20 Nisan 1921

İngilizlerin İstanbul kuvvetleri başkumandanlığı, İngiliz subaylarının Yunan ordusunda savaştıklarını yalanladı. Açıklamada "Subaylarımız, sadece savaşı seyretmek için orada bulunmuşlardır. İngiltere bu savaşta tarafsızdır" denildi.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan)


Londra'dan Ankara'ya dönmekte olan Dışişleri Bakanı Bekir Sami Bey ve yanındakiler Merzifon'da törenle karşılandılar. Bekir Sami Bey, belediye balkonundan halka yaptığı konuşmada, Avrupa-Türk ilişkilerinin, son şeklini, akşam Hükümet'te verilen ziyafette de Yunus Nadi Bey, Türkiye'nin İslam dünyasındaki yerini anlattılar.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan)


Akşam'da N. Sadık: Anadolu'nun itibarı her tarafta arttı, çünkü davasını savunacak kuvvete sahiptir.


Açıksöz: Bu vahşi düşmana acınır mı? Bilecik, İnegöl, Yenişehir havalisinde 278 bina, 35 cami, 10 mektep yaktı. Kadın erkek, ihtiyar çocuk birçok Müslüman'ın canına kıydı. -Ziya Gökalp'in şiiri: Bana Türk değil diyene! Gaye-i Milliye: İngiltere amelesi genel grev yaptı. Londra karanlıklar içinde. İngiltere belasını buluyor.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan)


Karagöz'de manzum Yunan tebliği: İzmir Bursa, Türkiye'yi hep aldık/ Anadolu içlerine bir daldık/Lakin biraz İnönü'nde bunaldık./Biz, Türklere böyle dehşet saçarız/ Sıkışırsak muzafferen kaçarız... -Karagöz'ün ayaklan patlamış Yunan askerlerine öğüdü: Dişinizi biraz daha sıkıp denize kadar gidin, tuzlu su iyi gelir.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan)


3 Kanunuevvel’de Ermeni Taşnak hükümetiyle Gümrü Muahadesini imzaladık. 13 Kanunuevvel’de de karargahımı Kars’a naklettim. Gümrü’de bulunurken Moskova’dan gelmiş olan Sovyet Rusya Mümessili Mdivani (Ankara’ya sefir olan) çocuklarımız için elli bin ruble altın ( beş bin Rus altını), Azerbaycan Mümessili de beş yüz altın verdi. Bizim çocuklar ordusu bütçesine alınmıştı. Bütçe haricinde, muhtaç olanlara yardım için “ Şark Çocuklarını Himaye Cemiyeti” namıyla riyasetinde kurduğun cemiyet vasıtasıyla muhtaç bütün çocuklara yardım imkanlarını da daha geniş mikyasta yaptık. (En sonra Şark’tan ayrılırken elimizdeki 26.625 Türk evrak-ı nakliyesini Trabzon Ziraat Bankası’na çocuklar namına yatırdım. Yirmi iki yaşına gelenler hisselerini aldılar. Kalanlarını Müdafaa-i Milliye Vekaleti, Harbiye Okulundan subay çıkanlara kura ile dağıttı)


Kars’ta bulunan Ermeni çocuklarını Gümrü’ye naklettirmek için bizim çocuklardan bir kısmının buraya getirilmesini lüzumlu buldum. Aynı zamanda bunları Amerikalılara göstererek Türk mürebbileri ve Türk çocuklarının kudret ve kabiliyetlerini tasdik ettirmek faydalı olacaktı. Bunun için Erzurum’daki mektepleri Sarıkamış çocuklar kasabasına naklederken ilk mektebimizi sanayi bandosuyla birlikte Kars’a aldım. 19 Kanunuevvel 1336’da (1920) ilk kademesi geldi. Bunlar tamam olduktan sonra adlarını “ Askeri İdadi” şekline kalb ettim. Çünkü beş sınıf tamamlanmamıştı, artık orta kısmını açacaktık. İlk sınıflar sınıf-ı mahsus şeklinde kalacaktı. Hakikaten bu mektebimize artık ilk mektep klişesi yakışmıyordu.


Beş yüzden fazla mevcutlu bu mektebi Amerikalılara gösterdim, hayrette kaldılar. Gümrü’dekiler de gelip gördüler. Kendileri her türlü bolluk içinde oldukları halde Türk çocuklarının daha üstün vasıflarını görünce, verdikleri karar şu oldu: “ Ermeni çocukları kabiliyetsizdir.”


Ben bu farkın, Türk çocuğunun yüksek kabiliyetiyle beraber bizim mürebbilerimizin de çocuklarla aynı milletten oluşunun tesiri olduğunu ve bir milletin çocuklarını ne kadar üstün olsalar da ecnebi mürebbilerle terbiyede tam muvaffakiyet elde edilemeyeceği fikrimi değerli buldular.


Depoların tıklım tıklım dolu olmasına rağmen Amerikalılar bizim çocuklarımıza bir şey veremediler. Yalnız Gümrü depolarında gördüğüm kolsuz asker ceketlerini asker malı olduğundan resmen istedim. Binlerce Ermeni çocuğunu insanlık namına diye bol bol giydirip besleyen ve yetiştiren Amerikalıların bizimkilere karşı kayıtsız kalmaları herkese ve hele çocuklara fena tesir ediyordu. Bu hali çocuklardan bir heyetle Amerikalılara bildirdik. Mahcup kaldılar ve biraz yardımda bulundular ve artık Kars’takiler de her şeylerini toplayıp Gümrü’ye taşındılar. Şimendiferlerle lazım olan yardımı yaptırdım.


ÇOCUK DAVAMIZ / KAZIM KARABEKİR / 45-46

GUN GUN KUTULUS yazi.JPG