22 Ağustos 1920 Pazar

Antep'te şiddetli çarpışmalar. Fransızlar, Antep-Nizip yolunu ele geçirdiler. Yunan Genel Karargahı, Uşak ve Gediz'in işgal edilmesini emretti. Sarı Efe Edip kumandasındaki 600 kişilik kuvvet, bir haftadır hükümet askerlerinin kontrolünde bulunan Bolu'ya geldi.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan / Syf 184)


İstanbul hükümeti, Sevr Anlaşması gereğince terk ettiği yerlerdeki memurların maaşlarını bir kararname ile kesti.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan / Syf 184)


İngiliz Başbakanı L. George ile İtalyan Başbakanı Signor Giolitti arasında görüşme:


Giolitti: "Türkiye üzerindeki ilgimiz ticari ve ekonomiktir. Toprak istemiyoruz. Mustafa Kemal hakkında bir bilgimiz yok. İstanbul ve Boğazlar bölgesine asker gönderemeyiz."


L. George: "Mustafa Kemal pek önemli değil. Yunan saldırısı da bunu gösteriyor. Biz de daha fazla asker gönderemeyiz. Gelibolu Yarımadası Yunanlılar tarafından işgal edilsin." Giolitti, bu son öneriyi kabul etti.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan / Syf 184)


HİNDİSTAN


İslam dünyasının bu günü ve geleceği ile ilgili olan Türk Kurtuluş Savaşı bütün Müslümanların şu yada bu oranda, bu mücadele ile ilgilenmesini gerektirmekteydi. Entrikacı zalim ve emparyalistlere karşı isyan etmiş olan ezilen dünya içinde Müslümanlar çoğunluktaydı. Türkiye o günkü hali içinde bile merkez durumundaydı. Bu hareketin azimli ve aydın hizmet çilesi içinde Ağa Han ve Mehmet Ali gibi kişilerin yanında Müslüman olmayan Hintliler de vardı. TBMM üyeleri ile görüşen Ağa Han şöyle konuşmuştu:


“Emperyalizm insanın kanı üzerinde yaşayan bir sistemdir. Son dönem emperyalizmi İngiltere’de doğdu. Batı Afrika zencilerinin yakalanıp Amerika’da satılmasıyla başlamıştı. Bu Hıristiyanlık adına yapılıyordu. Hatta bu işi yapan ikisinin adı İsa ve Meryem’di. Hırs ve aç gözlülük İngilizleri istilaya yöneltti. Bir zamanlar mesut olan Hindistan şimdi sefalet içindedir”


İşte İngiliz emperyalizmi altında inleyen Hindistan Müslümanları ile İngiliz emperyalizmine karşı mücadele veren Türkiye arasında dini bir yakınlık doğmuştu. “Hint Hilafet Komitesi, Türk Milli Mücadelesine büyük ölçüde yardımcı olmaktaydı. Halifelik akımının Avrupa sorumlusu Mehmet Ali, İtalya Başbakanı, Dış İşleri Bakanı ve Papa ile görüşerek Türk tezini tanıtmaya çalışmaktaydı. Basına verdiği demeçlerle de İngilizleri verdikleri sözü tutmamakla suçlamakta ve Hindistan’da İngilizlere karşı bir cihadın başlayabileceği uyarısında bulunmaktaydı.


“Hint Müslümanlarından ekonomik yardımlarda gelmekteydi. Müslümanlar Türkiye’nin kaderinin İngiltere’nin elinde olduğuna inanmaktaydı. Bu inançlarını iyi bilen Hindistan’daki İngiliz Genel Valisi, Türkiye’ye karşı ayaklanmaya başlayan İslam duygularının yatıştırılması için İngiliz Sömürgeler Bakanlığına yapılmasını önermekte ve Londra’daki İslam Derneği de benzer tekliflerde bulunmaktaydı.” Hindistan’ın bu baskıları Lozan Barışı’na kadar devam etmiştir.


Ağa Han’ın konuşması 23 Ağustos 1920 tarihli Yeni Gün’de şöyle yer almaktadır.


“İngilizleri insanlık dışında bir yaratık olarak düşünüyoruz. Trablusgarp ve Balkan Savaşlarından sonra anladık ki Müslümanların tek güçlü düşmanı İngiltere’dir. Trablusgarp Savaşında Türklere yardım için asker hazırladık. İngiltere ben tarafsızım dedi. Türk Ordusunun Mısır’dan Trablusgarp’a geçmesine de izin vermedi. Hilal-i Ahmer’e yardım göndermek istedik engel oldu. Balkan Savaşından sonra Londra Antlaşmasında yine sorunlar çıkardı. Mütareke ile Türkler’e yaptıkları Hint halkını büyük bir uyanışa yöneltti. Hatta din farkı olmadan birbirine perçinledi. Hilafet hareketinin başında bulunan bir gayrimüslim'dir. Artık tabi halk İngiltere’ye ültimatom göndermeye başladı,


İngiltere Hintliler’den korkuyor. Ama İngiltere Hindistan’ın dişini söktüğüne inanıyor. Mütareke’den sonra İngiltere’nin planını anlayanlar meydana atıldı ve düzenli orduyu kurdu. Bunları Türkiye yapamasaydı şimdi bir Hindistan olacaktı. Hürriyet ve İtilafçılar İngiltere’nin gönüllü aleti olmuş, İngiltere’nin ne olduğunu anlama yeteneği olmayan insanlardır. Güçlü ve görevini bilen bir kabine olsaydı, İzmir’in işgali gerçekleşmezdi. Siz kuvvetliyseniz, İngiltere bir köpek gibi ayağınızın altını yalar, zayıfsanız onlar sizi kemirmeye başlar.


Hindistan sizinle aynı cephede savaşamaz, fakat sizinle beraberdir. Hindular “hakpererstir” Wilson Prensipleri’nin 12.maddesini İngiltere’nin çiğnediğine inanan Hintliler Türkleri destekliyor.


KURTULUŞ SAVAŞI’NDA ANADOLU’DA YENİ GÜN / NURETTİN GÜLMEZ / 221 – 222 – 223

GUN GUN KUTULUS yazi.JPG