21 Ağustos 1919 Perşembe

Amerikan Yüksek Komiseri Bristol, Başkan Wilson’un 16 tarihli emrini Türk Hükumeti’ne bildirdi. Notada, Ermeni ve Hristiyanlara karşı hareket durdurulmazsa, Türklerin çoğunlukta olduğu yerlerin de Türkiye’den alınacağı ihtar ediliyor.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 60)


Alaşehir Kongresi devam ediyor. Başkan Hacim Muhittin ‘Direniş Yunan işgaline karşı yapılıyor. İşgal kalkmadıkça silahı elden bırakmayacağız.’ dedi.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 60)


İngiltere ve Yunan İşgali hakkında genel değerlendirme:


İngiliz politikasına o dönemde yön veren Başbakan Lloyd George, Yunan işgali için, ‘Biraz savaşacağız ama bu bize çok şeye mal olmayacak, biraz nakliye masrafı çıkacak ortaya, bu da basit bir hesap görme işidir.’ Diyordu. Anadolu’nun varsıllığını özgürce kullanabilmek için Yunanistan’ı işgal taşeronu olarak kullanacaktı. Lloyd George’un istediği Hindistan’la İngiltere arasındaki ulaşım yollarını kullanma ve koruma konusunda, Yunanlıların Türklerin yerini almasına dayanan, iki yüz yıllık geleneksel İngiliz politikasına uygundu. Bu politikayı önerileri İngiliz hükumetleri tarafından hemen uygulanan David Urqhard 19.yüzyıl başında şöyle özetliyordu: ‘Osmanlı Devleti’ne yönelik politikamızın amacı, tüccarlarımızın tek tek çıkarı değil, ticaretimizin genel gelişimidir. İngiliz tüccarlar için, küçük limanlara girip mal aramak ya da yük indirmek yeterince karlı olmayabilir. Bu nedenle kıyı ya da kervan ticareti denen şey, Rumların işi olmalıdır. Türkiye’ye yönelik politikamız fiilen şu iki nokta üzerine dayanacaktır: Bunlardan birincisi ticari rekabetin İngiliz Şirketleri önüne çıkardığı engellerin önlenmesi, ikincisi ise Rumların Türk egemenliğinden kurtarılmasıdır.’


20.yüzyılın en etkili İngiliz politikacısı olarak tanımlanan Winston Churchill, İngiltere’nin Yunanistan politikasını şöyle açıklar: ‘Yunanlılar, Doğu Akdeniz’de geleceğin milletidirler. Üretken ve enerjiyle dolu olup, Türk barbarlığı karşısında Hıristiyan uygarlığını temsil ederler. Eğer onlara, milli yayılışları dönemlerinde sağlam bir dostluk gösterirsek, imparatorluğumuzun birliğini sağlayan büyük yolun, başlıca koruyucularından biri olurlar.’

İngilizler için beklenmedik bir gelişme olan Yunan işgaline karşı yurt düzeyinde başlayan milli tepki Türk halkı için son tutunma noktası Anadolu’yu kurtarma girişimiydi. Alaşehir Milli Kongresi Başkanı Hacim Muhittin Bey’in 21 Ağustos 1919’da söylediklerine şöyle yansıyordu: Eğer işgal askeri zorunluluklar nedeniyle olsaydı ya da öyle sayılsaydı ya da bu işgal İngiliz, Fransız ya da Amerikalılar tarafından yapılsaydı, kimse ses çıkaramazdı. İşin içine Yunanlık girince, buna kamu vicdanı susamazdı. Milli coşkunluk bu neden ortaya çıktı.’


Emperyalizm yeterince bilinmiyordu, ama Yunanlılığın ne olduğu iyi biliniyordu. Rum yönetimi altında yaşamak Türkler için söz konusu bile olamazdı.


(Kaynak: Ülküye Adanmış Bir Yaşam 1 / Metin Aydoğan / Syf 225)

GUN GUN KUTULUS yazi.JPG