22 Mayıs 1921

Gerilla başkanlarından yılan Yunanlılar, dün yaktıkları Gördes'i boşalttılar. Akıncılar, dumanlan tüten kül yığını halindeki kasabaya, kadınların ve ihtiyarların ağlama ve inlemeleri arasında girdiler. 120 kişiye varan akıncılar, intikam için harekete geçtiler. Yunanlılara yapılacak baskında 37 ölü ve 50 yaralı verdirilecek, sandıklarla bomba, cephane, katırlar ve Yunanlıların Gördes'te yağmaladıkları cephane ele geçirilecektir.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Mustafa Kemal, Karabekir'den, Anadolu'ya geçmesinden şüphenilen Enver Paşa'ya karşı sıkı tedbirler alınmasını istedi.


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


Anadolu gazilerine İstanbulluların şükran borcu olarak para toplanmasına devam ediliyor. Müslümanlar, bağışlarını Kızılay'a veya gazete idarehanelerine veriyorlar. İkdam'da yayımlanan listeden: Hamal Zekeriya Ağa: 100, Gümülceneli Gülsüm Hanım: 200, Sertabib İsmail Hakkı Bey: 500, haremi: 500, İaşe Zabiti Sulhi Bey: 300, Hoca Emin Efendi: 100, Nazım Bey: 100, İzzet Ağa: 100, Hacı Ali Dayı: 50 kuruş


(Kaynak: Kurtuluş Savaşı Günlüğü / Zeki Sarıhan)


TÜRK MİLLİYETÇİLERİ FRANSA’YA CEPHE ALIYOR ANKARA’NIN SİYASETİNE MOSKOVA HAKİM OLMAYA BAŞLADI


Türk milliyetçilerinin Fransızlarla yapılacak mütareke konusunda ileri sürülen şartları kabul etmedikleri ve Kilikya’daki Fransız kuvvetlerine karşı bir gövde gösterisine giriştikleri yolundaki haberler Paris’te endişe yaratmıştır.


Paris yetkili çevreleri, bu gövde gösterisini, Ankara Hükümeti’nin ‘ Frankofil ‘ kanadının- Mustafa Kemal Öteden beri Fransız demokrasisinin şımartılmış çocuğudur- ’Aşırı’ kanat tarafından yenilgiye uğratılmış olmasına bağlamaktadır. Moskova’nın Fransa’ya karşı beslemekte olduğu düşmanca duyguların bu kararın alınmasındaki önemli etkenlerden biri olduğu sanılmaktadır.


AMERİKAN BASININDA TÜRK KURTULUŞ SAVAŞI / OSMAN ULAGAY / 133


Batı Cephesi Kumandanı İsmet Paşa Hazretleri’ne


Düşmanın Mayıs 29 ile 31’i arasında genel taarruza geçeceği hakkında alınan haberler teyit eder ve şu bir iki gün zarfında bir taarruza geçilirse zatı devletlerinizin cepheden ayrılmış bulunmalarını tehlikeli görüyorum. Ankara’ya seyahat, devletlerinin muhakemesine göre ayın 31’i geçtiği günlerde yapılmasını rica ederim. Batı Cephesi’nin Paşa ihtiyacının temini için takibat yapılıyor. 70.000 lira kadar bir para tedarik edilmiş olduğunu Maliye Vekili bugün ifade ediyordu. Bu paranın ve daha tedarik edilebilecek ne varsa tamamının emrü devletlerine gönderilmesine çalışıyorlar. Teşrifi devletlerinde bu hususları de birlikte takip eder ve neticelendiririz. Efendim.

B.M.M. Reisi

M. Kemal


ATATÜRK’ÜN BÜTÜN ESERLERİ CİLT 11 / 187


Nurettin Gülmez Anadolu’da Yeni Gün kitabında gazetenin ‘Halkçılık ve köycülük’ konusuna bakışı anlatıyor:


Yeni kabine kurulunca Mahmut Esat bey yine devrededir ve ‘Türk’ün hakkını haykıran kutlu ihtilalimizin, ancak iç yenilenmeyle, halka doğru giden bir hareket ve siyasete dayanarak güçlendirilmesini’ istemekte halkçılık ve milli savunma teşkilatının hemen kurulmasını Babı Ali zihniyeti ile işlerin yürütülemeyeceğini belirtmektedir.


Cemal Hüsnü Bey, halkçılık için daha ilgi çekici bir belirlemede bulunmakta ve köylünün iş başına getirilmesi sonucunda elde edilecek başarının olağanüstü olacağını iddia etmektedir. Ona göre, bizim köylümüzde bitmez bir hayat kuvveti vardır. Bu milletin, bu kadar büyük fedakarlığına rağmen yine kötü bir durum içinde bulunmasını, kendisini tam temsil edebildiği bir idareye sahip olamamasına bağlamaktadır. ‘Yalnız askeriyede halk gerçek anlamda temsil edilebilmekte, kahramanlar da halkın temsil edildiği bu yerde, memleket çocukları ile sürekli temas halinde olmalarından dolayı, askeriyeden çıkmaktadır. Mustafa Kemal de, bu halkın gerçek temsilcisi olarak çıktığı için, bütün ülke kendisini izlemektedir. Mustafa Kemal de, bu kuvvete dayandığı için bu başarıları yaratmaktadır. Öyleyse bütün teşkilat, halka dayandırılmalıdır.


Osmanlı döneminde köylünün çalışmasından elde edilen gelir, Arabistan ve Balkanlar’a harcanmıştır. Her şeye rağmen Milli Mücadele’nin dayandığı güç de, halk ve köylüdür. Durum bu olunca üretim masrafını azaltacak, ürünlerin kıymetini arttıracak önlemler alınmalı, makineleşme sağlanmalı, tarım aletlerinden gerekirse gümrük alınmamalıdır. Avrupa’nın ekonomik bir krizde olduğu dikkate alınırsa, köylünün teşviki ülkeye çok şey kazandırabilirdi.


(Kaynak: Anadolu’da Yeni Gün / Nurettin Gülmez / Syf 278)


GUN GUN KUTULUS yazi.JPG