21 Eylül 1920 Salı

Millet, Meclis'e moral veriyor. Meclis Başkanlığı'ndan bugünkü genel kurul birleşiminde duyurulduğuna göre, çeşitli yerlerden gelen telgraflarda, direnmeye devam edilmesi isteniyor ve milletin bunun için her türlü fedakarlığı yapmaya hazır olduğu bildiriliyor. Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti, kaymakam, mutasarrıf, kumandan ve müftülerin telgraf gönderdiği yerler: Söğüt, Sarayköy, Bilecik, Isparta, Alaşehir, Kütahya, Aziziye, Gerede, Alanya, Boyabat, Ürgüp, Maraş, Gümüşhane, Kayseri, Burdur, Uluborlu, Sinop ve Ayancık.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Rus limanlarından Karadeniz kıyılarına yapılan ulaştırmayı düzenlemek amacıyla, Bahriye Kaçakçı Müfrezesi kuruldu. Sovyetlerden silah ve diğer savaş araçları gelmeye başladı.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Dönemin koşulları değerlendirildiğinde Anadolu’da mücadele veren Mustafa Kemal ve arkadaşlarının yardım alabileceği tek dış kaynağın Bolşevik Rusya olduğu görülür. Gerçi Kurtuluş Savaşı döneminde diğer devletlerden de çeşitli alımlar yapılmıştır. Örneğin savaş süresince Almanya’dan 3.000 adet piyade tüfeği, 1.500 ağır makineli tüfek, 1.335.000 piyade cephanesi, 10.000 takım elbise, 10.000 fotin alınır. Kurtuluş Savaşı’nın ileriki aşamalarında Fransızlardan da 1.000 tabanca, 10.000 piyade tüfeği, 10.000.000 piyade cephanesi, 100.000 el bombası ve 500 km. kablo alımı yapılır.86 Bunların dışında bir de Hint Müslümanları tarafından yapılan para yardımı vardır. Ancak bu alımlar Rusya’dan gelen miktarla kıyaslandığında nispeten önemsiz kalır. Savaş süresince Rusya’dan gelen yardımın genel toplamı şöyledir:87 43.374 çeşitli piyade tüfeği; 120.901 sürgü kolu; 318 hafif makineli tüfek; 81 çeşitli marka top; 13 bomba topu; 56.042 sandık piyade cephanesi; 159.043 adet topçu cephanesi; 200 adet, 123 sandık el bombası; 2 telsiz; 4.794 km. 311 kangal kablo; 19.359 adet gaz maskesi; 60 kılıç. Rusya’nın malzeme yanında yaptığı bir de para yardımı vardır ki bu yardımın toplam miktarı 11 milyon altın ruble ve 100.000 lira değerinde külçe altındır. Rusya ile yapılan görüşmelerin yarattığı olumlu havayla, kısıtlı olanaklara rağmen denizlerde Kurtuluş Savaşı yavaş yavaş gelişmeye başlar. Özellikle malzeme nakli, küçük çaplı kaçırmalar ve kıyı bölgelerde çetelere karşı yapılan çalışmalar bu mücadelenin ilk adımları olarak kabul edilebilir. Başlatılan çalışmaların askeri anlamda sorumlusu Karadeniz’de 3. Tümen Komutanlığı, Boğaz’ın iki yanında ise karargâhı Çanakkale’de bulunan 14. Kolordu Komutanlığı’dır.96Ancak normal koşullar altında komutanlıkların kontrolünde olması gereken bu çalışmalarda zaman zaman çeşitli aksaklıklar yaşanmaktadır. Bir süre sonra özellikle Karadeniz’de, taşınan malların yerine ulaşmadığı ya da eksik ulaştığı, hatta Kurtuluş Savaşı’nda kullanılması amacıyla getirilen silahların Pontus çetelerine aktarıldığı olaylar saptanır. Ortaya çıkan bu tür aksaklıkları gidermek üzere 10 Temmuz 1920 günü Ankara’da Umur-ı Bahriye Müdürlüğü kurulur. Müdürlüğün başlıca görevleri mevcut tüm liman örgütlerini yönetip yönlendirmek, deniz yoluyla yapılan ulaştırma çalışmalarını düzenlemek ve denizlerde verilen mücadeleyi bir düzene sokmaktır. Yönetim bakımından Ulusal Müdafaa Vekâleti’ne bağlı olan müdürlük harekât açısından Erkân-ı Harbiye-i Umumiye Reisliği’ne97 bağlıdır. Müdürlüğün başına Güverte Kıdemli Yüzbaşı Ahmet Şevket Bey98 getirilir. Şevket Bey’in emrine beş küçük rütbeli subay verilir ve bu altı kişilik ekip Ankara’da küçük bir binada göreve başlar.99 Emrullah Nutku denizciler için Ankara’daki yaşamı şöyle anlatır:100 “Meslek görevleri bakımından hayatlarını deniz kıyısında ve sahil şehirlerinde geçirmeye alışmış olan Bahriyeliler Ankara’da karaya vurmuş balık gibiydiler. O güne kadar kalpaklı ve apoletli kara subaylarını görmüş ve tanımış olan Ankara halkı da siyah ceket, çizmesiz pantolonlu kolları şeritli, başlarında fes veya kalpak yerine sırma şeritli bir başlık (serpuş) giyinen resmi şahısları yadırgamış, bunların subay olduklarını bile uzun süre anlayamamıştı. Anladıktan sonra da bunların karada ne işleri olduğunu sormaktan usanmamışlardı. Bu soruları gülümseyerek karşıladıkları halde bahriyeliler de deniz olmayan yerde yaşamanın güçlüğünü belli etmemeye çalışıyorlardı. Oysa deniz kıyısında olmayan bir şehrin, Ankara’nın başkent olmasından başka olayda değişiklik yoktu.”


