21 Mart 1921

Meclis'in gizli oturumunda Tokat Mebusu Nazım, Afyon Mebusu Mehmet Şükrü ve Bursa Mebusu Şeyh Servet Beyler haklarında komünist suçlamaları görüşüldü Nazım Bey, cevap konuşmasında Yeşilordu örgütünden Hükümet'in haberdar olduğunu söyledi, gizli Komünist Partisi ile ilgili suçlamaları

reddetti. Halk İştirakiyun Fırkası'na da bu partinin iç yüzünü

öğrenmek için girdiğini ileri sürdü... Ankara İstiklal Mahkemesi'nin isteği

üzerine Nazım ve Mehmet Şükrü Beylerin dokunulmazlıkları kaldırıldı.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan)


Padişah Vahdettin üç yüksek komiserle ayrı ayrı görüştü. İngiliz Yüksek

Komiseri Rumbold'a Ankara önderlerini şikayet etti; onların Türk olmadıklarını

ve bir avuç eşkiya olduklarını ileri sürdü, onların tahtı tehlikeye soktuklarını

belirtti. Bekir Sami'nin makul bir kişi ama onu gönderenlerin şovenist

olduklarını söyleyen Vahdettin, Mustafa Kemal'in 20-30 yıl Londra'da

da kalsa değişmeyeceğini anlatarak "Zorla bir halife ilan edebilirler.

Halifeliğin İstanbul'dan doğuya kaydırılması felaketli sonuçlar doğurur. Halifelik

puslu havayı seven kurtların elinde bir alet olur. Mali durum İstanbul Hükümeti'ni güçsüz bırakmaktadır, memurlar yoksulluk yüzünden

Anadolu'ya geçmektedirler" dedi. Kendisinin güçsüz ve yapayalnız olduğunu,

tahtının çıkarlarını bir avuç isyancıya bırakmak istemediğini belirtti.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan)


Ankara Hükümeti, 16 Mart tarihli Türk-Sovyet anlaşmasını onayladı. Dışişleri

Bakan Vekili Ahmet Muhtar Bey, Çiçerin'e çektiği telgrafta, iki halkın

birliği yolunda atılmış bu adımdan ötürü sevinç duyduğunu bildirdi.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan)


Papulas, Yunanistan'dan İzmir, Sakız, İzmit ve Bandırma'ya 50.000 kişilik

bir takviye kuvveti ve 6ıo subay istedi. Yunanistan bu isteği karşılayamayacaktır.

Yunan kaynaklarına göre bu tarihte Anadolu'daki Yunan mevcudu

şöyle: 52.255 tüfek, 1.267 kılıç, 636 makinalı tüfek, 260 top. Türk kuvvetleri:41.772 tüfek, 5.232 kılıç, 296 makinalı, 152 top.

(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan)


İçişleri Bakanı Refet Paşa, daha uzun süre görevine dönemeyeceğini belirterek

istifa etti. 18 tarihli istifa yazısı bugün Meclis'e sunuldu


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan)


23 Mart’ta başlayacak Genel Yunan Saldırısı (2.İnönü Muharebesi) öncesi İzzettin Çalışlar orduların durumunu değerlendiriyor:


Bizim yüce bir amacımız vardı. Mevcudiyetimizin, hayatımızın geleceği olan Türklüğü ebediyen yaşatmayı hedeflemiştik. Ama okuryazar oranımız yüzde ondan fazla değildi. Yunanlılarda da asırlardır yaptıkları Megola İdea vardı. Bizans İmparatorluğu’nu canlandırıp İstanbul’a sahip olma, Ayasofya’ya çan takma, Batı Anadolu’da eski Yunan medeniyetini tekrar kurma amacı. Sevr Antlaşması ve Anadolu’ya girerek bu amaca ulaşmak üzere oldukları sanılıyordu. Askerleri ve subayları ateş gibiydi. Yüzde elliden fazlası okuryazar olduğundan Yunan gazeteleri ve savaşla ilgili yayınları okuyarak milli heyecanlarını takviye edebiliyorlardı. Ulusal birlik içindeydiler. Bizde ise henüz mesaisini düşmanlarla paylaşan bir saray ve onun muzır propagandaları hüküm sürüyordu.


TALİM VE TERBİYE


Yunan ordusunda düzen mükemmeldi. Subay eksikleri yoktu. Bizde talim ve terbiye henüz vasat derecedeydi. Henüz İstanbul’daki subayların önemli bir kısmı Anadolu’ya geçmemiş bulunuyordu. 61. Tümen’e birer ikişer gelen subayları Oluklu köyünde, basık tavanlı bir odadaki karargahımda kabul ediyordum. Onlara Venizelos’un oğlunun Bursa’da Osman Gazi Türbesi içinde çekilmiş bir resmini ve o mezarın başında söylediği sözleri gösteriyor ve “ Kalk ey koca Türk! Senin kurduğun devleti yıkıyorum diyen Yunanlıyı anavatanda boğmak görevi sizin omuzlarınızdadır!” diyordum. 23 Mart 1921 tarihinde iki tarafın ordularının maddi, manevi ve askeri durumlarını böyle özetleyebilirim.

İzzettin Çalışlar


NUTUK / 849 ( İSTANBUL BELEDİYESİ )

GUN GUN KUTULUS yazi.JPG