22 mart 1921

Yarın ileri saldırıya geçecek olan Yunan Küçük Asya Ordusu Kumandanı

Papulas'ın günlük emri: Asker! Taarruz edeceğiz. Düşman, Yunan İyonyası'na

ayak bastığınız günden beri yenip kovaladığımız düşmandır. Hızınız

karşısında kaçıyor. Bu barbar zulmün son kalıntılarını yok edip Yunan medeniyetinin

kurucuları olunuz. Asker! Böyle insanların kumandanı olduğum

için iftihar ediyorum. Sizi yeni bir zafere çağırıyorum. İngiliz

Genelkurmay Başkanı Feldmareşal Wilson 'un notları: L. George, Türklerin

Yunanlılar karşısında geniş yığınak yaptıklarını, Yunanlıların kendilerini

savunmak için saldırıya geçmelerini önleyemediklerini söyledi. Türklerin

yığınak yaptığı yok. Saldın kışkırtılmış değil. L. George da biliyor bunu.

Her şey, zevksizce bir tırmanış. Bunun sonucu, Yunanlıların kesin yenilgisi

olacak. Yani L. George'un dostlarının.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan)


Bir akşam ilk kez üzerine “ bir dakika bile geciktirilemez” ifadesi notu düşülen bir şifre getirildi. bununla da yetinilmeyerek, ayrıca telefonla bu şifrenin derhal çekilmesi için ikazda bulunuldu. Telefon ile PR Gizli Telgraf Merkezini arayan ses gizli merkeze “ Bu şifre o kadar büyük bir ehemmiyeti haizdir ki bundan bir kısmının bile Ankara’ya varmasında büyük fayda vardır. Onun için her şeyden önce bu şifreyi geçiriniz. Bir gün siz de ehemmiyetini öğrenirsiniz” dedi. Gizli merkez derhal bu telgrafı Ankara’ya çekti. Birkaç şifre daha yazdıktan sonra, sabaha doğru Ankara ile bağlantı kesildi. Yunan ordusu taarruza geçti; İkinci İnönü Savaşı o gece başlamıştı. Belli ki o telgraf, Yunan ordusunun taarruza geçeceği bilgisini Ankara’ya ulaştırmaktaydı.


PR Gizli Telgraf Merkezi, İhsan Bey’in evinde faaliyetlerini sürdürüyordu. İşgal kuvvetleri mensupları ve sansür heyeti şaşkınlıktan ne yapacaklarını bilemiyor ve bir türlü gizli telgraf merkezini bulamıyorlardı. Hatta gizli merkezi bulabilmek için İngiltere’den takviye uzman ekipler de gönderilmişti ancak sonuç alınamıyordu.


İhsan Bey, akşamları bahçeli lokantaya gidip orada geç vakte kadar kalarak vakit geçirmeyi adet edinmişti. Eğer takip ediliyorsa, kendisinin burada görülmesini istiyordu. İhsan Bey geç vakitte evine dönüyor; biraz sonra da lambayı söndürüp, ufak gece lambasını yakarak perdenin arkasından sokağı gözetliyordu. Böylece İhsan Bey’i takip eden olsa bile onun yattığını lambaların değişmesinden anlayacaktı. Gerçekte ise küçük lamba yandığı zaman makine işlemeye başlamış oluyordu. Tüm bu önlemlere rağmen İhsan Bey’in takip edildiği bilgisi geldi. Bir gün Mümtaz Bey, İhsan Bey’e bir mektup yazdı ve imza olarak da “ Hatif “ rumuzunu koydu. Mektupta İhsan Bey’in akşamları tarassut (gözlenme) edildiğini belki de gazinoda birlikte oturdukları kişiler arasında casuslar olabileceğini yazdı.


ATATÜRK’ÜN ÖZEL ŞİFRE HATTI PR GİZLİ TELGRAF MERKEZİ / HALİL ÖZCAN / 195-196


Mustafa Kemal, Karabekir'i "her türlü zararlı cereyanlara karşı" uyardı.

Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti merkezlerine yurtsever kişilerin seçilmesi gerektiğini,

Meclis'in bu derneğin kongresi olduğunu bildirdi. Mustafa Kemal

dün de derneğin merkez kurullarındaki kişilerin ad ve şöhretlerini istemişti.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan)


Ankara Hükümeti, bir kararname ile mecburi ilköğretim yasasının bütün

halinde uygulanmasını kararlaştırdı. Genel savaşta köylerdeki tarım işlerinin

aksamaması için yasanın bazı maddelerinin uygulanması ertelenmişti.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan)


Halep Konsolosu Morgan'ın Curzon'a çektiği telgrafa göre, Anadolu'daki

Yunan askeri bölgesinde durum sakin. Türk halkı, kadere boyun eğmiş

görünüyor. Yunanlılar Mustafa Kemal'i yeneceklerine inanıyorlar. Çerkez

Ethem, Demirci Efe gibi çetelere son verildikten sonra Antalya bölgesinde

gönüllü toplanıyor. Kadınlar bile gönüllü asker olmak istiyorlar. Belçika Orta Elçisi De Welle'in raporu: Konstantin, Londra görüşmelerinin kendi hesabına olumsuz sonuçlar doğurduğunu görerek yeniden cengaver gösterilere girişecek. Yunanlılar savaştan hoşlanmıyor.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan)


Hakimiyeti Milliye: Hint ihtilalcileri İrlandalılarla beraber. -İtalyanlara hatırlatmak isteriz ki pazarlık politikası değil, prensip politikası yapıyoruz


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan)


Gaye-i Milliye: Yunanlıların geçtikleri yerlerde dikili taş kalmıyor.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü 3 / Zeki Sarıhan)


22 Mart 1921!de insan ve malzeme yönünden büyük çapta bir üçüncü taarruz dalgası oluşturuluyor. Bu defa hedef Ankara’dır. Ben taarruzun bütün safhalarını, hadisenin içinde yaşadım. Bunu tasvir için, akşamlarını saptamak için, gezi anılarımı okumak yetecektir. O zaman gördüğüm olaylar, İzmir’de, Trakya’da, İzmit’de, Yalova’da Yunan dalgasının geçtiği her bölgede olup bitenlerdir. Aralık 1921’e kadar, tüm Sakarya boyunca bunların korkunç izlerini gördüm.


ÇANKAYA AKŞAMLARI II / BERTHE G. GAULİS / 8

GUN GUN KUTULUS yazi.JPG