1920 yılının sonbaharında Rusya ile ikili ilişkiler bir düzene sokulmuş ve Rusya’dan silah, cephane ve her türlü malzemenin taşınmasına başlanmıştır. Yapılan anlaşmalara göre bu malzemeler Rusya’nın Tuapse ve Novrosiski limanlarından alınıp Trabzon’a getirilecek, buradan da Anadolu’ya dağıtımı yapılacaktır.

Trabzon’da Rusya’dan yapılan ulaştırmayı düzenlemek ve idare etmek için kurulan ilk örgüt Trabzon Kaçakçılık Müfrezesi olur. 21 Eylül 1920 tarihinde kurulan bu birlik 26 Ekim 1920 tarihinde Trabzon Nakliyat-ı Bahriye Müfrezesi adını almış ve başına Binbaşı Nazmi Bey getirilmiştir.134 Bu yapılanma sonrası sivil motorlarla yapılan taşımacılık bir düzene girer ve getirilen malzemede büyük artış olur. 29 Ocak 1921 tarihinden 21 Aralık 1921 tarihine kadar yapılan sivil nakliyat şöyledir:135 • 23 Kasım 1921 tarihinde Tiran Motoru kaptanı Hacı Ahmet Efendi İnebolu’ya 500 sandık kısa İngiliz tüfeği ile 500 sandık kısa tüfeğe ait kasatura, • 27 Kasım 1921 tarihinde Hûda motoru kaptanı İhsan Efendi İnebolu’ya 302 sandık uzun İngiliz tüfeği, 302 sandık uzun tüfeğe ait kasatura, 296 sandık kısa tüfeğe ait kasatura, • 21 Aralık 1921 tarihinde de Turgut motoruyla Ahmet Kaptan İnebolu’ya 1150 sandık kısa İngiliz tüfeği ile bu tüfeğe ait 1150 sandık kasaturası, 93 sandık Avusturya tüfeği, • Midilli motoruyla İnebolu’ya 1 sandık uzun İngiliz tüfeğine ait kasatura, 113 sandık kısa İngiliz tüfeğine ait kasatura, 2 sandık sivri cins kasatura, • Mumhane Ambarı’nda Üsteğmen İbrahim Efendi’ye teslim edilmek üzere 564 sandık kısa İngiliz tüfeği ile bu tüfeğe ait 576 sandık kasatura, • 29 Ocak 1921 tarihinde Selâmet motoruyla İnebolu’ya 302 sandık uzun İngiliz tüfeği, 2510 sandık kısa İngiliz tüfeği, 93 sandık Avusturya tüfeği, 302 sandık uzun İngiliz tüfeğine ait kasatura, 2645 sandık kısa İngiliz tüfeğine ait kasatura, 2 sandık sivri cins kasatura, • Bahr-i Cedid motoruyla İnebolu’ya 137 sandık uzun İngiliz tüfeği ile 60 sandık İngiliz tüfeği, • Üsteğmen İbrahim Efendi’yle İnebolu’ya 500 sandık Avusturya tüfeği, • Giresun vapuruyla Samsun’a 437 sandık uzun İngiliz tüfeği ile bu tüfeğe ait 437 sandık kasatura.


Başlangıç devresinde yapılan nakliyatın ayrıntılı dökümü şöyledir:22 Eylül 1920 tarihinde bir motorla 184 adet tüfek, 192 kasatura ve 422 sandık cephane, 25 Eylül 1920 tarihinde Salih Efendi’nin Hayrettin motoruyla 315 adet tüfek, 315 kasatura ve 299 sandık cephane, 27 Eylül 1920 tarihinde Şükran motoruyla 191 adet tüfek, 191 kasatura ve 59 sandık cephane, 01 Ekim 1920 tarihinde Harun Kaptan’ın Yıldız motoruyla 205 adet tüfek, 205 kasatura ve 30 sandık cephane, 04 Ekim 1920 tarihinde Nazım Kaptan’ın Mebruke motoruyla 858 adet tüfek, 1108 kasatura ve 727 sandık cephane. Rusya’dan yapılan ilk taşımayla ilgili diğer bir bilgi de şu şekildedir:132 Birinci parti olarak 21 Eylül’den 15 Ekim’e kadar toplam 2815 adet İngiliz tüfeği ile 1885 sandık İngiliz piyade cephanesi Trabzon’a yollanır. 500 adet İngiliz piyade tüfeği ile 250 sandık İngiliz piyade cephanesi de Giresun Alayı için Topal Osman’a verilmiştir.


(Kaynak: KURTULUŞ SAVAŞI DÖNEMİNDE DENİZCİLİK FAALİYETLER / Serdar Hüseyin Sayar / Yüksek Lisans Tezi / ANKARA ÜNİVERSİTESİ TÜRK İNKILÂP TARİHİ ENSTİTÜSÜ)


Atatürk’ün Sözü


“Düşman ablukasına ve sahip olduğu kısıtlı deniz araçlarına rağmen, Bahriyemizin mensupları Karadeniz’de bir kaç gemi ile harikalar göstererek, hiçbir şey kaybetmeksizin deniz nakliyatını sağlamak suretiyle teşekküre değer hizmetler yapmışlardır.”


Kazanç vergisini 5-10 misli artıran kanun, oylamaya katılan 85 mebustan 71'inin oyu ile kabul edildi. Evvelce vergi bağışıklığı olan şehir ve kasabaların dışında kalan sınai işletmeler de vergi kapsamı içine alındı.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)

GUN GUN KUTULUS yazi.JPG