22 Haziran 1920 Salı

İlk genel Yunan saldırısı ... 15 Mayıs 1919'da İzmir ile başlayıp İzmir ve Aydın illeriyle sınırlı bir alanı işgalleri altına almış olan Yunanlılar İtilaf Devletleri'nin de izniyle, Bursa ve Uşak yönünde ileri harekete geçtiler. Bugün Akhisar üçüncü, Sarıgöl ikinci defa işgal altına alındı. Bu genel saldırı sonunda Manisa ilçeleri, Balıkesir, Bursa gibi önemli iller Temmuz ortalarına kadar Yunan işgali altına alınacak, 20 Temmuz'dan başlayarak Trakya işgal edilecektir. Müttefik Karadeniz Orduları Başkumandanı General Milne'in geçen sonbaharda Türk ve Yunan kuvvetleri arasında sınır çizmesinden beri Yunanlılar Türk kuvvetlerinin saldırılarına cevap vermek bahanesiyle sınırlı ölçüde saldırılarda bulunuyorlar, ancak üslerine dönmek zorunda kalıyorlardı.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan / Syf 94)


Yunanlıların ileri harekete geçmesi karşısında Ege bölgesinde panik başladı. Onbinlerce insan bugünden başlayarak evini barkını bırakıp Eskişehir ve Ankara yönünde yollara dökülüyor. "Mahşeri andıran korkunç durum"


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan / Syf 94)


Gandi, İngiliz Kralı'nın Hindistan vekiline gönderdiği mektupta, barış şartlarının Müslümanları sarstığını, İmparatorluğa sadıksa da Müslüman duygularına saldıran bu tutuma karşı koymayı görev saydığını bildirdi. "Herşeyin bir dayanma sınırı vardır!" dedi. Gandi, 13 Nisan tarihli mektubunda da bu konuyu ele almıştı.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan / Syf 94)


Mustafa Kemal, Ali Fuat Paşa ile birlikte Eskişehir'den Ankara'ya döndü. Kurmay Albay Selahattin Adil Bey de İstanbul'dan kaçıp dün ulaştığı Eskişehir'den Ankara'ya geldi.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan / Syf 94)


İleri: İthalatımız ihracatımızdan 8 defa daha fazla. Hükumet istatistiklerine göre mayıs ayı içinde yurda 7.692.000 liralık mal girdi, buna karşılık ihracatımız 854.00 lirayı geçmiyor.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan / Syf 94)


Alemdar'da R. Cevat: Bizlerden nefret edebilirsiniz. Zaten kendimizi size sevdirmek de aklımızdan geçmez. Fakat bir kere olsun memleketi sevdiğinizi ispat ediniz. Memleketi istila edeceğinden korktuğumuz o matemli geleceğin siyahlığını şimdiden vatanın üzerine eğilmiş gibi görüyoruz.


The Times: Mustafa Kemal'le Adana'da bulunan Rupenian'ın mektuplaşması


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan / Syf 94)


Nutuk’tan/


Yunanlılar, 22 Haziran 1920’de Milne hattından genel taarruza geçtiler. Kuvvetleri altı tümene çıkmış bulunuyordu. Üç tümenle iki koldan, Akhisar – Soma yönünden; iki tümenle Salihli yönünden; bir tümenle de Aydın cephesinden taarruz ettiler. Düşmanın kuzey kolu, 30 Haziran 1920’de Balıkesir’e girdi ve süvarileri 2 Temmuz 1920’de Kirmastı ve Karacabey’i işgal etti. Bu düşman karşısında bulunan 61’nci ve 56’ncı Tümenlerimiz, Ulubat köprüsünü tahrip ederek Bursa’ya doğru çekildi.


Düşman takibe devam ederek Bursa’yı da işgal etti ve ileri hatlarını Dünboz – Aksu hattına kadar sürdü. Bunun karşısındaki kuvvetlerimiz fazla sarsıldı. Eskişehir’e kadar çekildi. Bu savaşlar sırasında İngilizler, 25 Haziran 1920’de Mudanya’ya ve 2 Temmuz 1920’de de Bandırma’ya birer müfreze çıkardılar.


Salihli yönünde doğuya ilerleyen iki Yunan tümeni de, 24 Haziranda Alaşehir’e girdi. Daha sonra ilerleyerek 29 Ağustosta Uşak’ı zaptetti ve Dumlupınar sırtları elimizde kalmak üzere, bu bölgeye kadar ilerledi. Bu düşman karşısında bulunan 23’üncü Tümen ve millî kuvvetlerimiz çok kayıp verdi ve zayıfladı.


Aydın’dan ilerleyen bir Yunan kolu da, Nazilli’ye kadar geldi.


Bu harekât sırasında, tümenlerimizin kuru birer kadro halinde olduklarını, harp malzemelerinin bulunmadığını ve henüz takviyelerine de imkân olmadığını bilirsiniz.


Efendiler, bizzat Eskişehir’e ve oradan da ileri bölgelere gittim. Gerek orada gerek başka bölgelerde bulunan kuvvetlerimizin düzene sokulmasını emrettim. Yeniden, düşman karşısında, düzenli komutaya bağlı cepheler kurulmasını sağladım.


İsmet İnönü anlatıyor:


Yunan ordusu haziran ayında ‘Milne hattı’ denilen cephe tutmuştu. Bu hatta bulunuyordu. 22 Haziran’da bütün cephede taaruza geçti. Yunan ordusu, güya İngiliz Generali Milne’nin adına nispetle Milne Hattı denilen bu hattın ilerisine geçmeyecekti. Yunanlılar, bizim iç isyanlarla uğraşmamızdan ve cephedeki müfrezelerimizin mühim bir kısmını İç Anadolu’ya çekmiş olmamızdan istifade ederek daha kolay netice alacakları ümidi ile bu harekata girişmişlerdir. Yunan taaruzunu memleketin henüz kurulmaya başlayan iç idaresini sarsmak için girişilmiş bir teşebbüs diye değerlendirmek mümkündür.


(Kaynak: Hatıralar / İsmet İnönü / Syf 201)

GUN GUN KUTULUS yazi.JPG