21 Temmuz 1921

Batı Cephesi Komutanlığı, Eskişehir kesiminde karşı saldırıya geçilmesini emretti. Fevzi Paşa, sol cenahın kuvvetlendirilmesini istedi. Mustafa Kemal, 1 2. Grup Kumandanı Halit Bey'e Kırgız Dağı'na gelmiş olan düşmana karşı bütün şiddetiyle bir saldın düzenlemesini ve düşmanı oradan atmasını emretti. Karşı saldırıya geçildi. Kavurucu bir güneş altında, Yunanlıların eski ikmal merkezlerinden 200 km. uzakta Seyitgazi, Kanlıpınar, Muttalip Ovası'nda şiddetli süngü savaşları oldu. "Eskişehir Savaşları" adı verilen çarpışmalarda Türkler Yunanlıları geri atamadılar ve Eskişehir'i kurtaramadılar. Kumandanlar, İnönü'de kazandıkları prestiji kaybetmemek ve milletin moralini bozmamak için çekilmekte tereddüt ediyor. Türk birliklerinde panik ve dağılmalar görüldü. Savaş alanında çok sayıda ölü var. Karşılıklı hücumlar ancak gece yansı durdu. Türk ordusu Sakarya'nın doğusunu tutmayı hedefleyip çekilmeye başladı.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


İsmet Paşa, bugünkü savaş özetinde, düşmanla kesin bir savaşa girişecek durumda olmadıklarını, kuvvetler arasında dengesizlik olduğunu belirtti; Genelkurmay'a, orduyu Sakarya doğusuna çekme niyetinde olduğunu bildirdi. Fevzi Paşa, bunu uygun gördüğü cevabını verdi ve Yunanlılarla birlikte hareket ettiği sanılan Ethem kuvvetlerine karşı da tedbir alınmasını istedi. Sakarya doğusunda uygun savunma mevzilerini tespit etmek üzere bir askeri kurul gönderdi. Papulas'ın raporu: Büyük Eskişehir Savaşı, kahraman ordularımızın tam ve gurur verici galibiyeti ile sona erdi. Kaçan düşmanı Eskişehir'in 45 km. doğusuna kadar kovaladık. 40 top, birçok makinalı tüfek ve önemli sayıda cephane, malzeme, esir ele geçirdik.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


16 Mart'ta Moskova'da imzalanan Türk-Rus Dostluk ve Yardım Anlaşması, Büyük Millet Meclisi'nde 5 red ve 1 çekimser oya karşılık 201 oyla kabul edildi ve sürekli alkışlarla karşılandı. Red oylarını, Batum'um Gürcülere bırakılmasını istemeyenler verdiler. Dışişleri Bakanı Yusuf Kemal Bey, kanunun görüşülmesi sırasında yaptığı konuşmada "İki türlü kapitalizm vardır. Biri istilacı kapitalizm, diğeri yurt içindeki kapitalizm. Rusya ile kapitalizme karşı yaptığımız birlik istilacı kapitalizme karşıdır. Yoksa kimse iç işlerimize karışamaz" dedi. İki ülke arasındaki esir değişimi anlaşması da onaylandı


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Türkiye ile Afganistan arasında ı Mart'ta Moskova'da imzalanan Dostluk Anlaşması, Büyük Millet Meclisi'nde oybirliği ile kabul edilerek kanunlaştırıldı. Bunun "iki büyük kardeş ve bağımsız devlet arasında imzalanan ilk anlaşma" olduğu belirtildi. Dua okundu.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Yunan Dışişleri Bakanlığı'nın dış temsilciliklerine genelgesi: "Kemalist sürülerden kurtarılan Hıristiyan, Musevi ve hatta Müslüman halkın sevinci tarifsizdi." Yunan basın bülteni: "Kemalist ordunun bozgun hali son haddine ulaştı. Kütahya ve Eskişehir yenilgileri Türk ordusunu savaş dışı etti." Stratigos: "Geriye kalan enkazın tamamen dağılması çok sürmeyecektir" Atina'da büyük şenlikler: İngiliz Atina Büyükelçisi'nin bildirdiğine göre büyük bir kalabalık sabahın erken saatlerinde İngiliz Elçiliği'ne giderek İngiltere'yi, Kral'ı ve Başbakan'ı alkışladı. Kiliseler çanlarını çaldılar, 101 parça top atıldı, ayin yapıldı. Yunan basını, Sevr Anlaşması'nın Yunanistan için yeterli olmadığını yazıyor. Granville, raporunda Dışişleri Bakanı Baltacis'le görüşmesini anlattı. Buna göre Graville, arabuluculuk zamanının geldiğine inanıyorlarsa Curzon 'a başvurmaları gerektiğini söyledi. Baltacis, bunun Yunan çıkarlarına aykırı ve Kemalist akımın tamamen çökmekte olduğunu ileri sürdü.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Dışişleri Bakanı Yusuf Kemal Bey, Bristol'un ı8'de Mustafa Kemal'e yazdığı, Rumların Karadeniz kıyılarından iç bölgelere göçe tabi tutulmasından vazgeçilmesini isteyen mektubuna cevap verdi. Sevk edilenlerin kadın, çocuk, yaşlı değil, Pontos çeteleri ve eşkıyası olduğunu ileri sürdü. Bristol'un dikkatini Yunanlıların Batı Anadolu'da Türklere yaptıkları zulümlere çekti


