk yarattığını belirtti; Fransızların bu bölgeye fazla kuvvet gönderemeyeceklerini, bunlardan korkulmaması gerekti­ğini bildirdi, yerli önderlerle ilişkilerin devam ettirilerek Fransızların hırpalan­masını emretti.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 440)


İtilaf Devletleri’nin Londra toplantısında, Fransa’nın lejyon yoluyla Türklerin askere alınıp eğitildikten sonra Türkiye’ye karşı kullanılması önerisi tartışıldı. İngiliz Dışişleri Bakanı Curzon şöyle dedi: Türkler için askerlik mesleği tama­men kapanmıştır. Başka bir yerde bile askerî eğitim görmeleri caiz değildir. Türkler diğer düşmanlarımızdan çok farklıdır.★ İngiliz Akdeniz Kuvvetleri Haberalma "Merkezi Siyasî Subayı Yarbay Luce, Türkiye konusunda ılımlı bir barış planı hazırladı. Planda özetle şu görüşlere yer verildi. Türkleri kendimize düşman etmeyelim. Trakya, İzmir ve Erzu­rum’un kaybına Türkler razı değil. Kürdistan ve Doğu’da ayrı bir Ermenistan kurmak faydasızdır. Oniki Ada ve Batı Trakya Yunanistan’a verilsin yeter.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 440)


Halide Edip Ankara’ya gidiş yolunda yaşadıklarını anlatıyor:


Arslan Kaptan tüfeğini yere koyarak bana doğru geldi. Elimi iki defa öpüp başına koyduktan sonra:


-Safa geldin, hemşire hanım dedi.


Şükrü Bey, ona durumun ciddiliğinden ve at bulmak lüzumundan bahsetti ve bana dönerek:


-Ata binebilir misiniz, diye sordu.


Ben, her şeye hazırdım.


Arslan Kaptan, dudaklarında garip bir gülümseme ile sessizce dinlendikten sonra, dedi ki:


-İngilizlerin bizi bu vaziyete sokmalarına şükredelim.


-Niçin, Arslan Kaptan?


-Çünkü, hemşire, bize çabuk inanan, yufka yürekli insanlarız. Bize iyi muamele etselerdi, onlara inanır, belki istiklalimizi de kaybederdik. Fakat sen endişe etme, hemşire. Benim Yelkentepe’de bir mağaram var. Eğer Adapazarı’na geçemezsek, ben sizi oraya saklarım. Altı aylık da yiyecek var. İşte o yeri İngiliz ordusu bulamaz.


O gece, başka bir şey yapmak imkanı olmadığını anlayınca oturdular, Arslan Kaplan çetesiyle Hristiyan çeteleri arasındaki kanlı savaşları anlattılar.


Arslan Kaplan dedi ki:


-İnşallah muvaffak olursak, bir tek hevesim var, hemşire.


-Nedir o, Arslan Kaptan?


-Beyoğlu’nda Tokatlıyan’ın kapısında, elimde tüfek, bu kıyafetimle durup Yunan palyaçolarına çalım satmak.


(Kaynak: Türk’ün Ateşle İmtihanı / Halide Edip Adıvar / Syf 113)

GUN GUN KUTULUS yazi.JPG