21 Aralık 1919 Pazar

Temsil Kurulu, önceki gün geldiği Kayseri’den Mucur’a gitti. Kayseri’den ay­rılırken yayımlanan bildiride, gösterilen coşkulu karşılamadan dolayı teşekkür edildi. Milletin ilk ve son kurtuluş çaresinin gösterilen bu birlik olduğuna deği­nildi.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 286)


O gece de misafir olduğumuz evlerde kaldık. 21 Aralık 1919 Pazar günü sabahı 9’da hareket edilecekti.


Kayserili’lerin bir gün daha kalmaklığımız hususundaki ısrarlarına rağmen, hareket mecburiyetinde idik. Çünkü Hacıbektaş’a da uğranılacaktı. Bu mühim bir merkezdi. Bütün Anadolu’daki 3-4 milyondan belki de daha ziyade miktarda Alevilerin merbut bulundukları Çelebi, Hacıbektaş kariyesinde oturmakta idi. O zaman Çelebi Cemalettin Efendi ve Hacıbektaş Dede postu vekili Niyazi Salih Baba idi.


Milyonlara varan Alevi ve Bektaşiler, gerçi bitaraf bir vaziyette görülüyorsa da bunlar, Çelebi’nin, dede postu vekilinin emir ve iradesine tabi olduklarından bu iki zat ile görüşmek onları tarafımıza çekmek için gerekliydi ve hem de Çelebi ile post vekili arasında bir de ihtilaf var idi ki bu da varidat getiren bir maddenin ve sairenin temliki ve hisseleri meselesi idi.


Bunu da halletmek, her iki tarafı memnun ederek anlaştırmak bizim için de büyük bir kuvvet teşkil edecekti. Bu milyonlarca halk ihmal edilemezdi. Nitekim Cemaleddin Efendi 1.TBMM’de mebus olmuş ve bir aralık Meclis Reis vekilliği de yapmıştır.


Kayseri’den 21 Aralık Pazar sabahı hareketle doğru Mucur’a gidiyorduk. Fakat hareket dokuzda olmak lazım gelirken 10 dakika geç kaldığımızdan hareket müdürü söylenip duruyordu. Bu on dakikayı birinci on beş dakikalık istirahatten keserek telafi edeceğini teemmül ile biraz öfkesi geçti. Soğuk çok ziyade idi. Himmetdede köyünde 15 dakika yerine 5 dakikalık bir mola ile tekrar yola düzüldük.


Öğle yemeği otomobillerde yenecekti. Kayseri’lilerin yolluk olarak verdikleri börekler, sucuklar ve pastırmalar, piliçler her otomobile bu mola sırası taksim edildi. Bu defa da kar yerine biraz yağmur yağdı ve gece 8:30’a doğru Mucur’a gelebildik. Doğruca hükumet önünde durduk. Kaymakam Cevat Bey bizi istikbal etti. Paşa hükumette yatacaktı; biz de evlere taksim edildik.


(Kaynak: Erzurum’dan Ölümüne Kadar Atatürk’le Birlikte Cilt 2 / Mazhar Müfit Kansu / Syf 492)


21 Aralık’tan kentten ayrılırken, Kayserililere, gösterdikleri ilgi nedeniyle teşekkür bildirisi yayınlar. Bildiride şunları söyler: ‘Kayserilelerin Heyeti Temsiliye’ye açtığı kardeşlik kucağı ve gösterdiği içtenlik o kadar sıcak ki, minnet ve şükran duygularımızı açıkça söylemeye gerek gördük. Kadın, erkek, çocuk; bütün millet fertlerinin genel galeyan ve heyecan ile gösterdiği sevgi ve içtenlik; Heyeti Temsiliye’yi oluşturanların kişiliklerine değil, yöneldiği kutsal birlik anlayışına ve herkesin anlaşarak bir araya gelmiş olmasınadır. Bu nedenle çok değerli ve çok yüce bir niteliğe sahiptir. Anadolu’nun kalpten heyecanına; yolculuğumuzun ilk konak yerinde, Kayseri’de temas ettik. Bu temasın bıraktığı saygı ve bağlılık hatırasını ömrümüz oldukça koruyacağız. Yolumuza devam ederken, Kayseri’nin arkamızda Anadolu’nun bütün vatansever coşkusunu içinde barındıran, güçlü, uyanık, yetenekli ve içten bir millet merkez olduğunu düşünerek, her zaman kıvanç duyacağız.’


(Kaynak: Ülküye Adanmış Bir Yaşam 1 / Metin Adoğan / Syf 204)


Adana Valisi Celal Bey, görevine başladı. Geleneksel atama fermanı okuma töreninde halk kurbanlar keserek, tekbirler getirerek gösteriler yaptı. Celal Bey, hükumet konağına gider gitmez Fransız bayrağım indirtti. Fransızlar yalnız pazar günü bayraklarını asmakta diretecekler, o günler de Celal Bey konağa gitmeyecektir. Fransızların baskısıyla valilik görevinden ayrılan Nazım Bey, ye­rine Esat Bey’i vekil bırakarak şehirden ayrılmış, Fransızların emirlerine uyma­dığı için Esat Bey de 21 Ekim’de görevinden uzaklaştırılmış ve öldürülme korkusuyla 23 Ekim’de İstanbul’a hareket etmişti. 2 Kasım’da bu göreve atanmış olan Celal Bey, Fransızlara boyun eğmeyecek, bu nedenle görevine 30 Mayıs 1920’ye kadar devam edebilecektir.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 286)


Denizli Cephesi’ndeki gönüllü birlikler, 57. Tümen Komutanlığına bağlandı.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 287)


The New York Times: Türkler, ümitsiz bir silahlı karşı koymaya girişecekler. Turan’dan gelecek kuvvetlere, hanlılara, Tatarlara, Afganlılara, Gürcülere, hatta Bolşeviklere güveniyorlar.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 2 / Zeki Sarıhan / Syf 287)

GUN GUN KUTULUS yazi.JPG