22 Kasım 1920

Tevfik Paşa Hükümeti'nin Anadolu ile bağlantı kurmak için görevlendirdiği memur, İnebolu'dan İstanbul'a döndü. Çalışmaları hakkında İzzet Paşa'ya uzun uzun bilgi verdi. İzzet Paşa, Başbakan'ın konağına giderek Tevfik Paşa ile 3 saat görüştü. izzet Paşa, "memur bağlantıyı kurdu, gereğini yapacağız" dedi.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan)


Amerikan Cumhurbaşkanı Wilson, Trabzon, Erzincan, Erzurum, Muş, Bitlis, Van'ı Ermenilere bırakan haritasını çizdi. Paris Barış Konferansı Yüksek Konseyi, Başkan Wilson'dan Ermeni mandasını kabul edip etmeyeceklerini 27 Nisan'da sormuştu. Wilson, 24 Kasım'da göndereceği cevapta, Ermenistan mandasını değil, yalnızca Ermeni sınırının çizilmesini kabul ettiklerini bildirecektir.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan)


Yeni Yunan Hükümeti'nin Batı Anadolu'daki işgal kuvvetleri kumandanlığına atadığı General Papulas, göreve başlamak üzere İzmir'e geldi, gösterilerle karşılandı.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan)


Yüksek Komiser Rumbold'dan Curzon'a: İzmir'den gelen askeri raporlar iyi değil. Yunanlılar bile, askeri disiplinin olmadığını itiraf ediyorlar. Üçüncü birliğin komutanı Kondilis, Salihli'den kömür vagonlarının altına saklanarak kaçmış. Yunanlıların tek başlarına bu işi yürütemeyecekleri görülüyor. İngiliz Gizli İstihbaratı'nın Dışişleri Bakanlığı'na gönderdiği raporda, Mustafa Kemal'in Sofya'da iken kişisel dostu ve Bulgaristan parlamentosunun eski üyesi Dimitri Atchkofl'la yapılan bir görüşme bildirildi. Buna göre Atchkoff, Mustafa Kemal'in niyetlerine dayanarak İngiltere'nin Mustafa Kemal'le doğrudan doğruya gizli görüşmelere girmesini önerdi. 24 Kasım'da Sofya'dan Sir A. Peel de Atchkofl'la görüşmesini bildirecektir. Bu rapora 24'te düşülen notta, Mustafa Kemal'le değil, Padişah Hükümeti'yle görüşme yapılabileceği belirtilecektir.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan)


Nutuk’tan


Efendiler, Batı Cephesi Komutanlığı elbette ordunun kuvvet durumu ve miktarı ile ilgili bütçesini düzenlemek istiyordu. Bu maksatla 22/23 Kasım 1920’de bütün cephe birliklerinden kuvvetlerinin mevcudu ile ilgili muntazam birer liste istedi.


Cephe birliklerinin hepsinden cevap geldi. Kuva-yı Seyyare istenilen mevcut listesini göndermedi. Bu konuda cepheden istenen açıklamaya gelen cevapta, Tevfik Bey diyordu ki; «Kuva-yı Seyyare ne bir tümen ne de düzenli bir kuvvet haline getirilemez…


Bu serserilerin başına ne bir subay ne de askerî memuru koymak mümkün olmadığı gibi, kabul ettirilmesi de mümkün değildir.


Çünkü, subay gördüler mi Azrail görmüşçesine isyan ediyorlar. Bizim birliklerimiz Pehlivan Ağa, Ahmet Onbaşı, Sarı Mehmet,


Halil Efe, Topal İsmail gibi adamlar tarafından idare edilmektedir. Bölük eminleri de yazdığını okuyamaz ve okuduğunu yazamaz adamlardandır. «Sen yapamıyorsun» diye bunların değiştirilmesi imkânı da yoktur. Kuva-yı Seyyare’nin şimdiye kadar olduğu gibi gelişigüzel idare edilmesi zarurîdir… Aslında, Kuva-yı Seyyare, disiplin ve düzene sokulmak şöyle dursun, böyle bir düşüncenin doğmakta olduğunu sezdiği anda dağılır. Rica ederim, bu yazdığım şeyleri bir şeye yormayınız…»

GUN GUN KUTULUS yazi.JPG