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Roma'dan Türkiye'ye dönmeye hazırlanan Fethi Bey'in not defterinden: Ancak Malta'da iken bu kadar üzüntülü, yaslı günler geçirmiştim. Pek küçük bir umut kapısı var. Büyük bir savaş meydana geldiğine dair bir işaret yok. Eskişehir'i bizimkiler savaşsız terk etmişlerse henüz ordu mevcut demektir,


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


15 Temmuz'da Ankara'da açılan ilk Maarif Kongresi, ilk ve ortaöğretimin alacağı biçim üzerindeki tartışmalarını tamamladı. Öğretimin sadeleştirilmesi, amelileştirilmesi ve yerelleştirilmesi üzerinde duruldu ve bunları bir programa bağlayacak kurul seçildi. Bakan Hamdullah Suphi Bey, Kongre'yi bir konuşma ile kapadı. Kongre'ye bay ve bayan 250 kadar öğretmen katılmış bulunuyor


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Bekir Sami Bey'in Echo de Paris'ye demeci: Yunanlar savaşı savaşmak için, Türkler barışa kavuşmak için yapıyorlar.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Selim Erdoğan Sakarya kitabında anlatıyor:


21 Temmuz günü Yunanların ‘kesin zafer’, Türklerin ise ‘Kurt ölmeden postu pay edilmez’ diyerek başladığı bir gündür. (Önce Türkler lehine gelişen muharebeler öğleden sonra Yunanların lehine döner) İsmet Paşa da, diğer komutanlar da bu ordunun bir tek muharebe için değil, Milli Mücadele için kurulduğunun, ordu elde olduğu sürece bu mücadeleye devam edebileceklerinin farkındadırlar. Çekilerek orduyu yok olmaktan kurtarmaktan başka çare yoktur. Artık durumun önlenemez şekilde aleyhte geliştiğini göre İsmet Paşa 21 Temmuz gece saat 22:30’da orduya Pomaklar-Alpu-Mahmudiye-Çifteler hattına çekilme emrini verir. Ordunun yeniden muharebe yeteneği kazanabilmesi için en az beş on günlük bir süreye ihtiyacı vardır ve düşmanla temas halindeyken bu mümkün değildir. Bu nedenle Mustafa Kemal Paşa’nın Kütahya Muharebesi sonrasında önerdiği gibi, bu hatta kesin muharebe kabul edilmeyecek, düşmanla araya ciddi bir mesafe konacaktır. 21/22 Temmuz 1921 gecesi Seyitgazi-Mahmudiye arasında çekilen kollardaki pek çok subayın zihninde Balkan felaketinin hayaletleri dolaşmaktadır. O acıyı yaşamış olanların hepsinin alındaki düşünce aynıdır: ‘Bunun bir daha olmasına asla müsaade etmeyeceğiz.’ Etmeyeceklerdir de!


(Kaynak: Sakarya / Selim Erdoğan / Syf 116)


19 Temmuz 1921’de Türk orduları Eskişehir’i boşalttı. Şehir, Yunanlarca işgal edildi.

21 Temmuz 1921’de Yunan Dışişleri Bakanı Baltazzi, Yunanistan’ın dış temsilciliklerine gönderdiği raporda şöyle diyordu:

“ Kemalist sürülerden kurtarılan Hıristiyan, Musevi ve hatta Müslüman halk sevinç içindedir.”

Eskişehir’in düşmesinden sonra Yunanistan artık Sevr Antlaşmasıyla yetinmiyor. İstanbul’u da istiyordu.

22 Temmuz 1921’de Türk orduları, Atatürk’ün plan ve programı doğrultusunda, arkada artçılar bırakarak Sakarya’nın doğusuna çekildi. 25 Temmuz 1921’de çekilme tamamlandı. İsmet Paşa, Polatlı’da karargah kurdu.

Kütahya-Eskişehir Savaşı’nda Türk orduları 1643 şehit, 4981 yaralı verdi. Çekilme sırasında 30.120 silahlı, 687 silahsız Türk askeri firar etti. Çekilme yine de başarılı oldu. Yunan Genelkurmay Başkanı Dusmanis. “ Türkler o derece rahat ve düzenli çekilmişti ki ne esir alabildik ne de elimize silah ve cephane geçti” diyordu.

Bu arada Karadeniz’deki Yunan donanması 19-20 Temmuz 1921’de Trabzon’u, 22 Temmuz 1921’de Sinop’u bombaladı.

28 Temmuz 1921’de Kütahya’da Yunan Kralı Konstantin başkanlığında Yunan Savaş Meclisi toplandı. Toplantıda Ankara’nın işgaline karar verildi.

31 Temmuz’da Yunan Kralı Eskişehir’e gelip karargah kurdu.


ATATÜRK ETKİSİ / SİNAN MEYDAN / 151


GUN GUN KUTULUS yazi.JPG