21 Haziran 1921

Türk kuvvetleri gece, hazırladıkları sallarla gizlice Sakarya'yı geçtiler. Hareket planlan gereğince Yunanlılar, Adapazarı'nı boşalttılar. Milli kuvvetler çekilen Yunanları takip ediyor. Sapanca, Kandıra alındı. Yunanlılar 26 Mart'tan beri Adapazarı'nı işgalleri altında tutuyorlardı.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Harington'un Mustafa Kemal'le görüşme izni isteyen dünkü telgrafı İngiliz Hükümet toplantısında ele alındı. Kabine görüşmelerinde, Ankara'da Bolşevik etkisini önlemek ve daha sonra yapılacak görüşmelere ortam hazırlamak için Mustafa Kemal'in önerisinin kabul edilmesi, arabuluculuk konusunda Yunanistan'dan cevap beklenirken Mustafa Kemal'le ilişki kurmanın sakıncalı olacağı görüşleri belirtildi. Fransa ve İtalya'ya haber verilmesi ve görüşmelerin yarına ertelenmesi kararlaştırıldı. Dışişleri Bakanlığı görevlilerinden Osbome'un hazırladığı muhtırada ise Mustafa Kemal'in İngiltere'yi müttefiklerinden ayırıp görüşmelere sürüklemek istediği, eğer aşın kimselerin eline düşmüşse Mustafa Kemal'in artık Ankara'yı temsil etmeyeceği savunuldu.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Yunanistan'ın Anadolu'daki işgaliyle ilgili olarak Hindistan'da öfke doruğuna ulaştı. Hindistan Kongresi Çalışma Komitesi toplandı. Hintliler, Müslümanların Türkiye ile ilgili çabalarını destekleme ve Hint erlerinin İngiliz ordusunda görev almaktan kaçınmaları kararını aldılar.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Yakında başlayacak saldırıda Yunan askeri gücünü incelemek üzere Ege Bölgesi'ne gönderilen General Marden, ilk raporunu telgrafla İzmir'den Londra'ya gönderdi. General, Yunanların her bakımdan üstün olduklarını anlatarak büyük bir şanssızlık olmazsa Türklere karşı zafer kazanacaklarını ileri sürdü.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


İkdam'da başyazar Ahmet Cevdet: Türkiye ve Bolşevizm: Bolşevizm Türkiye'ye girmiştir ve girecektir diyenler hata ediyorlar. Bunlar Türklerin medeniyet ve diyanet usulünü dikkate almıyorlar.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Hakimiyeti Milliye: İzmir'de Odikyan'ın köşkü Konstantin'in hoşuna gitti. Şimdi hangi cepheye gideceğine tereddüt ediyor. Galiba Atina'yı tercih edecek.


Açıksöz'de İsmail Habib: Artık yüksek mevkidekiler bile milletinin üstünde değil, ruhunda

yaşayacak. Saltanat çürümüştür.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Selim Erdoğan ‘Sakarya’ kitabında anlatıyor:


Yunan ileri harekatına karşı hazırlıklarını tamamlamaya çalışan Türk Ordusu açısındansa durum farklıdır. Az kuvvetle geniş bir alanı savunmak zorunda kalacak olan Batı Cephesi askerliğin gerektirdiği tüm şartları zorladığı gibi, farklı taktiklerle de düşmanına zarar vermeye çalışmaktadır. Bunların başında da küçük kuvvetler kullanarak olabildiğince büyük miktarda Yunan birliğini bağlamak, muharebe dışında tutmak gelmektedir. Miralay Kazım Fikri (Özalp) Bey’in Mürettep Kolordusu harekata katılacak olan Yunan 11.Tümeni ile Adapazarı-İzmit kesiminde 21 Haziran’da muharebeye tutuşur. Bu harekatın asıl amacı 11.Tümeni oyalamaktır. Ancak muharebelere katılan Türk birliklerinin sayıca yetersiz oluşu nedeniyle bu mümkün olmaz. Yine de İzmit’e doğru muharebe ederek yavaş yavaş çekilen tümenle birlikte yörede yaşayan Rumlar da rıhtımdaki gemilere binerek kentten ayrılırlar. 29 Haziran 1921 günü Mürettep Kolordu Yunanların boşalttığı İzmit’e girer. Şehirde asayişi sağlamak için on beş kadar Fransız askeri kalmış, buna rağmen Yunanlar çekilme sırasında 300 Türk vatandaşını öldürmüşlerdir.


(Kaynak: Sakarya / Selim Erdoğan / Syf 68)


Ankara’da başlanılan görüşmelerle Türk-Fransız ilişkilerinde yeni bir aşamaya girildiği 21 Haziran 1921 tarihli Açıksöz’de şöyle anlatılıyordu: Fransa, bize karşı önceki gibi öfkeli ve düşman değil, güler yüzlü ve iyilik sever olarak görünüyor; bize silah çevirmiyor, elini uzatıyor, iki tarafın da eski Türk-Fransız dostluğuna dönmesini istiyor. Fransa’nın son dört aydan bu yana her geçen gün Paris’ten artarak yükselen Yunan aleyhtarlığı ile kamuoylarının yayınları göz önünde tutulursa, Açıksöz gazetesine göre, yapılan girişimin ciddi ve samimi olduğuna inanmak gerekliydi. Doğu’da barışın gerçekleşmesinde Fransız girişimini olumlu sonuçlandığı taktirde önemli bir aşama saymanın olanaklı olabileceğine değinen gazete, bunun için de tek koşulu şu tümcelerle açıklıyordu: “ Fransa Misak-ı Milli hudutları dahilindeki Türk tamamiyet-i mülkiyesini mutlak şekliyle kabul eder ve binnetice Kilikya üstündeki hukukı milliyemizi adilane tasdik ederse, bu kıymetli sulhun tesisine mani sebepler ortadan kalkmış ve…”

Açıksöz’le birlikte Hakimiyet-i Milliye’nin savunduğu görüşler açıktı. Bu da Türklerin her çeşit haklarının tanınmasıydı. Misak-ı Milli bunu formüle etmişti. O’nun kabul edilmesi barışın gerçekleşmesinde tek çıkar yol olarak görünüyordu. Le Temps gazetesi de adeta, bu Anadolu gazetelerinin görüşlerini benimsiyor, paylaşıyordu. 21 Haziran 1921 tarihli sayısında da bunu açıkça yazıyordu. Türkler, ulusal isteklerinin korunmasını amaçlayan savaşımlarında İzmir’le Doğu Trakya’nın boşaltılmasını silahların bırakılması için esas koşul olarak görüyorlardı. Doğu’da dökülecek kanı kalmamış olan Fransa’nın bu durumda Ankara’ya yaklaşması ve Türklerin “ hakk-ı meşrularını” kabul ederek Anadolu’da barış ve huzurun gerçekleştirilmesi gerekliydi.


KURTULUŞ SAVAŞINDA TÜRK BASINI / DR. İZZET ÖZTOPRAK/ 329-330

GUN GUN KUTULUS yazi.JPG